Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ağustos 15, 2013

Rakipleri Tanıyalım


Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un Avrupa kupalarında eşleştikleri takımlar geçen hafta cuma günü belli oldu malum. Onlarla ilgili kısa bilgilendirme geçeyim ben de.

Fenerbahçe'nin rakibi Arsenal 11 kişiyle maçlara çıkıyor. Bol pas yapıyorlar. Hızlılar. Genelde siyahi oyuncularla oynamayı tercih ediyorlar.



Beşiktaş'ın rakibi Trömsö ise... Galatasaray'a nasıl çakmışlardı ama zamanında... (daha fazla bir şey yazamıyorum)

Trabzonspor'un rakibi Arnavut Kukesi. Bu takım tam bir kapalı kutu. Bu takımın gerçekten ismi bu mu? Yoksa Kukesi diye bir şey var, bunlar Arnavut olanından mı? Kukesi ne anasını satayım. Kukuleta vardı, onu anımstıyor.

Salı, Mayıs 14, 2013

Protestonun her türlüsü reva mıdır?



Haberi paylaşan site yukarıda gördüğünüz fotoğrafın altına şu cümleyi yazmış. "İddialaa göre pankartı asanların Trabzonspor taraftarı olduğu söyleniyor."

Şayet bu haberde yazıldığı gibiyse olay, protestonun her türlüsü reva mıdır? ,

Trabzonsporlu taraftarların kendilerince haklı gerekçelerle rahmetli Serkan Acar'ı sevmemelerini anlaşılabilir. Haklarını helal etmemelerini de anlaşılabilir lakin insanlar, protestolarını yaparken bunu adabıyla yapsa daha uygun olmaz mı? Acar'ın mezarına gidip bunu yapmak ne kadar doğrudur?

Pazartesi, Şubat 18, 2013

Bu galibiyet küçümsenmemeli


Fenerbahçe'nin ilk devredeki deplasman performansı ve bu devreyi kapatırken yaşananlardan sonra Fenerbahçe adına psikolojik etmenlerden ötürü hem motive edici hem de demotive olmaya müsait bir deplasmandı Trabzon. Her ne kadar Fenerbahçe ikinci devrenin başlamasıyla dışarıdaki maçlarda daha derli toplu görünse de tekrardan tepetaklak oluvermek işten bile değildi bu maçın ilk 10 dakikasına bakıldığında...

Maçın henüz başında Sow mu o golü kaçırdı yoksa Onur mu kurtardı diye bir bahis açılsa, tercihimi Onur'dan yana kullanırdım. Zaten Onur maçın daha farklı bir skorla bitmesini engeleyen tek isimdi Bordo-Mavililerde. Trabzonspor cephesinde ise durum Fenerbahçe'den daha kötüydü. Hatta istatistiklere göre son bilmem kaç yılın en kötüsü şeklinde yazılar cirit atıyordu maçtan önce yerel basında. Bamba ve Onur'un anlaşamaması ve akabinde Onur'un Bamba'yı iyice bozmasıyla Trabzon açısından işlerin daha kötü gideceği o ilk golle belli olmuştu. Daha sonra da sadece Trabzonspor'a karşı Alex performansı ortaya koyabilen Cristian'ın yine Bamba'nın yardımıyla gelen golüyle Avni Aker'de "yine olmadı" iç çekişleri başladı.

Trabzonspor'u ayakta tutabilecek tek ihtimal devreye girmeden bir gol bulmaktı ama buna pek mecalleri yoktu. İkinci yarının başlamasıyla da Fenerbahçe yine oyunu dengede tutan bir vaziyet çizdi. Kuyt'ın başlattığı, Cristian'ın süslediği, Gökhan'ın fişi çektiği 3.golde de perde kapandı.

Fenerbahçe, haftaiçi oynayacağı BATE maçı öncesi moral olarak artıya geçerken Galatasaray'a da kovalamaya devam mesajı verdi.

Bu galibiyet küçümsenmemeli. Fenerbahçe son yıllarda Trabzonspor'a karşı deplasmanda çok başarılı ama sene başından beri sürdürdüğü kırılgan görüntüden yavaş yavaş kurtulmaya başladığını hem taraftarına hem de rakiplerine gösterebilmesi adında da ayrı önemli bir maçtı. Bundan sonra ligde zorlu üç maça çıkacak Fenerbahçe. Galatasaray'ın nispeten daha avantajlı fikstürü olduğu bu dönemde Fenerbahçe adına hala şampiyonluk şarkısının söylenip söylenmeyeceğini zaman gösterecek. Ama takımı takip edenler için olumlu anlamda bir başka görüntü daha vardı bu karşılaşmada. O da şu; Fenerbahçe 10 kişi kaldığı BATE deplasmanı ve bu son maçta fiziki açıdan hayli iyi göründü. Bu da gelecek adına bir şeylere umutla bakabilmek adına olumlu bir işarettir.

Pazartesi, Nisan 16, 2012

Günaydın! Irkçılık zaten bu ülkede hep vardı


Ultras Movement blogundaki şu başlıklı yazıyı görünce verdiğim ilk tepki bu yazının başlığında verdiğim tepkidir. Daha geçenlerde Eboue'ye yapılan pankart veya Trabzonspor taraftarının Fenerbahçeliler için açtığı "papazın çayırı" mevzulu pankartı.

Olaya yeni uyanan herkese bu sebeple günaydın diyorum...


Not: Emre meselesine dair şu yazı da okunasıdır.

Perşembe, Nisan 05, 2012

Volkan'a neden ceza yok?


PFDK, olaylı Trabzonspor - Fenerbahçe maçı sonrası Trabzonspor'a 2 maç ceza verdiğini açıklamış. Lakin merak ettiğim şey şudur esas; sahaya eldivenleri içinde bıçakla çıkan Volkan Demirel'e neden ceza verilmedi arkadaşlar? 

Pazartesi, Mart 21, 2011

Empati!

Trabzonsporlular dün rakibin kendilerine maç sattığı iddiasıyla rahatsız oluyorlar ya, biz onu her hafta yaşıyoruz. Anlayın nelerle uğraştığımızı.

Çarşamba, Şubat 02, 2011

Sen En Güzel Kademelerin Sahibisin



Bir Lugano değil belki ama Bünyamin Gezer'den müthiş bir engelleme. Bir de pozisyonun akabinde merdivenlerden aşağıya inen beyaz polarlıya da ayrı dikkat tabii...

Pazar, Ocak 30, 2011

Fenerbahçe 2 Trabzonspor 0

"Yüreğini Koy Ortaya" by Okul Açık

Lugano, 1-0

Niang, 2-0

Maç Sonucu: Fenerbahçe 2 Trabzonspor 0

Pazartesi, Aralık 13, 2010

Geçen Haftasonu

10. 12. 2010 Cuma, Eskişehirspor 2 Beşiktaş 0
Maç sonrası Fenerbahçeliler ve Galatasaraylılar (istisnaslar vardır elbette): Hahah...

11. 12. 2010 Cumartesi, Galatasaray 0 Gençlerbirliği 2
Maç sonrası Fenerbahçeliler ve Beşiktaşlılar (istisnaslar vardır elbette): Hahah...

12. 12. 2010 Pazar, Ankaragücü 2 Fenerbahçe 1
Maç sonrası Beşiktaşlılar ve Galatasaraylılar (istisnaslar vardır elbette): Hahah...

Ve...

12. 12. 2010 Pazar, İ.B.B 1 Trabzonspor 3

Birbirinize (birbirimize ya da) gülmeye iki dakika ara verirsek, bir şeye değinmek isterim.

Süper Lig'de 16. haftada oluşan puan durumunu sezona şampiyonluk parolasıyla başlayan 4 takımla özetlersek şöyle:

Lider Trabzonspor 39 puanda. Yukarıda bahsi geçen takımlar arasında lidere en yakın sırada olan Fenerbahçe 9 puan gerisinde 30 puanıyla 3. sırada. Beşiktaş ligde 5. ve lider Trabzonspor'un 12 puan gerisinde. Galatasaray ise ligde 10. sırada ve Trabzonspor'la arasında 19 puan var.

Şimdi Fenerbahçeliler, Beşiktaşlılar ve Galatasaraylılar birbirlerinin puan kayıplarına gülmeye devam edebilirler.

Pazar, Aralık 12, 2010

Bize Her Yer Deplasman

İ.B.B'nin İnci Sözlük destekli taraftar grubu Bozbaykuşlar'dan harika slogan: "Bize her yer deplasman."

Salı, Ağustos 24, 2010

3-2

Uzun uzun maç analizi yapmak niyetinde değilim. Kısa kesmeye çalışacağım.

Fenerbahçe son iki maçta alınan yenilgilere rağmen iyi olacağının sinyallerini veriyor. Bu değişimde ne kadar sabırlı olunabilir? Mühim olan mesele budur. Ligin en eli yüzü düzgün iki takımından biri olan Trabzonspor'a karşı (diğeri de Bursaspor) ilk yarı gayet etkiliydi Fenerbahçe. Ancak amatör takımların yediği türden goller yedi. Kaleci Mert'e yüklenilecek bir durum yok. Onun ikinci goldeki acemi çıkışı tartışılır belki ama ilk gol ve üçüncü golde diyebileceğimiz bir şey yok. Penaltı için de kurtardı dersek, abartmış olmayız. Yenilen 3. gol ise Fenerbahçe takımı için rezalettir. Şampiyonluğa oynayan bir takım böyle bir golü nasıl yer? PAOK maçında böyle lakaytlık olmamasını ümit ediyorum...

İkinci yarı ise gerek Şenol Güneş'in hamleleri, gerekse de Fenerbahçe'nin rakip savunmadan dönen topların neredeyse hiçbirini alamayaşı işin rengini bariz değiştirdi. Bu dönemde Trabonspor farka gidebilirdi.

Tekrar Fenerbahçe'ye dönelim. Lugano'nun yanına ve Emre'nin yanına iki sağlam adam takviyesi yapabilseydi Fenerbahçe, çok daha umut dolu konuşulabilirdi bu takım için. Bunu da not olarak düşelim. Bugün muhtemelen Özer'e çok eleştiri olacak. Bu eleştirileri yapanlar haklıdır da. Özer'in hayranıyım ama Özer'in basit oynayamama sıkıntısı var. Bunu aşması gerek. Bunu da kabul ediyorum.

Bu maçta Aykut Kocaman'ı eleştirsem eleştirsem neden Stoch ile başlamadı diye eleştirirdim. Zaten sağ tarafta kanat oyuncusu olmayan M.Topuz var. Solda da yine aynı şekilde Özer'le çıkmak hatadır denebilir. Maç sonrası basın toplantısında Stoch'u dinlendirdiğini söylemiş ama Aykut Kocaman.

Özetle; genel olarak Fenerbahçe'nin oyunu üzerinden maçı yorumlarsak, ilk yarı 3 tane yemeyi, ikinci yarı da gol yememeyi hak etmedi aslınd Fenerbahçe.

Perşembe günü Fenerbahçe bu maçın ilk yarısındaki mücadeleyi gösterebilirse, tur gelir. Aksi bir durum ise, pusuda bekleyenlere yarayacaktır.

Pazartesi, Ağustos 23, 2010

Enstantane #3

En arkada duran şu an Aykut Kocaman'ın yardımcılığını yapan İsmail Kartal ya da lakabıyla "Arap İsmail". Topu kapmaya çalışan ise Erdi Demir. Bir ara içeri girip çıkmıştı yanılmıyorsam. Topla ilerlemeye çalışan ise Lemi Çelik ya da lakabıyla "Başbakan Lemi". Özer Hurmacı kendisinin yeğeni olur hatta.

Akşama maç n'olur peki? Trabzonspor daha hazır konumda. Fenerbahçe'nin kalesinde Volkan'ın olmayacak olması dezavantaj. Emre'nin de oynamama olasılığı varmış. Fenerbahçe'yi zor bir deplasman maçı bekliyor.

E tabii bir de iki takım arasında oynanan son iki maçı ve etkilerini de unutmamak lazım.

Cuma, Ağustos 06, 2010

Cemil Usta Pişirdi

Tarih: 20 Ekim 1976
Maç: Trabzonspor 1 Liverpool 0
Gol: Cemil (pen.)

Gönlümüzde Liverpool'un yeri ayrıdır. Bunu bilen bilir. Liverpool malum Trabzonspor'la eşleşti ve doğal olarak bundan 34 sene evvelki maça gitti herkesin aklı. Trabzonspor bugün aynı şeyi yapabilir mi? Futbolda imkansız diye bir şey yok. Neden olmasın? Yine de düşük bir ihtimal olarak görüyorum Trabzonspor'un tur atlamasını. Liverpool sevdalısı biri olarak ilgiyle takip edeceğim bir eşleşme olacak.

Neyse, bu tarz nostaljik şeylerin ustalarından biri Almeyda'dır aslında, pası ona atayım.

foto: itusozluk görsellerinden...

Pazartesi, Mayıs 17, 2010

Özür Bekleyen Türk Futbolu

Öncelikle sezon başından son maçın son dakikasına kadar gösterdiği mücadele ve dün gece bu mücadelesini şampiyonluk kupasıyla taçlandıran Bursaspor'u başta teknik adamlığını ve kişiliğini çok beğendiğim Ertuğrul Sağlam olmak üzere tebrik ederim.

Efendim gelelim esas meseleye; sezon başından beri ülke futbolunda garip tantanalar yaşandı. Aslı astarı olmayan iddialar döndü durdu gündemde. Bu iddiaları ortaya atanların renk tercihleri zaman zaman değişti ama temel itibariyle hepsinin iddiaları kuruntulardan, suni gündem oluşturma çabalarından ibaretti. Neymiş efendim, "Kalecilerin performansı şüpheliymiş", "Bobo, penaltıyı Alex'in kankası olduğundan bilerek kaçırmış", "Bursaspor'u şampiyon yapmazlar", "Bu ligde şampiyonun kim olacağı önceden ayarlanıyormuş", "Kasımpaşa'nın kalecisi Murat ve Ankaragücü kalecisi Serkan maç satmış", "Leo Franco da maç satmış", "Trabzonspor kupayı, Fenerbahçe şampiyonluğu alacakmış, her şey ayarlanmış", "Serkan Balcı eski Fenerbahçeli olduğu için takım arkadaşlarına Fener'e yenilelim demiş", "Ligi kim birinci bitirirse bitirsin bu lig şaibeliymiş" vs. Bunlar akla ilk gelenlerden bir tutam... Buna benzer onlarcasını sokaktaki adamlardan duyduk. Bunlar normal karşılanabilir. Çünkü taraftar duygusal bakar olaya ve her zaman kendi başarısızlığını dışsal sebeplere bağlar. Peki ya bu iddiaları gazetelerindeki köşelerine, televizyon ekranlarına taşıyan futbol adamlarına ne demeli? Hatta daha da ileri gitti mevzu, devletin bir bakanı hiç utanmadan, sıkılmadan yukarıdakilere benzer saçma sapan kelamlar etti iki gün evvel.

Peki dün gece ne oldu? Önce Kadıköy'de "Fener'e yatacak, maçı satacak" denen Trabzonspor iddiaların aksine bir sonucu yaşattı ve Fenerbahçe'ye yenilmedi. Ve bu maçın bitimiyle, "şampiyon yapmazlar" denilen Bursaspor şampiyonluğunu ilan etti.

Şimdi, sezon başından beri saçma sapan iddialarla suni gündem oluşturma çabasında olan bu şeref yoksunu insanlar ne diyecek acaba? Aralarında "pardon, kendimi kaybetmişim, azğımdan çıkanı kulağım duymamış, saçmalamışım" diyen çıkar mı? Yahut adam oldukları konusunda soru işaretine sebebiyet veren bu gereksiz açıklamaları için özür dileyip, bu kişiler gerçekten "adam" olduklarını gösterebilirler mi?

Dün gece Kadıköy'de maç bittikten sonra demeç veren Sadri Şener kendileri hakkında "şike, şaibe" söylentisi çıkaranlardan bugün için özür beklediğini söyledi. Bu yetmez. Bakanından tutun, gazetelerdeki köşelerinde, televizyon ekranlarında insanların karakterleri için atıp tutanlar sadece Trabzonspor'dan değil, Fenerbahçe'den, Bursaspor'dan, Murat Şahin'den, Bobo'dan, Leo Franco'dan, Serkan Kırıntılı'dan ve şu an aklıma gelmeyen ama isimleri bir şekilde haksız yere "şike, şaibe" söylentilerine karışan kişilerden özür dilemelidirler.

Ve tabii ki en son Türk futbolundan özür dilemeliler. Zira bu sezon böyle söylemlerle, saçma sapan iddialarla Türk futbolunun fazlasıyla içine ettiler. Bu özrü dilemeliler. Tabii ki biraz şerefleri varsa, biraz adamlıkları varsa...

Nokta

not: Bu yazı Bursaspor'un başarısını gölgeleme amaçlı yazılmamıştır, yalvarırım böyle aptalca çıkarımlarda bulunulmasın. Bir kez daha Bursaspor'u şampiyonluğundan ötürü tebrik etiğimi belirteyim...

Çarşamba, Mart 10, 2010

Siz Kötü Zemin Görmemişsiniz #4

Bu eski fotoğrafta görüyoruz ki; Trabzon'da zemin düzeltme çalışmaları nedense kütükle yapılmış . Gerçi pek anlamam, belki etkili bir yöntemdir. Kim bilir? Sene1973 tabii... Onu da düşünmek lazım.

foto: Oktay ağebey'in arşivinden...

Cuma, Ocak 15, 2010

Manidar


Trabzonsporlu Gökhan Ünal'ın transferi için oyuncuyla ve kulübüyle prensipte anlaşmaya varılmıştır.
Fenerbahçe Spor Kulübü


Fotoğraf seçimine takıldım. İlla bir kulp bulacaksın demeyin, kalbinizi kırarım...

Pazar, Aralık 20, 2009

Lidere Selam Durun: Trabzonspor 0 Fenerbahçe 1

Maçın ilk yarısı tahminimden daha hızlı ve keyifli geçti. Bu bölümde, Güiza'nın kendisinden beklenmeyecek derece mükemmel bir şut çektiği ve kendisinden beklenecek şekilde 6 pastan topu boş kaleye vurmak yerine, dışarı atmayı becerdiğini gördük.

Fenerbahçe de Trabzonspor da maça istekli başladı. Öyle zannediyorum ki, ilk yarıyı izleyenler belki müthiş bir futbol izlememiş olsalar bile, maçın temposundan hoşnut kalmışlardır.

İlk yarıda Fenerbahçe'nin değerlendiremediği başka pozisyonlar da vardı tabii. Ve eklemek gerekir ki, Trabzonspor'un da ofsaytla uzaktan yakından alakası olmayan bir pozisyonu yardımcı hakemin hatasıyla ofsayt diye kesildi.

Trabzonspor'un kanat elemanlarının çabukluğu ve arzusu muhtemelen Daum'un çekinmesine sebep olmuş olacak ki, Daum sağ ve sol kanattaki oyuncuları pek ileri göndermeyi istemedi. Sadece zaman zaman Özer gereksiz kahramanlık denemelerine kaçtı. Halbuki sade oynamayı tercih etse, o bölümlerde daha hayırlı işler yapabilirdi. Ayrıca Özer'in fizik olarak da iyi durumda olmadığı da bir gerçek. Her ne kadar Özer oynasın diye buradan yazıp çizsek de, bu gerçeği de söylemek lazım. Öte yandan sağ taraftaki M.Topuz içinden iyi şeyler söylemek zor. O da ne doğru düzgün bindirmeler yapıyor, ne de kendisinden beklenen o şutlarını çekiyor. Kazım'ın piyasada olmaması rehavete mi soktu acep M.Topuz'u? Öyleyse, yanlış yolda.


İlk devre Emre ve Baroni ikilisi hayli iyiydi. Bilhassa fırsat buldukları anlarda sahanın öte tarafında ileri oynama konusundaki zorlamaları yerindeydi. Lakin bu ikili aşırı zorladıklarından ikinci yarı oyundan düştüler. Daum da zaten ikisinden birini, sakatlıktan yeni çıkan Emre'yi oyundan almak zorunda kaldı.

İkinci devrede golü atana kadar aslına bakarsanız Fenerbahçe bir şey yapmadı. Bu bölümlerde Trabzonspor'un istediği şekilde gidiyordu maç...taa ki kaptan Alex'in devreye girdiği ana kadar. Bir oyuncu kafasıyla bu kadar şık asist yapabilir mi? Hem de zor bir pozisyonda yaptı bunu. Gerçekten Güiza'nın önüne çok muazzam bir top indirdi. E tabii o pozisyonda bir anlık hatayla ileri çıkıp çıkmama ikileminde kalan Song'un da oyundan düştüğünü ve Güiza'nın boş alan bulmasına sebep olduğunu belirtelim. Güiza neyse ki golü atabildi. Zoru atmak, ama daha kolaylarını harcamak... Garip adam şu Güiza.

Golden sonraki oyunda Fenerbahçe yine bekleneni yapamadı. İleride topu ayağında tutmasını beklediğimiz adamlar nedense hep bocaladılar ve her seferinde hatalı paslar verdiler. Yukarıda da yazdığımız gibi Özer'in fizik olarak düşmesiyle kötü bir performans çizdiği bir maç oldu ne yazık ki. Umarım Özer'i birilerinin bir hamlede sildiği bir maç olmaz bu. Bizim sabırsızlar delirir böyle zamanlarda, severler Türk oyuncuları bir kalemde silmeyi.


Aslında güçsüz olan sadece Özer değildi. Meselam oyuna sonradan giren Semih'in de nerdeyse ayakta duracak hali yok gibiydi. Devre arasına lider olarak girmek ne kadar güzelse, bu olumsuz görüntülerden kurtulma adına önümüzde bir hazırlık evresi olması da o kadarsevindirici. Umarım teknik heyet bunun farkında olur, bazı önlemler alır bu konuda.

Son olarak her şeye rağmen Trabzonspor'un direkten dönen topunu ve Alanzinho'yla değerlendiremediği pozisyonları da unutmamak lazım. İlk yarıda Fenerbahçe'nin girdiği kadar olmasa da Trabzonspor da önemli şansları değerlendiremedi.

Tüm bu eksilere ve şimdiye dek kaybedilen onca puana rağmen, ilk yarıyı lider kapamak elbette ki keyiflendirici. İnşallah sezon sonunda da Fenerbahçe'yi zirvede görmek nasip olur.

Not: Maç boyunca tezahüratlarını işittiğimiz, Trabzon deplasmanı yaparak "hacı" olan tüm taraftarlarımıza da ayrı teşekkür etmek lazım.

Başlıksız Yazı

 En son 2018'de Fenerbahçe'de bir şeylerin değişeceğine, eski düzenin yok olacağına inanarak bir yazı karalamışım. Ali Koç'tan n...