Salı, Ocak 17, 2017

Ne zaman gidiyorsun?


Gerçekten ne zaman gideceksin acaba? Ömrüm senin gidişini görmeye vefa edecek mi? Yoksa kara toprağa girdiğimde hala başkan mı olacaksın? Ne zaman kurtulacağız senden Aziz Yıldırım? Tek derdim bu Fenerbahçe'ye dair. Şampiyon olursun olmazsın ayrı mesele. Koskoca bir camiayı maytap geçilecek malzeme yaptın. Hem de istisnasız her seferinde. Artık rakipler bile dalga geçmekten bıktı neredeyse. Eğer biraz seviyorsan bu kulübü git, Bıktırmanın ötesine geçtin.

Çarşamba, Ağustos 31, 2016

Lefter;i silen Caner



Geçtiğimiz nisan ayında Aspor'da Zeki Uzundurukan şampiyonluk yarışının en civcivli olduğu dönemde şöyle bir iddia ortaya atmıştı: Beşiktaş, Caner ve Gökhan Gönül'ü alabilir. Hatta yanlış hatırlamıyorsam bir FİFA menajerinin iddiasına dayandırmıştı bu duyumunu. O gün yayını izleyenler buna pek ihtimal vermemiştir.

Bugün resmi imzayı henüz atmamış da olsa Fenerbahçe'nin geçen sezon şampiyonluk yarışında olduğu Beşiktaş, ezeli rakibinin sağ ve sol beklerini almış durumda. İnsan yine de sormadan edemiyor. Emenike'yi transfer olma yönünden süründüren zihniyet  (FETÖ'cüsü, kripto FETÖ'cüsü vs.), Gökhan ve Caner'in gidişlerini normal karşılıyorsa, geçmişte Emenike'den ne istedi? Ten rengi yüzünden ırkçılık mı yaptılar? Olmayan para sayma görüntüleriyle itibar sarsma girişimlerinin sebebi neydi? Veya Gökhan ve Caner'in transferleri gibi transferler normal ise (ki bence öyle) oyuncuların camia değiştirmelerine neden bu kadar gıcık oluyorlar? Gıcık oldukları transferleri de renklerine göre mi ayırt ediyorlar? Öte yandan yıllardır gördüğüm bu samimiyetsizlikleri hala sorguluyor olmam da sanırım ben saflığım.

Neyse; Gökhan da Caner de Fenerbahçe'den Beşiktaş'a gidecek son oyuncular olmayacak. Sonuçta futbol profesyonelliği barındıran bir spor. Bir sporcuya (Caner özelinden konuşursak) neden oraya gittin diye sormadan önce Aziz Yıldırım'ın  "Caner dönemez" dediğini hatırlatmalı.

Lafı daha fazla uzatmadan değinmek istediğim konuysa şu; Fenerbahçelilerin gittiği günden beri adeta yerin dibine soktukları Gökhan Gönül geçmişte yaptığı Fenerbahçeyle alakalı neredeyse hiçbir paylaşımı silmezken, futbol piyasasında Fenerbahçeliliğiyle bilinen Caner Erkin'in tüm geçmişini silmesi enteresandır. Yeni gittiği takımın taraftarına şirin gözükmek adına bunu yaptığı iddia edilebilir. Bu bakımdan buna saygı duyabilirsiniz. Sadece geçmişiyle ilgili neden sildiğini anlayamadığım ve sanırım uzun süre anlayamayacağım paylaşımı ise yukarıdaki Lefter paylaşımı. Bu kadar mı düştün Caner? Bu kadar mı korktun Beşiktaş tribününden, başkanından, antrenöründen? Veya Lefter'in sana nesi battı acaba?

Dün sana küfür eden, özel hayatın üzerinden sana bel altı vurmaya çalışan siyah beyaz tribünler bugün seni bağrına basabilir. Bunun benzeri farklı renklerdeki tribünlerde de yıllardır olmuştur. Ama Gökhan Gönül'ün gidiş şeklini bile Fenerbahçe taraftarına unutturacaktır şu son hareketin. Lefter taraflı tarafsız Türk spor kamuoyunun saygı duyduğu bir isim olduğundan senin bu korkaklığına sahip çıkacak adam da pek bulamazsın. Bulmamalısın da zaten.

Pazartesi, Temmuz 25, 2016

Adalet size de lazım olacak Nazlı hanım



Twitter'ı aktif kullandığım dönemlerde, ki bu dönem Gülen cemaatinin daha 17-25 Aralık'taki girişimleri öncesiydi, Nazlı Ilıcak'la tuhaf bir diyalog yaşamıştım.

Soner Yalçın'a giydiriyordu Nazlı Ilıcak. Soner Yalçın'ı da çok sevdiğimden değil ama Ilıcak'ın o dönem rüzgarı arkasına alıp yaptığı yorumlardan rahatsız olmuştum. Kendisine trollük de sayılabilecek bir cümle yazdım. Geçmişine dair.

Dayanamadı tabii. Ve beni twitter'da tehdit etti. "Senin gibileri Silivri paklar" diyerek.

Gerek kendisini gerekse beni takip eden medya mensupları durumu görünce Ilıcak'a tepki gösterdi. O da daha sonra yazdığı tweeti sildi.

O Nazlı Ilıcak fotoğraftaki Zekeriya Öz ile yukarıdaki pozu verdiğinde gün gelir sizin de saltanatınız biter diye düşünmüştüm. Rüzgar elbet tersine dönecekti.

Önce sağdaki kumpasçı savcı ülkeden arkasına bakmadan kaçtı. Şimdi de soldaki hanım ile ilgili gözaltı kararı çıkmış. Bu yazıyı yazarken henüz yakalanmamıştı. Malum örgütün her öne sürdüğünü koşulsuz kabul eden Nazlı hanım umarım aklınız başınıza gelmiştir. Pişmansınızdır. Hatalı olduğunuzu fark edersiniz. Sizin de adalete ihtiyacınız var. Bunu geçmişte tehdit ettiğiniz biri söylüyor. Umarım suçlu bulunmazsınız. Bu yaştan sonra içeride yıllarınızı geçirmenize üzülürüm. Samimi yazıyorum bunu. Dediğim gibi adalet size de lazım olacak.

Hakkınızda hayırlısı.

not: askerde sorun yaşadığım bir yüzbaşının bugün binbaşı rütbesiyle darbeci olarak yargılanacağını duyduktan sonra, üstüne Nazlı Ilıcak ile ilgili haber gelince düşündüm...Arya Stark'ın yaptığı gibi bir intikam listesi ben de yapmış mıydım acaba? 

Pazar, Haziran 05, 2016

Bir sağ bekin şampiyonluğa katkısı nedir?



Aziz Yıldırım: "Gökhan Gönül 8 senedir takıma hizmet ediyor. Bu dönemde 2 şampiyonluk kazanmış."

Sağ bek oynayan bir futbolcunun şampiyonluğa direkt katkısı nedir? Aziz Yıldırım hangi dünyada yaşıyor? Kaldı ki her şeye rağmen Gökhan ortalamanın çok üstünde bir performans ortaya koydu bunca senedir.

Burada esas soru şu olmalı: Gökhan Gönül'ün 8 senelik döneminde 2 şampiyonluk gördüğü yıllarda Aziz Yıldırım n'apıyordu? Veya 18 senedir n'apmıştır? Madem başarılar kupalarla değerlendiriliyor ona bakmak lazım. Gökhan futbolcu olarak başarısız ise Aziz Yıldırım başkan olarak başarısızlığın sözlük anlamıdır o vakit.

Aziz Yıldırım'a akıl, fikir dilemekten başka ne kaldı bilinmez. Kontrolü kaybedeli çok oldu.

Pazar, Temmuz 12, 2015

Yaşlı ve Hollandalı mı? Gelsin o zaman



Pierre van Hooijdonk, 34 yaşında Fenerbahçe'ye geldi. Hollanda milli takımı oyuncusuydu. Feyenoord'la Uefa kupasını kazanmıştı. Fenerbahçe bu doymuş Hollandalı ile ne yapacak denmişti. Artı sorunlu bir oyuncu olduğu ve sık sık kulüp değiştirdiği söylenmişti. van Hooijdonk, Fenerbahçe'de 63 maçta 35 gol atmasının yanı sıra tecrübesiyle takıma çok şey kazandırdı. İki lig şampiyonluğundaki büyük etkisi de cabası. Giderken üzülenler ve hala onu özlemle hatırlayanları da unutmamak gerek.17 numaranın Fenerbahçe tarihindeki iki önemli isminden biri olarak gitti buralardan.

Dirk Kuyt 32 yaşında Fenerbahçe'ye geldiğinde kariyerinde Liverpool gibi önemli bir takımda yıllarca forma terletmenin yanı sıra Hollanda milli takımıyla 2010'da dünya ikinciliği başarısı vardı. Liverpool onu neden bırakıyor madem çok iyiyse gibi eleştiriler arasında ülkeye geldi. İş ahlakı ve sahadaki çalışkanlığıyla gönüllerde taht kuran oyuncu, Fenerbahçe'de Ersun Yanal'lı takımda bir şampiyonluk gördüğünde takımın en etkili isimlerindendi. Aykut Kocaman'ın takımındaysa Uefa yarı finali başarısında büyük pay sahiplerindendi. Fenerbahçe kariyerinde çıktığı 95 maçta 26 gol atma başarısını gösterdi. Taraflı tarafsız herkesin hayranlığını kazanan oyuncu Rize'deki silahlı saldırının da belki etkisiyle gitti.

Şimdi bir aksilik olmazsa bu gece Robin van Persie Türkiye'ye gelecek. Premier League tarihinin aktif oyuncular arasında en çok golü olan 4. oyuncusu. Hollanda milli takımının yıldızlarından. Son dünya kupasının Uçan Hollandalı'sı. Arsenal ve Man.United'da efsaneleşmiş bir isim...Kariyerindeki bireysel başarıları yazsak az önce değindiğim Pvh ve Kuyt yanında sönük kalır.

Şimdi böyle bir ortamda van Persie için yaşlı diyenler, doymuş diyenler var. Onlar desin dursun. Ben ise yaşlı ve Hollandalı mı? Gelsin o zaman diyorum. Neden mi? Tecrübeden...