Çarşamba, Haziran 02, 2010

Türkiye'de Çok Sevilen Bir Oyuncu

M.Ali Aydınlar'ın imza töreninde tebessüm ettiren yorumu: "Türkiye’de çok sevilen bir oyuncu olan Katarzyna Ewa Skowronska için karşınızdayız."

Neden çok seviliyor acaba? Sadece kaliteli bir oyuncu olduğundan mı? Transfer haberinden sonra Fenerbahçeli olmayan çoğu arkadaşımın bu sene Fenerbahçe'nin voleybol maçları için salonda yerimizi alacağız demesi yeterince açıklayıcıdır herhalde.

Dünya yıldızı Christiane Fürst'ün ardından bir başka yıldız Kasia Skowronska'nın da teşrif etmesi. Şu anki ruh halimi tarif edeyim: bir yandan heyecandan kendini kaybetmeye müsait taraftar modundayım, bir yandan da "yahu çok pis gaza geldik, terso olmayalım" tedirginliğindeyim.

8 comments:

Tarjeta Amarilla dedi ki...

ben de bir an once kasim ayi gelse de ligler baslasa diyorum...

twilost dedi ki...

voleybolu en en yakından takip edenler bu transferleri yapılanları saçmalık olarak görüyor ama eğer takımın asıl adamları, seda-eda-naz, triplere girmezse ve takım olmayı geçen seneki gibi süper hızlı başarırsak bu oyunun efsane takımı oluruz..
pazar günü kim olacak acaba?

benden bu kadar dedi ki...

ortega,

bişi sorucam..

bu seneki yabancı kontenjanı ne ayak.

nati gitti mi yoksa? anlamadım ben. biraz açıklama bekliorum..

Ortega dedi ki...

Geçen seneki yabancılardan sadece Nati takımda kaldı.

2010-2011 sezonunda -ben ayakta uyumuyorsam tabii- 3 yabancı oyuncu ile maçlara çıkılabilecek.

Avrupa maçlarında herhangi bir sınırlama yok elbette.

benden bu kadar dedi ki...

Skowronska - nati - fürst - Sokolova

bi de pazar günü dünyayı sallıcaz diolar. türk oyuncuyla dünya sallanmaz ki be abi..

ee 5 ediyor.

3 oyuncu oynatıp 2 sini tribünde bırakmak gibi bi lüks de yoktur sanırım. 3+0+2 şeklinde :)

ben mi bi hata yapıyorum..

abi şimdi sana hesap soruyo gibi oldu ama konu ile ilgili bilgin varsa die soruyorum, yanlış anlaşılmasın :)

benden bu kadar dedi ki...

evet evet mehmet ali aydınlar'ın şöyle bi açıklaması varmış, azıcık araştırınca buluyormuşsun :)

"Biz güçlü bir takım oluşturmak istiyoruz. Oynadığımız Şampiyonlar Ligi finalinde yedekte bekleyen oyuncularımız aynı kalitede olsaydı. 5 setlik o maçı alırdık. Ayrıca bu sene ligler Kasım ayı sonunda başlayıp, Mayıs ortasında bitecek. Yani çok kısa sayılabilecek bir sürede, 5.5-6 ayda 50 maç oynayacağız. Bu da neredeyse 3 günde bir maç demek. Bu nedenle kadromuz, aynı kalitede 2 takım çıkaracak bir kadro olmalı. Bu transferleri bu nedenle yapıyoruz. Ligde zaten 3 yabancı kısıtlaması var. 3 veya 3’ten fazlası da tribünde olacak. O nedenle Chachkova ve Ewa birbirlerinin alternatifleri değil. Yapılan transferlerin hepsi bilinçli olarak ve mevkiiler düşünülerek yapılan transferler. Alınan oyuncuların hepsi voleybolda kariyeri olan, bilinen isimler. Kadroyu doğru seçtiğimize inanıyoruz. Taraftarlarımız endişe duymasın. Bilmeden yaptığımız bir iş yok. Tüm bunlar, uzun ve ayrıntılı çalışmalar sonucu yapılan işler" diye konuştu. Skowronska’yı kulübüyle anlaşarak transfer ettiklerini de belirten Aydınlar, "Ewa’nın kontratı devam ediyordu. Bu transferi kulübüyle anlaşarak yaptık. Biz rakam konuşmuyoruz. İhtiyacımız vardı ve transfer ettik. Kontratını iptal ettirdik ve Fenerbahçe’ye transfer ettik" dedi. Diğer kulüplerin yaptığı transferlerle ilgilenmediklerini de belirten Aydınlar, "Biz başkasının ne yediğine bakmıyoruz. Biz kendi önümüzdeki tabağa bakıyoruz. Biz en iyi kadro nasıl oluştururuz, ona bakıyoruz. Takım olmak da çok önemli. İyi transferlerle takım olamazsınız. Bundan sonra yapılacak çok iş var. Teknik heyete düşecek çok iş var. İyi kadro kuruyoruz ama zaten iyi de bir kadromuz vardı. Hocayla, gitmeden önce bu transferleri konuşmuştuk"

Hand Solo dedi ki...

Abazalığınızı her postta göstermeniz bizi sevindiriyor.
Bu blogun profili artık belli oldu sıkışınca Umut Sarıkaya postları, ondan sonra da cinsellik popülizmi
Gerçek Fenerbahçeliler camiaya tepki peşinde, siz burda şakşakta
Pucca kitap çıkarmış gidip onunla röportaj yapın sırası gelmiştir.
Olmazsa biricik aşkın voodoo'yla bir daha yaparsın nasıl olsa millet aç

SSAY

Ortega dedi ki...

"Abaza" değil, "abazan" olacak.