Pazartesi, Ekim 05, 2009

Alışkanlıktan Olsa Gerek

Asker, valiye emredebilir mi?

Demokratik ülkelerde edemez tabii. Mevzu nedir diye merak eden varsa özet geçeyim; Mardin'de bir genç kız, Org. Başbuğ'a dileklerde bulunuyor, Org.Başbuğ da Valiye dönerek, "Vali, bunu takip et!" diye emir veriyor. Rica bile değil bakın. Direk emrediyor... Ne demokrasiye, ne de bürokrasiye sığan bir hareket işte.

Atilla Yayla, "Askerin Dili ve Demokrasi" makalesinde konuya çok güzel değinmiş; "General, halk dilinde ve bürokraside yaygın olan "Sayın Valim", "Sayın Vali", "Vali bey" gibi lafları kullanmıyor. "Siz" de demiyor. Valiye sen diye hitap ediyor ve de âdeta emir veriyor."

Anlaşılan Org. Başbuğ mesleki alışkanlıktan olsa gerek devletin valisine sanki askeriymişcesine, sen diyerek emir veriyor. Aman ne güzel!

Alın size demokratik(!) bir Türkiye resmi.

not: bu olay geçtiğimiz bayramda yaşanmış ve şu sitede bugün dile getirildiği için dikkatimi çekmiştir..

9 comments:

Adsız dedi ki...

askerliğini yaptın ya, rahat rahat yazarsın artık böyle şeyleri. seni kerkenez seni :D

bir tertibinden sevgilerle

alberto dedi ki...

protokol sırasına da bakman gerekirdi bunu eleştirebilmen için..

kayser dedi ki...

ne protokol sırası be adam. vali bu. boru değil.

alberto dedi ki...

ee öbürü de genelkurmay başkanı, uzman çavuş değil farkındasın sanırım.

Adsız dedi ki...

valinin yanında orgenaral olsan kaç yazar? paşa yanındaki uzman çavuş gibisindir böyle durumlarda :D

Alper dedi ki...

akepenin kömürünü dağıtan demokrat valiler olsaydı başbuğa gereken cevabı verirdi merak etmeyelim !

linguisticsfc dedi ki...

bi de başbakan-vali diyaloglarına bakmak lazım, türlü türlü taklalar atılıyordur yalakalık yapılırken demokrasi adı altında, orduya giydirmek moda tabii bu aralar, hakan şükür tipi blogger ihtiyacı yazıyordu ankette, kastedilen buysa, ben almıyım

Ortega dedi ki...

Hakan Şükür tipi blogger ihtiyacı yıllardır yapılan Hakan Şükür tipi pivot santrafor geyiğine göndermedir.

Öte yandan, demokrasiden uzak militarist bir Türkiye özlemi içinde olanlara bir şey diyemeyiz elbette.

axel dedi ki...

valiye iş takibi yaptırmak başbuğ'un görevi değildir..
başbuğ o kadar iş takibi düşkünüyse ceylan'ın ölümünü, kaza mı intihar mı ne olduğu belli olmayan uzman çavuş un ölümünü takip ettirsin askerlerine...