Salı, Ekim 19, 2010

Alex Alex Alex!


Türk futbolunu yakından takip eden ve profiline baktığımızda Bursaspor sempatisi olduğunu gördüğümüz bir Japon arkadaş Alex'e sorar; "Sao Paolo, İstanbul, Tokyo, Paris... Hangi şehri seviyorsun?" Tabii sanırım 'Google Translate' kullanarak bir çeviri yaptırmış olsa gerek ki tam anlamıyla kuramamış yukarıdaki soru cümlesini. Neyse Alex anlıyor tabii soruyu ve yukarıdaki cevabı veriyor: "İstanbul."

Alex'in İstanbul cevabı gururumu okşadı valla, ne yalan söyleyeyim şimdi. Twitter hesabının arka planında kendi memleketinin bayrağının yanında Türkiye bayrağını ve tabii Fenerbahçe'nin bayrağını kullanmasını görmek de daha bir coşturdu beni. Samimiyetine inanıyorum çünkü Alex'in.

Neyse, satırlarıma burada son vereyim en iyisi. Duygusala bağlayacağım yoksa ve nemlenecek kelimelerimdeki her bir harf tek tek...

5 comments:

Tembel Tösun dedi ki...

Ben Galatasaraylıyım açıkçası pekte hoşlanmam Alexten ama yaptığı ne kadar güzel bir şey yahu, arka planda Brezilya ve Türkiye bayraklarıyla Fenerbahçe logosu. Benimde pek hoşuma gitti.

ergün dedi ki...

alex hoştur,candır ama biraz abartmıyor musun sence de?alex'in fenerbahçeye yaptıkları,fenerbahçe sevgisi ne olursa olsun tartışılmaz ama 7 senedir bazı yaşadıkları(anelka-nobre,sözleşme uzatma zamanı,aykut kocamanla olan ilişkisi)senn gözünde puan kaybettir medi mi?
Ya da hic biraz sinsilik oldugunu düsünmedin mi?

Deli Gömleği dedi ki...

Alex hakkında yazılmış duygusal bir sözlük entrysi aklıma geldi satırları okuduktan sonra:

http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=20453335

Lakin Alex'le ilgili en tuhaf tepki -sanırım- alexsiz alternatiflerin yüksek sesli düşünüldüğü zamanlarda karşı taraftan gelenler.

Alexsizliği düşünmek ne Alex'e ne de futbola ihanettir bence. Alexsiz kalmak için alexin sakatlanmasını, yaşlanmasını veya futbolu bırakmasını beklemeye gerek yok. Formunu beğenmeyip Alexi kesmek veya oyundan almak, kötü formdaki bir Alexi "skoru değiştirebilecek kişisel becerilerini belki maçın bir anınında kullanır" düşüncesiyle 90 dakika oyunda tutma düşüncesinden daha az saygıyı haketmiyor.

Ortega dedi ki...

O konuyla ilgili zamanında şöyle bir yazı yazmıştım.

http://arielortega.blogspot.com/2009/11/alexsiz-hucumda-sorun-yasayan-takm.html

Şimdilerde durum değişti tabii. Alex olmadan da hücum yapabilen bir takıma geçiş aşamasındayız. Bu da olumlu bir şey elbette.

Deli Gömleği dedi ki...

Katılıyorum.

Bazı kötü alışkanlıklarımızdan vazgeçip, kişilikli bir takım olma yolunda daha hızlı ilerlersek, bu kadronun unutulmayacak bir kadro olacağına inanıyorum. bence bugün gözü kapalı eleştiri yapanların hemen hepsi, eğer yetkili olasalardı bu kadrodaki oyuncuların bir çoğunu transfer etmek isteyeceklerdi.