Salı, Nisan 09, 2013

Gündeme gelişine vole


Salih uçarken

Salih Uçan ismi şu sıralar çoğu Fenerbahçelinin dilinde. Gelecek vaad eden genç yeteneklerden bir şeyler beklemeyi bırakmıştı taraftar, ta ki Aykut Kocaman'ın göreve gelmesiyle bu durumun değişmesine kadar. Kocaman, takımla birçok başarıya imza atarken bir yandan da Fenerbahçe'nin geleceğini oluşturma çabalarında. Ve bu süreç meyvelerini ciddi ciddi vermeye başladı artık. Bunlardan en meşhuru da son haftalardaki performansı ve skora katkılarıyla Salih Uçan tabii ki. Salih daha transfer edildiğinde "bu kadar para eder mi?"den tutun, "Fenerbahçe yine bir genç yıldızı yok edecek" klişesine kadar türlü türlü yorumlar yapıldı. Onunla daha önce çalışmış teknik adamlar ve genç yetenekleri takip edenler bu ismin üzerinde özel duruyorlardır lakin burası Fenerbahçe'ydi. İlk hatada ne vaad ederse etsin bir genç yeteneğin yok olma sürecine girmesi kaçınılmaz olabilirdi. Salih'te de böyle bir durum söz konusu olabilirdi, fakat şansına takımın başında Aykut Kocaman vardı ve buna ek olarak takımdaki bazı sakatlıklardan dolayı Salih'e fırsatlar doğmuştu. Mesela Meireles'in hem Süper Lig'de hem de Uefa Avrupa Ligi'ndeki cezalı maçlarında yerine zaman zaman forma şansı bulan Salih hem iyi oynadı hem de takımı sırtladı. Ve bu genç bunları yaptıysa sadece "şanslı" deyip geçmek doğru olmaz herhalde. Kumaşı çok iyi, eğer akıl hocaları da iyi yönlendirirse Fenerbahçe'nin Salih'i elde tutması zor olacaktır. Zaten şimdiden herkes Türkiye'de gerçekleşecek U20 Dünya Kupası'nın dört gözle bekliyor.

Terim'in hareketleri ve olası cezası

Fatih Terim saha kenarındaki sinirli hareketleriyle bilinen bir isim. Bu özelliği o kadar ön plandaki bazen takımını taktik anlamda yönetme tarzından ziyade, maç öncesinde ve esnasında saha kenarında takımını motive edebilmesiyle daha meşhur biri olduğuna dair yorumlar artık daha fazla. Zaten çalıştırdığı takımlardaki oyuncular da zaman zaman bu konuya dair anılarını anlatıp durur. Terim'in hakkını yiyor gibi de algılanmayayım elbette, bunca başarı sadece motivasyonla olamaz elbette taktik artılar da cabasıdır. Sezar'ın hakkı Sezar'a. İşte tam bunu söylerken gerek Galatasaraylılar gerekse de Terim'i her koşulda destekleyen diğer kişiler bilmeli ki onun saha kenarında veya dışında yaptığı bazı hareketler çok antipatik duruyor. Bugüne kadar bir şekilde savunulan hareketleri olmuştu ancak son Mersin maçında önce hakemin üzerine yürümesi, sonra da saha görevlisi ve yayıncı kuruluş kameralarına yaptığı hareketleri görünce Terim'in hala savunulmasına şaşırıyorum (evet, hala savunan var). Savunan güruha tek sorum var; bir an için Terim'in sizce haklı olduğunu unutun ve kendinize şu soruyu sorun, o hareketleri Terim değil de başka biri yapsaydı gözüne çok rahatsız edici gelmeyecek miydi? Öyle değil mi? Hatta belki de söylenecektiniz. Bunu kendinize itiraf etmelisiniz. Onca hareketin yanında maç sonrası kurullara ve 3.şahıslara tehditler de ayrı bir mevzu. Ve tüm bunların üstüne Lig tv'ye çıkma işini kulüp yöneticisi ayarladığı halde "siz çağırdınız diye geldim, planlanmış bir şey yok yani" cümleleri. Olay iyice komediye döndü. Şu aşamada merak ettiğim tek şey bir ceza verilebilecek mi Terim'e? Verilirse ne kadar olacak? Terim'in tribünde olduğu maçlarda zorlanan Galatasaray önümüzdeki maçlarda neler yapacak vs.

Aybaba'nın Oğuzhan takıntısı

Samet Aybaba'nın Galatasaray ve Fenerbahçe'nin bu kadrolarının ve kamuoyu etkilerinin yanında Beşiktaş'la 'FEDA' sezonunda yaptıklarını başarılı bulmakla beraber, yaptığı bazı işlerle takımını geriye götürdüğünü düşünüyorum. Birçok şey konuşulabilir ancak sadece Oğuzhan meselesine değineyim. Oğuzhan gayet yetenekli bir isim. Aybaba ise her fırsatta ya oyuncusunu medya önünde azarlıyor ya da jest ve mimikleriyle onu demoralize ediyor. Bu oyuncuya neden bu kadar takmış anlamıyorum. Dünkü Bursaspor maçının ilk yarısını izledim. Beşiktaş'ın kötü görüntüsünün tek sebebi Oğuzhan'mış gibi saha kenarından sürekli ona bağırdı çağırdı. Ve oyuncu da haliyle iyice pıstı kaldı oyunda. Bir Fenerbahçeli olarak eğer Aybaba sezon sonuna kadar Beşiktaş'ta kalacaksa bi Sezer-Oğuzhan takası olur mu beklentisinde olacağım. Sezer'den Fenerbahçe'ye hayır gelmeyecek gibi, keza Oğuzhan'ın da Aybaba varken Beşiktaş'ta işi zor. Mantıklı bir takas olur kanaatindeyim.

http://www.medyaspor.com/kose-yazilari/gundeme-gelisine-vole-133

***


Not: Bundan sonra fırsat buldukça gündeme dair karalayacağım bu tarz yazılar. Başlanıgıcı klasik biçimde "3 Büyükler" denen takımların gündemiyle yapmak pek hoş olmadı aslında ama ilklerin günahı olmaz diyeyim. Önümüzdeki yazılarda daha kıyıda köşede kalmış mevzulara değiniriz.