Simon Kuper etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Simon Kuper etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Ekim 03, 2009

Simon Kuper: "Bir Kulüp Yönetseydim Carlos'u Transfer Etmezdim"


"... Bir kulüp yönetseydim Carlos'u transfer etmezdim. Medya Türkiye'de o kadar baskı yapıyor ki, kulüpler böyle futbolcular almaya mahkum oluyor. Carlos muhtemelen Twente'li oyuncuların toplamından daha pahalıdır. Maliyeti gerçekteki bedelinden çok daha yüksek. O, sonuçta taraftarlara bir hediye. İmzasını atacak, formayı öpecek, kulüp de böylece taraftarlara "Biz ciddiyiz" mesajı verecek. Bu oyun planından daha çok bir pazarlama stratejisi. Ama sahada karşılığını bulmuyor".*

* Simon Kuper'in Newsweek Türkiye dergisine verdiği röportajdan alıntıdır. (Röportaj: Yenal Bilgici)

***

İki yıl önce Fenerbahçe Spor Kulübünün ev sahipliğiyle gerçekleşen "Spor ve Bilim Kongresi"nin ilk konuşmacısıydı Simon Kuper. Hani şu meşhur "Footbal against the enemy" (Futbol asla sadece futbol değildir) kitabının yazarı. Zaten ilgimi çeken bir organizasyondu. Kuper'in adını da duyunca, sabah sabah o trafik çilesini çekmeye razı oldum, koşa koşa gittim deyim yerindeyse. Salonda taş çatlasa yüz kişiydik. Basın bile yeterince ilgi göstermemişti bu önemli kongreye. Kahve arası verildiğinde, Mehmet Demirkol'un yanına muhabbet etmeye gittim. Bir ara, "neden böyle bir organizasyona medya bile ilgisiz kaldı?" diye sordum. O an bana "sen de gayet iyi biliyorsun" der gibi baktı. Cevabımı aldım. Neyse, nereden nereye geldik. Simon Kuper'i dünya gözüyle görmek. Bilgilerinden faydalanmak, anılarını dinlemek güzeldi.

27 Eylül-4 Ekim 2009 tarihli Newsweek Türkiye dergisindeki "Geleceğin Rüya Takımı" makalesini ve Simon Kuper röportajının tamamını okumanızı tavsiye ederiz.

Cuma, Kasım 30, 2007

Kongre izlenimleri

1.Gün

Spor ve bilim kongresi.. Bu iki kelimenin biraraya gelmesini elbette ki, endüstriyel futbola borçluyuz. Her konuda çamur atsak da, pozitif şeylere de sebebiyet veriyor bu olgu..Dün sabah ilk konuşmacı olarak dünyaca ünlü "Futbol asla sadece futbol değildir" adlı kitabın yazarı Simon Kuper'in vardı.. Kitabını 1 günde okuduğum insanı, böyle bir organizasyonda izlemek, hele ki Fenerbahçe'mizin önderliğinde izlemek beni çok mutlu etti. Artık milletin yeterince haberdar olmadığından mıdır, ya da ilk gün ve sabahın erken saatlerine oluşundan mıdır bilemiyorum, katılım çok azdı bence. Daha ciddi bir katılım beklerdim. Simon Kuper mühim bir isim diye düşünüyorum. Avrupa'daki Türk futbolcular hakkında güzel bir söyleşi havasında geçti onun bölümü. Daha çok Tayfun Korkut ile yaptığı röportaj üzerinden verdi örneklerini..




Kongre başkanın deyimiyle "coffee break", bize göre ise "kahve molası" döneminde nerdeyse etkinliğe katılan kişilerin %99'u takım elbiseyle dolaşırken ortalıkta, altında kot, üstünde sweat ve boynunda atkı, adeta bir apaçi gibi dolaşan bendeniz bir garip hissettim kendimi. Bir ara Aziz Yıldırım'la göz göze geldik, boynumdaki atkıya baktı, bir an "çıkar o atkıyı, git dışarıdaki Fenerium tırından bir lisanslı atkı al bakayım", diyecek diye tırsmadım değil.. Bi de ver onu bana.. falan diyormuş(Liverpool-YWNA atkısıydı).. Amanın düşüncesi bile kötü..

Öğleden önceki bölümde yerel yönetimler ve spor konulu bir konferans oldu.. Celal Doğan "Real Madrid'i 2 kez borç batağından kurtaran Real Madrid belediyesiydi", diyerek beni bir hayli güldürdü.. Melih Gökçek yine klasik tarzıyla yaklaştı olaya, bol bol kendi yaptıklarıyla övündü...Kadir Topbaş'ı anlatmaya gerek yok. Yalnız bu bölümde dikkatimi çeken ise, Bodrum-Ortakent Yahşi belediye başkanı Mehmet Kocadon oldu.. Bu isimde bir belediyenin varlığını ilk kez öğrenmem yetmiyormuş gibi, genç başkanın icraatlerini anlatışına hayran kaldım.. Müthiş bir belediye başkanı izlenimi verdi bana. Umarım yanılmıyorumdur. Çok başarılı işlere imza atmış. Konuşması bittiğinde en samimi biçimde alkışladığım başkandı kendisi..Akşam ders olmasa İlber Ortaylı gibi hoş sohbet bir insanın konuşmasını da izlemek isterdim ama heyhat! Okul ve zaman problemi işte...

Başlıksız Yazı

 En son 2018'de Fenerbahçe'de bir şeylerin değişeceğine, eski düzenin yok olacağına inanarak bir yazı karalamışım. Ali Koç'tan n...