Kupanın adı belli. Kupayı alan takımın unvanı da...
Voleybol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Voleybol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Mart 25, 2012
Perşembe, Mayıs 26, 2011
Duygu Bal
Geçtiğimiz sezon İtalya Serie A1 takımlarından Riso Scotti Pavia takımında forma giyen orta oyuncu Duygu Bal, Fenerbahçe'ye transfer oldu.Öncelikle hem Fenerbahçe hem de Duygu için hayırlı olsun diyelim. TVF'nin 2+1 yabancı sınırlaması nedeniyle yerli oyuncuların ehemmiyetinin bir kat daha arttığı bir ortamda, İtalya'da tecrübelenen Duygu Bal'ı transfer etmek yerinde bir hamle. Zaten bu bölgeye de takviye gerekiyordu.
Duygu Bal, sosyal medyada aktif olan yerli oyunculardan. Bilhassa Twitter'da. Adı Fenerbahçe'yle anılmadan önce Twitter'dan da takip etmeye başladığım bir isimdi. Fenerbahçe'ye yakıştırdığım da bir isimdi ayrıca. Melek dövmesiyle bir Sarı Melek olmaya adaydı zaten diye bir espri yapmak da mümkündü. 17 Mayıs tarihinde Twitter'da "#duygubalfenerbahceye" etiketiyle oyuncunun Fenerbahçe'ye gelmesini temenni ederken, aynı zamanda bir kampanyada başlatmıştım. Sağ olsun Burak ağabey de desteğini esirgemedi. Daha sonra diğer Fenerbahçeli arkadaşlar da aynı etiketi kullanarak bu transfer için Duygu Bal'ın deyimiyle "totem" yaptılar. Geçtiğimiz hafta Trt Spor'da Telesmaç programının canlı yayın konuğuydu Duygu Bal. Orada kendisine "Fenerbahçe taraftarı seni sosyal medyadan Fenerbahçe'ye davet eden bir kampanya başlattılar, buna ne diyorsun?" dendiğinde, bunun çok hoş bir olay olduğunu söylemişti. Ve gözlerinde "artık bitsin şu transfer, Fenerbahçe'ye gideyim" bakışı vardı bana kalırsa.
En sonunda dün akşam Duygu Bal, Twitter'da Fenerbahçe'yle anlaştığını açıkladı. Keza voleybol sitelerinde de bu transfer yazıldı. Akabinde gerek sosyal medyadan gerekse de telefonuma gelen mesajlardan bir şekilde bu transferin gerçekleşmesinde "totem" veya "kampanya" her ne diyorsanız, katkımın olduğuna dair şeyler yazdı arkadaşlar. Abartmamak lazım. Benimkisi sadece gönlümden geçen bir isteği cümlelere dökmek oldu. Gerçekleşmesi ise şans işte. Tabii şöyle de bir güzellik var, bugün doğum günüm. Bu vesileyle benim için güzel bir doğum günü hediyesi de oldu bu transfer.
Tekrardan hem Fenerbahçe hem de Duygu Bal için hayırlı olsun. Takımdaki yeni Sarı Melek Duygu Bal'a hoş geldin diyelim.
Not: Bu arada yeri gelmişken, 2+1 yabancı sınırlamasındaki +1 kısmını anlamadığımı da belirteyim. Ya 2 ya da 3 diye net bir sayı belirtilmeliydi. Yabancı oyuncu sınırlandırmalarındaki bu "+"ları anlamakta güçlük çekiyorum.
Cumartesi, Mayıs 14, 2011
Güle Güle Nati!
2009'yılından bu yana Fenerbahçe'de forma giyen başarılı oyuncu Natasa Osmokrovic'in kulüple olan sözleşmesi bitti ve Azerbaycan'ın Rabita Bakü takımıyla bir yıllık sözleşme imzaladı.Geldiği ilk günden beri gerek saha içindeki mücadelesiyle, tecrübesiyle, kaptanlığıyla, takıma olağanüstü katkısıyla; gerekse de saha dışındaki hali ve tavırlarıyla Fenerbahçe'ye çok yakışan bir oyuncuydu. Çubuklu için elinden geleni sonuna kadar yaptı. Bu taraftar onu asla ama asla unutmayacak.
Bazı oyuncular vardır, onlar giderken arkalarından ağlamaklı olursun. Natasha Osmokrovic öyle büyük bi oyuncuydu. Benim açımdan, Dee'nin Galatasaray'a gitmesinden daha çok koyan bir gelişmedir ne yazık ki.
Güle güle Nati! Yolun açık olsun kaptan!
Pazar, Nisan 24, 2011
Pazar Mesaisi
* 2 sezondur küçümsenen, gerek camiada gerekse de kamuoyunda şampiyonluk beklentisinin en az olduğu takımlardan biri olan Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı, final serisindeki 3. maçı da kazanarak lig şampiyonu oldu.* Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, önemli eksiklerine rağmen Efes Pilsen'i uzatmaya giden maçta 72-70 yendi.
* Ve pazar mesaisinin son perdesinde, futbol takımı emaneti geri aldı. İzmir'de Bucaspor deplasmanında ilk yarıda çok kötü bir performans ortaya koyduktan sonra, ikinci yarı da bir gol daha yiyerek 3-1 geriye düşmesine rağmen, Fenerbahçe Bucaspor'u 5-3 yenip liderlik koltuğuna tekrar oturdu.
Fenerbahçe Spor Kulübü taraftarı olarak bu pazar bir şampiyon daha yaşarken, galibiyet gelen diğer iki branşta da şampiyonluğun en önemli adayı olduğumuzu göstermiş olduk.
Perşembe, Nisan 07, 2011
Fenerbahçe Gündemi #3
* Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, yarı finalde Botaş'ı eleyip finalde Galatasaray'la eşleşti. Final serisinin ilk maçı 10 Nisan pazar günü Abdi İpekçi'de. Galatasaray'ın saha avantajı var. İlk iki maç Abdi İpekçi'de oynanacak. Daha sonra 3. ve 4. maçlar Caferağa'da. Seride eşitlik olursa, 5. maç Abid İpekçi'de oynanacak. Harici ve dahili düşmanların sene boyunca vurduğu kadın basket takımının işi zor. Umut yok mu? Var elbette. Lakin bu kez Galatasaray'ın daha favori olduğu gerçeğini görmek lazım. Fenerbahçe bunca sallantıya rağmen finali kazanırsa, mükemmel olur elbet. "Saldır Fener!" diyeceğiz tabii her türlü. Orası ayrı.* Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı, Erkekler 1. Ligi Play Off ikinci maçında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni 3-1 yenip seride durumu 2-0’a getirdi ve yarı finale yükseldi.
* Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı, Kadınlar Voleybol 1. Ligi’nde dün Dicle Üniversitesi'yle Burhan Felek Spor Salonu’nda karşı karşıya geldi. Fenerbahçe 25-17, 25-7 ve 25-20’lik setlerle mücadeleden 3-0 galip ayrıldı. Ligin lideri Fenerbahçe.
* Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Basketbol Ligi'nin 25. haftasında, Sinan Erdem Spor Salonu'nda Pınar Karşıyaka'yı konuk edecek. Maç 9 Nisan Cumartesi günü saat 15:00'te başlayacak. Fenerbahçe ligde 45 puanla lider durumda.
* İtalya’nın Torbole kentinde 23-29 Mart tarihlerinde yapılan Europa Cup Laser yarışlarında, milli formayla mücadele eden Fenerbahçeli yelkenci Mete Sayın, 4.7 sınıfında birinci oldu.
*Akademi U17 Ligi 2010-2011 sezonu finalleri 6 Nisan Çarşamba günü Antalya’da başlayacak. U17 Ligi Marmara Grubu’nu 18 maçta 15 galibiyet, 2 yenilgi ve 1 beraberlik alarak 46 puanla lider tamamlayan Fenerbahçe U17 Takımı, finallerde B Grubu’nda mücadele ediyor.
Pazartesi, Mart 21, 2011
"Hata Yaptım" Diyebilmek Erdemdir

Geçtiğimiz haftasonu İstanbul'da Fenerbahçe'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Voleybol Kadınlar Avrupa Şampiyonlar Ligi Dörtlü Final'inde Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom takımı, önce Fenerbahçe'yi yarı finalde, daha sonra da finalde Rabita Bakü'yü yenerek, kupayı kazandı.
Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom bilhassa yarı final maçındaki performansıyla Dörtlü Final'e daha iyi motive olduğunu gösterdi. Maç içerisinde de çok önemli anlarda sergiledikleri mücadeleyle finale çıktılar. Voleybol açısından bakarsak, Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom'un finale çıkmayı hak etmediğini söylemek doğru olmaz. Tabii bunda Fenerbahçe cephesinin dirençsizliği, maç içerisinde yaptığı hatalar da etkin oldu ama nihayetinde o maçta daha iyi olan taraf önce finale çıktı. Sonra da kupayı aldı. Tekrar etmek gerekirse, akl-ı selim sahibi hiçbir Fenerbahçeli'nin o maç sonrası "Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom bugün hiç hak etmeden kazandı", diyeceğini sanmıyorum.
Gelelim esas mevzuya. Maç sonrası Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom takımı oyuncularından Gözde Sonsırma ve Özge Kırdar Çemberci'nin sıcağı sıcağına yaptığı açıklamalar ve yine maç içerisinde aldıkları sayılar sonrası Fenerbahçe oyuncularına, teknik heyetine yaptıkları hareketler tartışma konusu oldu.
Sporcuların maç biter bitmez yaptıkları açıklamalar çok tehlikelidir. Maçın stresi ve yorgunluğuyla çok makul cümleler kurulmaz. Futbolcular bilhassa saçma sapan şeyler söylerler. Veya her daim bilindik o lafları (önümüzdeki maçlara bakacağız gibi). İşte bu sebeple, oyuncular maç sonu açıklama yaparken eskilerin tabiriyle "akım derken bokum deme" hatasına düşerler. Ve genellikle kazanılan maç, zafer vs. yerine başkalarına laf atılır, ucuz edebiyat yapılır. Bu da galibiyeti, kimi zaman da o görkemli zaferi gölgeler. Gözde ve Özge'nin maç sonrası demeçleri de tam anlamıyla böyle olmuş.
Önce o açıklamaları izleyin.
Sonra da bu açıklamalara haklı olarak verilen tepkiler sonrası, Gözde Sonsırma'nın Twitter'dan yaptığı yeni açıklamalara bakalım.
"Basın polemik yaratmaya çalışıyor!! Benim söylemediğim şeyleri ya da bana sorulan soruları sanki ben söylemişim gibi lanse ediyorlar!!"
"5 yabancıları vardı, onlar favoriydi ama biz takım ruhuyla kazandık dedim! Bunun neresi Fener'e taş!? Hürriyet gazetesi 'Gözde'den Fener'e taş' demiş"
"Sağ olsun kışkırtmak için yapmışlar ama olsun sıkıldım artık bu durumdan!! Şampiyonluğun sevincini doyasıya yaşadık, yaşayacağız da!!!
Şimdi açıklamaların olduğu videoyu izleyenlerin görmüş ve de duymuştur ki; Gözde Sonsırma sonradan söylediği gibi konuşmamıştır. Gayet kışkırtma diye tabir edilecek cümleler kurmuştur. Tam olarak şunları demiştir. (tabii jest ve mimikleri yazıya aktarmak zor ama nihayetinde yukarıda bir video var tekrar bakmak için)
"Fenerbahçe bugün 12 yabancıyla da oynasak biz yenecektik. Çünkü bu iş (yüreğini göstererek) burayla oluyor."
Şimdi Gözde Sonsırma demiş ki "Fener'e taş atmadım." Öncelikle, "Fenerbahçe bugün 12 yabancıyla da oynasa yenecektik" diyen bir sporcu acaba hangi takımdan bahsediyordu? Bunu sormak lazım. İkincisi; vermek istediği mesaj özünde "biz yüreğimizle oynadık, bu işler parayla olmuyor" anlamında. Evet, Gözde bu konu da haklı. Daha yürekten oynadılar ama siz bunubu şekilde söylerseniz, saçmalamış olursunuz. Sonradan verilecek tepkilere şaşırmamanız lazım. Farkındaysanız, kimsenin Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom'un galibiyetine tek kelime laf etmişliği yok iken, kendi başarılarını antipatik kılan yine Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom'un oyuncuları olmuştur. Ve yine bu iş parayla pulla olmuyor imasında bulunan Gözde Sonsırma'ya şunu hatırlatmalı. Oynadığınız takım mahalle mi, semt takımı mı? 3 müessese bir takımda birleşmiş. Paranın bol kullanıldığı bir takımdasınız. Herhalde size maaş olarak da para veriyorlar. Para yerine telefon falan veriliyorsa söyleyiniz tabii. Üstelik bu maaşların Fenerbahçe'den öyle hiç aşağı kalır yanı da yok. Hani Gözde biraz daha konuşsa, "zaten antremanlara akbille geliyoruz" diyecek zannediyor insan. İnsanlar başarılarından sonra böyle "fakirlik edebiyatı" yapmamalı. Zaferi gölgeler bunlar. Ve ek olarak bu kez Özge'nin videodaki açıklamaları; "Onların evinde final biz oynuyoruz" sözleri ve o gördüğünüz jest ve mimiklerle tabii.
Bu da aynı. İlave cümlelerle uzun uzun eleştirmeye gerek yok sanırım. Tekrar meselemize dönecek olursak.
Zaten sahada çok iyi mücadele ederek yenmişsin Fenerbahçe'yi. Laf atmasan, sadece mutlu olduğunu belirtsen bile bir şekilde mesajını vermiş olacaksın (biz hak ettik diye), lakin sen konuşarak hataya düşüyorsun. Daha sonra da kendimi savunayım derken, hata üstüne hata yapıyorsun. Basına suç atmak da kolay. Çarpıtıyorlar diyerek...
Neyse ki, video görüntü var. Neyse ki, insanlar maçı izledi. Alınan sayılardan sonra Fenerbahçeli oyunculara, teknik heyete tıpkı cuma gecesi derbide Kazım'ın Aykut Kocaman'a yaptığına benzer hareketler yaptığınızı gördü.
İnsan hataya düşebilir. Herkes hata yapabilir. Melek değiliz nihayetinde. Ama hatayı hatayla savunmak yerine, hatalıydım diyebilmek de bir erdemdir. Bunu her sporcudan beklemek sıradan bir sporseverin hakkıdır. Hele ki bir kadın sporcudan görmek, görebilmeyi daha çok bekler insanlar.
Bilmem, yeterince açık anlatabildim mi?
Perşembe, Mart 17, 2011
Şampiyonluk İçin Saldır Fenerbahçe!
Kulübümüzün ev sahipliğinde 19-20 Mart tarihlerinde İstanbul Burhan Felek Voleybol Salonu’nda düzenlenecek CEV Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finali organizasyonu'na artık çok kısa bir süre kaldı.Fenerbahçemiz yarı final maçında bu cumartesi saat 18.00'de Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom'la karşılaşacak. Sarı Melekler'e inancımız ve güvenimiz tam. Önce yarı finalde Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom'u sonra da finalde karşısına çıkacak rakibi devirip Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olacaklar... Olacağız!..
Şampiyonluk İçin Saldır Fenerbahçe!
grupck.com
Çarşamba, Ocak 26, 2011
Fenerbahçe Gündemi #2
* Euroleague'de son 16'ya kalan Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, ilk maçında geçen senenin finalisti Olympiakos'u deplasmanda devirdikten sonra, gruptaki ikinci maçını yarın Valencia ile oynayacak. Biletler tükenmiş durumda. Umarım seyircinin de desteğiyle güzel bir sonuç alıp, 2'de 2 yaparak yolumuza devam ederiz. Bu arada Türkiye Ligi'nde de basket takımımız lider durumda.* FIBA Kadınlar Euroleague B Grubu’nu zirvede tamamlayan Fenerbahçe (namağlup, ve Euroleague lideri olarak tabii), bir üst turda Galatasaray'la eşleşti. Blogun takipçileri hatırlar; Penny Taylor'ın takımdan ayrılmasıyla buraya "bir müddet bu takımı takip etmemeye karar verdim" yazmıştım ama böyle bir eşleşmeyi gördükten sonra, insan bu kararından vazcaymalı. Kaç kere Euroleague'de Galatasaray'la eşleşirsiniz ki? Basket takımımız Türkiye Ligi'nde de lider konumda ve bugün Caferağa'da oynanan 14. hafta maçında Samsun Basket'i 85-67 mağlup etti.
* Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı, Erkekler Türkiye Kupası 2. Etap 2. Tur ilk maçında, Burhan Felek Spor Salonu’nda oynanan maçta Sivas 4 Eylül Belediye’yi 3-0 yendi. Ligde ise takımımız 4. sırada.
* Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı, Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finali'ne ev sahipliği yapacak. Belki hala duymayan olmuştur diye bu bilgiyi verelim evvela. Sonra da bugün Burhan Felek Spor Salonu’nda oynanan 5. hafta erteleme maçında Nilüfer Belediyesi'ni 3-0 yendiğimizi yazalım. Takım ligde şu an 2. sırada.
* T.F.F Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan olaylı Akademi Ligi maçında, Galatasaray'ı 3-0 hükmen mağlup saydı.
* Gebze’de düzenlenen Türkiye Kadınlar Boks Şampiyonası’nın 5. gününde ringe çıkan Fenerbahçeli 8 boksörden, 6’sı finale yükseldi.
* Kadın Basket Takımı oyuncularından Anna Vajda ile karşılıklı sözleşme feshedildiği haberi kulüp resmi sitesinden duyuruldu. Eski oyuncularımızdan Tammy Sutton-Brown'la da yeniden anlaşıldı.
* Ve son olarak Penny Taylor'ın doping kontrolünden temiz çıktığını, test sonucunun "negatif" olduğunu duyuralım.
Pazar, Ocak 16, 2011
Geçmiş Olsun Kaptan!

Dün Eczacıbaşı'yla oynanan maçta kaptanımız Çiğdem Can Rasna'nın ön çapraz ve yan bağları yırtılmış.
Geçmiş olsun büyük kaptan! İnşallah bir an evvel sağlıklı bir şekilde salonlara dönersin.
Ve tabii gönül isterdi ki; Kaptan'ın sakatlandığı pozisyon sonrası Eczacıbaşı'dan Neslihan Darnel'in masaya koşarak "fileye temas var" diye itiraz etmek yerine, Çiğdem'in yanına gelip onunla ilgilenmesini, ondan özür dilemesini görseydik. Kasıt var ya da yok meselesi değil bu. Halı sahada maç yaparken falan istem dışı birisini yere düşürdüğünüzde, bir şekilde o kişiyi yerden kaldırırsınız, özür dilersiniz... Bu sporu da insanlar yapıyor. İnsanca hareket etmek lazım. Bu karakterde olmak lazım.
Neslihan Darnel çok yetenekli bir voleybolcu olabilir ama "bu işler sadece yetenekle olmuyor" düsturuna da çok iyi bir örnek oldu dün o sakatlık anında yaptıklarıyla...
Perşembe, Aralık 30, 2010
Fenerbahçe Gündemi

* İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenen Euroleague Uluslararası Gençler Turnuvası’nda Montepaschi Siena’yı 65-63 yenen Fenerbahçe Genç Erkek Basketbol Takımı Final Four’a yükseldi. Cengaverleri kutluyor ve helal olsun diyoruz!
* Dün akşam Fenerbahçe Erkek Basket Takımı deplasmanda Galatasaray'a 67-56 yenildi. Maçı izleyemediğim için yorum yapamayacağım ne yazık ki. Ancak Ukic'e alternatif şart yorumlarının dün akşamla birlikte artık iyice dillendirildiğini not olarak düşmek gerek.
* 'Fenerbahçe Gündemi' köşesini arka arkaya aldığımız yenilgilerle başlatmak istemezdim ama öyle denk geldi. Voleybol Kadınlar Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe, Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom’a 3-2 kaybetti. (2-0 öne geçtiğimizi hatırlatalım). Bu sezon ikinci mağlubiyet oldu. Rusya deplasmanında gelen mağlubiyet sonrası ayakların yere basması adına hayırlı oldu belki de demiştik ama bugünkü kayıp hem moral bozucu, hem de ilerisi için tedirgin edici. Gamova'nın gitmesiyle birlikte oluşturulan yeni kadronun toplam kalitesi elbette daha fazla ama geçen seneki bir eksik hala giderilmemiş gibi. Veya oyuncular bu hususta tam anlamıyla performanslarını gösteremiyorlar. O eksik de şu: geçen yıl zor anlarda takımı ayakta tutan Nati'ydi. Bu sene de böyle anlarda yine sadece Nati var. Sergen Yalçın'ın o meşhur söylemiyle "sıkıntı var" yani. Umarım bu konuda teknik ekip gerekenleri yapar.
* Gökhan Ünal, İ.B.B'ye kiralık olarak gönderildi. Semih'in forma şansı bulamadığı bir ortamda alınması yanlıştı zaten. Orada çok iyi bir dönem geçirebilir belki ama şu saatten sonra Gökhan Ünal'dan Fenerbahçe'nin verim alabileceğini sanmıyorum. Umarım bundan sonraki futbol hayatına Fenerbahçe'de devam etmez. Temelli gider.
* Uğur Dündar, Aziz Yıldırım'la röportaj yapmış. Vakti olan okusun. Röportajda ilgimi en çok çeken kısım ise şu cümle bu arada, "Aykut konusunda kararım belli. 1.5 sene sonra seçim var. O seçime kadar Aykut’a dokunmam" demiş Aziz Yıldırım. Ancak bu sözlerinden önce de, "yapamazsam, zaten kendim giderim diyor" lafı da var. Sezon sonunda şampiyonluk gelmezse, ki bu şu anki duruma göre yüksek bir olasılık, Aziz Yıldırım kapıyı direkt göstermez ama dolaylı yoldan gösterir. Aykut Kocaman da durmaz herhalde.
* Bundan kelli fırsat buldukça Fenerbahçe'ye dair meseleler üzerine kısa kısa değineyim diyorum. Umarım bu bölüm geçici bir heves olma (bu da kendime yaptığım ulu orta bir uyarıydı)
Salı, Aralık 28, 2010
Armanın Gururu
Pazartesi, Aralık 27, 2010
Çarşamba, Aralık 22, 2010
Bir Kez Daha Teşekkürler

Siz böyle zaferden zafere koştukça, biz daha çok teşekkür yazısı gireriz. Mücadelenize, azminize hayran bu taraftar. Mevzu sadece başarı değil aslında.
Bu takımda ve elbette ki bu başarıda emeği olan herkese sonsuz teşekkürler.
***
Fenerbahçe Dünya Şampiyonu!
SALON: Al Garafa
HAKEMLER: Dejan Jovanoviç (Sırbistan), Susana Rodriguez (İspanya)
FENERBAHÇE : Skowrońska, Luibov, Fofao,Fürst,Osmokrovic, Eda
SOLLYS OSASCO: Carolina, silva Adenizia, Menezes Thaisa, Carvalho Jaqueline, Gonzaga Welissa, Pererira Natalia
SETLER:25-23, 25-22, 25-17
SALON: Al Garafa
HAKEMLER: Dejan Jovanoviç (Sırbistan), Susana Rodriguez (İspanya)
FENERBAHÇE : Skowrońska, Luibov, Fofao,Fürst,Osmokrovic, Eda
SOLLYS OSASCO: Carolina, silva Adenizia, Menezes Thaisa, Carvalho Jaqueline, Gonzaga Welissa, Pererira Natalia
SETLER:25-23, 25-22, 25-17
foto: Fenerbahçe.org
Salı, Aralık 14, 2010
Jan De Brandt

Dün akşam Dinama Moskova'yla oynadığımız maçta geçen sene Fenerbahçe kadın voleybol takımının çalıştırıcısı olan Jan De Brandt da tribündeydi. Takımın Şampiyonlar Ligi'nde final oynamasında payı büyüktü kuşkusuz. Çok sevdik kendisini. Güzel insandı zaten. Takımda bir şekilde görev değişikliğine gidildi ve Ze Roberto getirildi malum. O mevzulara hiç girmeden, Jan De Brandt'ı tekrar İstanbul'da, Fenerbahçe'nin maçını izlerken görmek güzeldi. Eminim takımın dün akşamki harika performansından etkilenmiştir. Buradan güzel anılarla ayrıldığı da kesin.
Gece gece nette dolanırken, Ekşi Sözlük'te bir fotoğraf gördüm. "metality" rumuzlu yazar paylaşmış (29.04.2009'da), çok hoşuma gitti. Burada Jan De Brandt'a dair iki satır karalarken, o fotoyu da paylaşayım istedim.
Jan De Brandt, güzel adamsın vesselam...

Cumartesi, Kasım 20, 2010
Kupaları Biriktirmeye Devam

Geçen sezonun kupa koleksiyoncusu Fenerbahçe kadın voleybol takımı kaldığı yerden devam ediyor. Sezona Süper Kupa ile başlamak çok güzel tabii ki. Maçın yorumcusu Alev Anakök'tü sanırım. Her ne kadar oynanan oyuna çok dandik muamelesi yapar gibi konuşsa da, o kadar da kötü bir maç olmadı. Sezonun başlangıcı olması ve oyuncuların bir kısmının Japonya'dan yeni döndükleri gerçeğini unutmamak lazım.
Hem güzel hem de özel bir oyuncu olan Kasia Skowronska'nın milli takımıyla Japonya'ya gitmemiş olması Fenerbahçe adına artı bir durum olmuş. Bunu görmüş olduk. Ayrıca Kasia'nın salonda özel seyircileri her geçen gün artacaktır. Nati'nin sahadaki varlığı rahatlatıcı, Sokolova'yı izlemek de büyük keyif.
Bu sezon bu takımın tüm kupalarını aldığını görürüz inşallah!
Çarşamba, Haziran 02, 2010
Türkiye'de Çok Sevilen Bir Oyuncu
M.Ali Aydınlar'ın imza töreninde tebessüm ettiren yorumu: "Türkiye’de çok sevilen bir oyuncu olan Katarzyna Ewa Skowronska için karşınızdayız."Neden çok seviliyor acaba? Sadece kaliteli bir oyuncu olduğundan mı? Transfer haberinden sonra Fenerbahçeli olmayan çoğu arkadaşımın bu sene Fenerbahçe'nin voleybol maçları için salonda yerimizi alacağız demesi yeterince açıklayıcıdır herhalde.
Dünya yıldızı Christiane Fürst'ün ardından bir başka yıldız Kasia Skowronska'nın da teşrif etmesi. Şu anki ruh halimi tarif edeyim: bir yandan heyecandan kendini kaybetmeye müsait taraftar modundayım, bir yandan da "yahu çok pis gaza geldik, terso olmayalım" tedirginliğindeyim.
Cumartesi, Nisan 17, 2010
Şampiyon Fener
Ziraat Bankası'yla yaptığımız final serisinin yalnızca ikinci maçını seyredebildim. Onun için pek yazıp çizemedim final maçlarına dair bir şeyler. Bi de zaten erkek voleybolu genelde karşı cinsin maçları kadar heyecanlı olmuyor, ne yalan söyleyeyim şimdi. Erkeklerde "dannn"diye vuruyorlar topa ve savunmadan pek dönmüyor toplar. Dolayısıyla heyecan dolu ralliler izleme olasılığınız düşük oluyor. İstisna maçlar hariç elbette. Neyse, şampiyon olunan bir serinin ardından erkek voleyboluna dair bakış açımı uzun uzun yazarak milleti sıkmak ve de Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımının şampiyonluğunu yazıda arka plana atmak istemem.
İstanbul'daki ilk maçı ve Ankara'da oynanan iki maçı da kazanarak final serisinde Fenerbahçe skoru 3-0 yaptı ve şampiyon oldu.
İlk günden beri bu takımı salondan ve imkanı doğrultusunda televizyondan seyreden taraftarlara öncelikle teşekkür etmek gerek. Ve sonrada takımdaki oyunculardan tutun da, bu takımın herhangi bir pozisyonundan görev alan her kişiyi sonsuz teşekkür.
Uzun lafın kısası; Şampiyon Fener!
***
Salon: TVF Başkent Spor Salonu
Ziraat Bankası: Resul, Selçuk, Platenik, Zafer, Celitans, Granvorka, Özer (L), Ender, Ali Yılmaz.
Fenerbahçe: Divis, Emre, Arslan, Coskovic, Özkan, Gardner, Serkan (L), Cem.
Setler: 20-25, 13-25, 26-24, 19-25
Süre: 101 dakika (25-21-29-26)
Perşembe, Nisan 15, 2010
Türkiye Kupası Şampiyonu

Çekişmeli bir maç oldu. Fenerbahçe bu kadar uzatmadan da kazanabilirdi ama sonuçta kupa geldi ya, o kadarını kurcalamaya gerek yok. Salondaki ambiyans müthişti. Takım kendi salonunda oynamaya başladığında daha güzel olacaktır.
Altın sette altın performans ortaya koydu Sarı Melekler. Neslihan'ın da yaptığı çirkefliklere karşı güzel bir oyunla cevap verilmiş oldu. Daha düne kadar Neslihan'ı alsak iyi transfer olur düşüncesindeydim, ancak son 2 maçla birlikte fikrim değişti. Kalsın şu an bulunduğu yerde. Gerek yok.
Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom... Hey yavrum hey! Takımın ismine bak. Twitter'daki 140 karakter sınırı benzer bir sınırlama -bence- takım isimlerine de getirilmeli. Acilen hem de!
Teşekkürler Armanın Gururu "Sarı Melekler"...


Pazar, Nisan 11, 2010
İlk Mağlubiyet
Fenerbahçe ile Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom (takımın ismine gel!) arasındaki Bayanlar Türkiye Kupası finali ilk maçı yapıldı. 2-0 öne geçtiği karşılaşmayı kaybeden Fenerbahçe böylece Türkiye'de ilk kez yenilmiş oldu.2-0'dan maç vermek kötü. Akıllar hala Avrupa finalinde miydi acaba? sorusunu düşündüren bir maç oldu demek de mümkündür.
Neyse, çarşamba günü 18.30'da ikinci maç var. Gerçek gücünü tam anlamıyla ortaya koyabilirse Fenerbahçe rahat kazanacaktır.
VAKIFBANK GüNEŞ SİGORTA TüRK TELEKOM: 3 - FENERBAHçE : 2
Salon: TVF 50. Yıl
Hakemler: Serdar Nişancıoğlu, Hikmet Ay
Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom: Nikoliç, Poljak, özge, Gözde, Maculewcz, Neslihan (Gizem, Stam, Arzu, Bahar, Güldeniz)
Fenerbahçe : Seda, Çiğdem, Gamova, Osmokrovic, Eda, Drickx (Nihan, Songül, Naz, Blom)
Setler: 18-25, 16-25, 25-23, 25-23, 15-13
Süre: 115 dakika (21, 22, 26, 28, 18)
foto: Fenerbahce.org
Perşembe, Nisan 08, 2010
Set Vermeden Finale
Voleybol Bayanlar Türkiye Kupası Yarı Final rövanş karşılamaşasında Fenerbahçe set vermeden rakibi Eczacıbaşı Zentiva'yı 3-0 yenerek adını finale yazdırdı.İlk maçtan büyük avantajı olan Fenerbahçe rövanşta ilk seti alarak finale çıkmayı garantilemiş olmasına rağmen, diğer iki seti de alarak ülke sınırları içerisindeki maç kaybetmeme başarısını sürdürdü.
İlk setin ardından sezon boyunca nispeten daha az süre alan oyuncular oynama şansı buldu. İkinci sette Fenerbahçe tabir-i caizse skor olarak rakibini ezdi geçti denebilir (25-9). Son seti de etkili bir oyunla alan Fenerbahçe 3-0'lık skorla finale çıkmayı başardı.
Maç öncesi ve sonrasında salona gelen taraftarlar ve Sarı Melekler arasında oldukça güzel görüntüler yaşandı. 3-0'lık galibiyetin ardından salona gelen taraftarlar, Fenerbahçeli oyunculara çiçek atarak sevgi gösterilerinde bulundular. Ayrıca M.Ali Aydınlar'a da takıma katkılarından dolayı tribün birliği adına teşekkür plaketi verildi. Bunlar camianın bütünleşmesi adına her zaman görmek isteyeceğimiz türden güzel hareketlerdi.
Şimdi finaldeki rakip Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom. Türkiye Kupası'nda finalin ilk ayağı, Fenerbahçe ile Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom arasında, 11 Nisan Pazar günü, TVF 50.Yıl (Burhan Felek) Spor Salonu'nda oynanacak.
Salon: TVF 50. Yıl
Hakemler: Aydın Ay, Hayrettin Durak
Fenerbahçe : Seda, Çiğdem, Gamova, Osmokrovic, Eda, Dirick(Nihan, Songül, Blom, Naz, İpek)
Eczacıbaşı Zentiva: Gökçen, Mirka, Esra, Aysun, Ogjenovic, Natalia(Gülden, Neriman, Borodakovo, Büşra, Sevinç)
Setler: (25-19, 25-9, 25-22)
Süre: 63 dakika (19, 19, 25)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Başlıksız Yazı
En son 2018'de Fenerbahçe'de bir şeylerin değişeceğine, eski düzenin yok olacağına inanarak bir yazı karalamışım. Ali Koç'tan n...
-
Galatasaray sezon başında bir Avrupa Kupası maçı için deplasmana gidecekti. Yolculuk öncesi Rijkaard basın toplantısı yaptı. Burada takımını...


