Twitter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Twitter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ağustos 31, 2016

Lefter'i silen Caner



Geçtiğimiz nisan ayında Aspor'da Zeki Uzundurukan şampiyonluk yarışının en civcivli olduğu dönemde şöyle bir iddia ortaya atmıştı: Beşiktaş, Caner ve Gökhan Gönül'ü alabilir. Hatta yanlış hatırlamıyorsam bir FİFA menajerinin iddiasına dayandırmıştı bu duyumunu. O gün yayını izleyenler buna pek ihtimal vermemiştir.

Bugün resmi imzayı henüz atmamış da olsa Fenerbahçe'nin geçen sezon şampiyonluk yarışında olduğu Beşiktaş, ezeli rakibinin sağ ve sol beklerini almış durumda. İnsan yine de sormadan edemiyor. Emenike'yi transfer olma yönünden süründüren zihniyet  (FETÖ'cüsü, kripto FETÖ'cüsü vs.), Gökhan ve Caner'in gidişlerini normal karşılıyorsa, geçmişte Emenike'den ne istedi? Ten rengi yüzünden ırkçılık mı yaptılar? Olmayan para sayma görüntüleriyle itibar sarsma girişimlerinin sebebi neydi? Veya Gökhan ve Caner'in transferleri gibi transferler normal ise (ki bence öyle) oyuncuların camia değiştirmelerine neden bu kadar gıcık oluyorlar? Gıcık oldukları transferleri de renklerine göre mi ayırt ediyorlar? Öte yandan yıllardır gördüğüm bu samimiyetsizlikleri hala sorguluyor olmam da sanırım ben saflığım.

Neyse; Gökhan da Caner de Fenerbahçe'den Beşiktaş'a gidecek son oyuncular olmayacak. Sonuçta futbol profesyonelliği barındıran bir spor. Bir sporcuya (Caner özelinden konuşursak) neden oraya gittin diye sormadan önce Aziz Yıldırım'ın  "Caner dönemez" dediğini hatırlatmalı.

Lafı daha fazla uzatmadan değinmek istediğim konuysa şu; Fenerbahçelilerin gittiği günden beri adeta yerin dibine soktukları Gökhan Gönül geçmişte yaptığı Fenerbahçeyle alakalı neredeyse hiçbir paylaşımı silmezken, futbol piyasasında Fenerbahçeliliğiyle bilinen Caner Erkin'in tüm geçmişini silmesi enteresandır. Yeni gittiği takımın taraftarına şirin gözükmek adına bunu yaptığı iddia edilebilir. Bu bakımdan buna saygı duyabilirsiniz. Sadece geçmişiyle ilgili neden sildiğini anlayamadığım ve sanırım uzun süre anlayamayacağım paylaşımı ise yukarıdaki Lefter paylaşımı. Bu kadar mı düştün Caner? Bu kadar mı korktun Beşiktaş tribününden, başkanından, antrenöründen? Veya Lefter'in sana nesi battı acaba?

Dün sana küfür eden, özel hayatın üzerinden sana bel altı vurmaya çalışan siyah beyaz tribünler bugün seni bağrına basabilir. Bunun benzeri farklı renklerdeki tribünlerde de yıllardır olmuştur. Ama Gökhan Gönül'ün gidiş şeklini bile Fenerbahçe taraftarına unutturacaktır şu son hareketin. Lefter taraflı tarafsız Türk spor kamuoyunun saygı duyduğu bir isim olduğundan senin bu korkaklığına sahip çıkacak adam da pek bulamazsın. Bulmamalısın da zaten.

Pazartesi, Temmuz 25, 2016

Adalet size de lazım olacak Nazlı hanım



Twitter'ı aktif kullandığım dönemlerde, ki bu dönem Gülen cemaatinin daha 17-25 Aralık'taki girişimleri öncesiydi, Nazlı Ilıcak'la tuhaf bir diyalog yaşamıştım.

Soner Yalçın'a giydiriyordu Nazlı Ilıcak. Soner Yalçın'ı da çok sevdiğimden değil ama Ilıcak'ın o dönem rüzgarı arkasına alıp yaptığı yorumlardan rahatsız olmuştum. Kendisine trollük de sayılabilecek bir cümle yazdım. Geçmişine dair.

Dayanamadı tabii. Ve beni twitter'da tehdit etti. "Senin gibileri Silivri paklar" diyerek.

Gerek kendisini gerekse beni takip eden medya mensupları durumu görünce Ilıcak'a tepki gösterdi. O da daha sonra yazdığı tweeti sildi.

O Nazlı Ilıcak fotoğraftaki Zekeriya Öz ile yukarıdaki pozu verdiğinde gün gelir sizin de saltanatınız biter diye düşünmüştüm. Rüzgar elbet tersine dönecekti.

Önce sağdaki kumpasçı savcı ülkeden arkasına bakmadan kaçtı. Şimdi de soldaki hanım ile ilgili gözaltı kararı çıkmış. Bu yazıyı yazarken henüz yakalanmamıştı. Malum örgütün her öne sürdüğünü koşulsuz kabul eden Nazlı hanım umarım aklınız başınıza gelmiştir. Pişmansınızdır. Hatalı olduğunuzu fark edersiniz. Sizin de adalete ihtiyacınız var. Bunu geçmişte tehdit ettiğiniz biri söylüyor. Umarım suçlu bulunmazsınız. Bu yaştan sonra içeride yıllarınızı geçirmenize üzülürüm. Samimi yazıyorum bunu. Dediğim gibi adalet size de lazım olacak.

Hakkınızda hayırlısı.

not: askerde sorun yaşadığım bir yüzbaşının bugün binbaşı rütbesiyle darbeci olarak yargılanacağını duyduktan sonra, üstüne Nazlı Ilıcak ile ilgili haber gelince düşündüm...Arya Stark'ın yaptığı gibi bir intikam listesi ben de yapmış mıydım acaba? 

Perşembe, Nisan 04, 2013

Hacı abi, bizde klişe söylemdir bu


Huffingtonpost'un İspanya'yı takip eden İngiliz gazetecisi Richard Martin'in Real Madrid - Galatasaray maçının hemen ardından twitter'da yazdığı yorum. Fatih Terim'in maçın hakemini eleştirmesi üzerine, adam hem komik hem de yerinde bir tespit yapmış. Lakin adam ecnebi olunca bizi pek bilmiyor tabii. Halbuki şunu bilse; bu cümleler bizim ligde maç kaybeden teknik direktörlerin klişe laflarındandır. Aşağı yukarı herkes söyler. "Ben hakemler hakkında konuşmayı sevmem, onlar hakkında hiç konuşmam ama..." Türkiye liginde antrenörlerin en çok söylediği sözler diye bir liste yapılsa, ilk 3'e rahat girer. El oğlu bilmiyor...

dip not: Galatasaray'ın bu maç özelinde hakemden yana dert yanmaya hakkı olduğunu düşünüyorum öte yandan, onu da belirteyim.

Salı, Kasım 16, 2010

Pazar, Kasım 14, 2010

Fenerli(!) Medya Yine İş Başında

Gaziantepspor - Fenerbahçe maçı oynanırken Cnn Türk Spor Servisi yöneticisi Barış Kuyucu'nun Twitter'dan yazdıklarına dikiz.

Bu saçmalamasının ardından gelen tepkilerden birine verdiği cevap ise şu olmuş: "Yorum için üzgünüm ama o maç öyle olmuştu." (2001'deki Fenerbahçe - Gaziantespor maçını kastediyor)

Spor medyasında çalışan biri bu kadar kesin konuştuğuna göre, elinde net belgeleri olması lazım. Manav Hayri abi değil ki bu, bir kahve sohbeti esnasında atıp tutan bir ademoğlu gibi sallasın. Madem bu kadar rahat konuşuyorsun, demek ki elinde belgeler var. Federasyona git, elindeki delilleri, dökümanları göster, artık her ne halt biliyorsan, bir bir anlat. Yok, eğer bilmiyorsan ve sokaktaki adam gibi atıp tutmak istiyorsan, bunu seni binlerce kişinin gözlemleyeceği bir ortamda yapma. Çünkü ekranda başka, bilgisayar başında konuşmak garip oluyor. Sıradan bir taraftar değilsin ki. Ondan sonra tabii ki adamlığın sorgulanır. Bunu da kaldırmazsın bir yerden sonra.

***

Twitter'dan İlker hatırlattı. İyi oldu. Şöyle bir olayı daha var Barış Kuyucu'nun. Bu yorumunu da not düşelim bir kenara.


Çarşamba, Ekim 20, 2010

Totem İlle De Totem


Futbolla ilgili olan birçok kişi bilhassa takımlarının büyük maçları öncesinde ayrı bir heyecanla bekler o maçı. O maçın olduğu hafta ayrı bir yaşanır. Böyle maçlar öncesi ve tabii maç esnasında sürekli yapılan ve uğur getirdiğine inanılan davranışlar vardır. Taraftar bunları "totem" diye niteler ekseriyetle.

Birkaç gün önce Twitter'da Fenerbahçelilere ve Galatalatasaraylılara, "toteminiz var mı? Varsa nedir?" şeklinde bir soru sorduk (araya bir de Beşiktaşlı karıştırdık gerçi, onu da ekleyeyim) ve aşağıdaki cevapları aldık. Kimisi totemini yazdıktan sonra blogda yayımlanmamasını istedi, kimisi de ben not almadan yazdığı şeyi silmişti. Bu yüzden sadece not alabildiklerimi paylaşacağım aşağıda. Bu arada, totemimi paylaşırsam benim için artık bir değeri kalmaz diyenler de oldu. Bunu da söyleyelim...

Aşağıda kişilerin Twitter kullanıcı adlarıyla paylaştıkları totemleri bulabilirsiniz.

(@hakancoban): "Maçları hep aynı koltuğun aynı köşesinde izlerim. Ne zaman başka koltuğa geçsem gol yeriz."

(@NYG_) : "Bir önce kazanılmış maçtaki şartları oluşturmaya çabalarım. Yer, ışık, kıyafet, içecek vb."

(@enisgocerliler) : "Evde oturduğum belirli bir yer var ve hiç değişmez, her maç orada otururum. Bir de rakip takım ataklarında elleri çapraz yaparım."

(@HabipT) : "Uğurum içine girmekte fena halde zorlandığım arkasında Lefter yazan ilk orijinal formam (70 kiloyken aldım 90 kiloyum suan)."

(@burakblack) : "Bir yüzüğüm var, onu takıyorum." (Gs tarafı)

(@emrenas855) : "10 senedir izlediğim ve yenildiğim Fener deplasmanını bu sefer izlemiyorum. Totemim bu."


(@lordrickojoel) : "Çubuklu giyilir. Santrayla birlikte rabbi yessir okunur, üflenir. 'Haydi Fener' denilir."

(@semihtali) : "Maçın başından sonuna kadar oturduğum yerden asla kalkmam. Kalkarsam hep gol yiyoruz çünkü."

(@beercholic ) : "Ben her Galatasaray maçı öncesi msn, facebook ve twitter profil resmimi Kirsten Dunst olarak değiştiriyorum, heh heh..."

(@hakanyesilyurt ) : "Benim totemim bu sefer kaybederiz kesin demek eşe dosta..."

(@burcindedeoglu) : "Maç sırasında uyumak ve umursamamak en etkili totemim."

(@ergunozgun) : "Gs ataklarında, top bizim kaleden uzaklaşana kadar, sağ elimle sol kolumu sıkarım. Top kaleye yaklaştıkça, şiddetini arttırım."

(@omerlaziale) : "Kahvaltıda izliyorum genellikle (maç 12'de başladığı için). Ve en az bir sevmediğim takım puan kaybediyor."

Salı, Ekim 19, 2010

Alex Alex Alex!


Türk futbolunu yakından takip eden ve profiline baktığımızda Bursaspor sempatisi olduğunu gördüğümüz bir Japon arkadaş Alex'e sorar; "Sao Paolo, İstanbul, Tokyo, Paris... Hangi şehri seviyorsun?" Tabii sanırım 'Google Translate' kullanarak bir çeviri yaptırmış olsa gerek ki tam anlamıyla kuramamış yukarıdaki soru cümlesini. Neyse Alex anlıyor tabii soruyu ve yukarıdaki cevabı veriyor: "İstanbul."

Alex'in İstanbul cevabı gururumu okşadı valla, ne yalan söyleyeyim şimdi. Twitter hesabının arka planında kendi memleketinin bayrağının yanında Türkiye bayrağını ve tabii Fenerbahçe'nin bayrağını kullanmasını görmek de daha bir coşturdu beni. Samimiyetine inanıyorum çünkü Alex'in.

Neyse, satırlarıma burada son vereyim en iyisi. Duygusala bağlayacağım yoksa ve nemlenecek kelimelerimdeki her bir harf tek tek...

Çarşamba, Mart 10, 2010

Süper

İşte samimiyet bu! Yerim kurumsallaşmasını,
bu isimle böyle mi yazılır lakırtılarını filan.

Cuma, Ekim 09, 2009

Obama'nın Nobel Barış Ödülü


Dünyanın prestiji en yüksek ödülü olarak kabul edilen Nobel ödüllerinden barış ödülü, ABD Başkanı Barack Obama'ya verildi.

Hayırlı uğurlu olsun. 10 milyon İsveç Kronu'nu da güle güle harcasın. Gözümüz yok tabii ki. Lakin insan sormadan edemiyor, "Beyazlar siyahlar'a iade-i itibar mı yapıyor ne?" diye.

Elif Key'in twitter mesajı da güzel tabii. Ntv'den alıntı yapmış, şöyle yazmış; "Siyah diye bu ödülü verdilerse, o zaman Amerikan seçmenine verselerdi ödülü".

Ve eklemek gerek, Obama'nın gelişi öncesi dünya'da barış rüzgarları eseceğine dair öngörü olmuş olabilir, ama iktidara geldikten sonraki icraatları (dünya barışı adına) Bush dönemiyle pek değişkenlik göstermedi şimdiye dek.
Irak ve Afganistan'ı hala işgal altında tutan bir ülke başkanının Barış ödülü alması şaka gibi

Neyse. Bilmiyorum. Belki de ben yanlış yorumluyorumdur hadiseyi. Bir bildiği vardır bu ödülü verenlerin öyle değil mi ama?

***

Günün ikinci önemli haberi ise, Natalin Avcı ile aramızda (twitter'da) geçen diyalog (dünya medyası öyle diyor, onların yalancısıyım).

el burrito:
"Natalin, Türkçe yazsana ya. Ayıp oluyor ama.. got it, iki gözüm?"
Natalin Avcı: "
el burrito ok I should yr right shame on me!"

Bizi izlemeye devam edin...

Perşembe, Ekim 08, 2009

Gavurun Kim Kardashian'ı Varsa, Bizim de Natalin Avcı'mız Var!


Natalin Avcı adında bir hatun kişi varmış. Kendisini, Sports Illustrated'ın Ron Artest röportajı için verdiği pozlardan tanımış olduk. Daha sonra kimdir bu hatun kişi diye takip edelim dedik. Soyadından da anlaşılacağa üzere, Natalin Avcı Türk asıllı bir mankemiş. Antakya yöresinin yemeklerine falan bayılırmış hatta.

Natalin Avcı internetle bayağı içli dışlı bir isim. Twitter, mwitter aklınıza ne geliyorsa çoğunu kullanıyor. Yetmiyor, bir de kendi kendinin banyoda fotoğrafını çeken liseli kızlar modunda verdiği pozları twitter aracılığıyla paylaşıyor bizlerle. Onlara baktığımda, kendisindeki Kim Kardashian potansiyelini fark ettim. Gerek verdiği pozlar, gerek vücuduna ilk baktığınızda dikkatinizi çeken kısmın, tıpkı Kim Kardashian'a baktığınız yerle aynı olması gibi..

İlginç yorumları da Kim Kardashian'a benziyor zaten. Şimdilik tek eksiği internete düşmüş çalıntı videosu olmaması. Belki de vardır ama haberimiz yoktur. Ron Artest'e de selam ederiz buradan.

Gavurun Kim Kardashian'ı Varsa, Bizim de Natalin Avcı'mız Var!

Perşembe, Ağustos 20, 2009

Ertuğrul Özkök Uçucu Mu?

Malumunuz artık Twitter ciddi manada bir medya ve ünlü takip aracı oldu. Hangi ünlü ne yapıyor, nerelere gidiyor, kimin hakkında ne düşünüyor? gibi şeyleri rahatlıkla öğrenebiliyoruz.

Twitter'ı en çok kullanan medya yayın organı Ntv camiasıdır herhalde. Mirgün Cabas da sıkı bir Twitter kullanıcısı. Fırsat buldukça kendisini takip etmeye çalışırım. Lakin gözden kaçırdığım bir detay olmuş. Onu da oda.tv isimli web sitesi sayesinde öğrendik. Şöyle yazıyor haberde;

Bilindiği gibi bir süre önce NTV spikeri Mirgün Cabas, twitter hesabında Ertuğrul Özkök hakkında bazı yorumlarda bulunmuştu. Özkök'ün çok tartışılan bir pazar yazısı hakkında ''Uyuşturucu kafasıyla yazı yazmış galiba, böyle yazı yazmak yasaklanmalı'' gibi yorumlarda bulunmuştu. Bu yorumların odatv.com'da haber olmasının ardından panikleyen Cabas ilk olarak twitter hesabına şifre koydu. Dışarıdan hiç kimsenin girememesi için koyulan bu şifre sayesinde Cabas'ın tweet'lerini sadece üyeler okuyabilmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde bu şifre kalktı. Artık herkes twitter.com/mirguncabas adresinden Cabas'ın yorumlarını okuyaibliyor. Mirgün Cabas burada sunuculuğunu yaptığı Yazıişleri programından ve gazetelerde okuduğu kimi haberlerden bahsediyor. Cabas'ın twitter'ı herkesin görebileceği şekilde açıldı ama bir eksikle... Medyada çokça tartışılan Ertuğrul Özkök yorumları silinmişti artık sayfadan. İşte Cabas'ın daha evvel yaptığı yorumlar...



Hayli ilginç bir hadisedir bu bence.

Başlıksız Yazı

 En son 2018'de Fenerbahçe'de bir şeylerin değişeceğine, eski düzenin yok olacağına inanarak bir yazı karalamışım. Ali Koç'tan n...