Pazar, Ekim 26, 2014

Klopp, Türk mantalitesi, Galatasaray'ın bir yıldaki antrenör değişimleri



Çarşamba günü Galatasaray'ı Arena'da Dortmund güle oynaya 0-4 yenerken maç sonunda çoğu kişi "bugün Dortmund'un 8 gole ihtiyacı olsaydı o kadar da atarlardı" diye düşünmüştür. Kendi liglerinde iyi günler yaşamayan Klopp'un öğrencileri Şampiyonlar Ligi arenasında aksine hayli iyiler. İlginçtir...

Her basın toplantısında ilgi çekici demeçleri olan Klopp'un İstanbul'da maç sonunda ettiği her cümle ayrı ayrı irdelenmeli. Türk futbolunun düzeleceğine dair umudum pek olmasa da bari bizi dışarıdan daha iyi görenlerin sözlerine daha dikkat kesilsek iyi olacak.

Şöyle dedi Jürgen Klopp bir cümlesinde: "2008'den beri Dortmund'da çalışıyorum. Benim başkanım ve yöneticilerim Türk mantalitesinde olsa buraya kadar gelemezdim." Elbette Alman liginde de istisna durumlar olmuştur. Kısa sürede gönderilen antrenörler vesaire. Lakin günümüzdeki realite ortada. Klopp bu demeci Galatasaray'a karşı verdiği için sadece Galatasaray özelinden bu duruma bakacak olursak adam çok haklı.

Bundan bir sene önce, daha doğrusu bir sene bir ay desek daha doğru, Galatasaray'ı Fatih Terim yönetiyordu. 24 Eylül 2013 itibarıyla görevine son verildi. Galatasaray'da kazandığı başarılar ve Türk futbolunun dünya çapında tanınan teknik adam isimlerinin en başında geldiği muhakkak bu ismin.

Yerine gelen Roberto Mancini ismi de hem İtalyan ve dünya futbolunda bilinen, saygı duyulan bir kişilik. Onun da çalıştırdığı kulüplerdeki başarıları ortada. Haziran 2014 tarihinde Mancini ile de yollar ayrıldı.

Onun yerine İtalya Milli Takımı'nı Dünya Kupası'nda idare eden Cesare Prandelli geldi. Diğer iki isme nazaran teknik adamlık kariyeri daha zayıf olsa da hem geldiği takım hem de yine dünya futbolunda yeri olan bir isim Prandelli de.

Şimdi Galatasaray (ve aslında Türk futbolu bu bahsettiğimiz) bir yılı biraz aşkın bir süre zarfında dünya piyasasında bilinen, önemli üç isimle çalıştı. Biriyle de hala çalışmakta ama dün yeni başkan seçen Galatasaray'da Prandelli'nin takımda kalıp kalmayacağı muamma.

Bahsi geçen üç isim... Kağıt üzerinde ne büyük zenginlik olması gerekir değil mi? Veya bu ne karmaşa birader mi denmeli?

İkisi de birden denmeli. Hem bunların futbol birikiminden yararlanacak durum oluştu çünkü hem de bu isimlere (Terim biraz istisna elbet) kendi futbol felsefelerini tam oturtacak zaman verilmedi. Sabırsızız zira. Ve çok şey bildiğini sandığımız yöneticilerimiz var ülke futbolunda. Değişir mi bu durum? Emin değilim. Yaşım 30.

20 yılı aşkın süredir durumlar hep böyleydi...