Pazar, Mart 28, 2010

Selçuk İşi Bitirdi


Derbide Fenerbahçe maçın nerdeyse tamamında takım olarak iyi mücadele etti, iyi oynadı ve bir derbide, bilhassa deplasmanda oynanan bir derbide yapılması gereken çoğu şeyi yaptı. Maçı da bu sebeple hak ederek kazandı.

Bu maçın ardından şöyle olsaydı, acep yine böyle olur muydu? biçiminde sorular soranlar çıkacaktır ama futbol nihayetinde skor oyunudur ve tabelaya baktığınızda bu gece kazananın adı yazıyor. O da Fenerbahçe!

Orta sahada diri olan, maçı sakin götüren, gol yemeyen ve öyle ya da böyle bir şekilde golünü atan taraf olan Fenerbahçe bu maçı hak etmiştir. Rijkaard'ın Arda hamlesi maçın dönüm noktası oldu denebilir. Ciddi bir risk aldı ama tutmadı. Selçuk'un golünde de Galatasaray'ın orta sahasının piyasada olmayışı gecenin Galatasaray adına özetidir. Muhtemelen çoğunluk Leo Franco'ya kilitlendi, ki haklılar da, çok ciddi bir hatadır ama diğer yandan bunu da görmek lazım.


Fenerbahçe'de iki oyuncu için ekstra şeyler yazmak gerek. Birincisi Selçuk. Yerden yere vurulan bir oyuncu. Çok büyük hatalar yaptığı ve futbolunu beklenen şekilde geliştirmediğine dair yapılan eleştirilere katılmak mümkün ama öte yandan onunla aynı mevkiide oynayan diğerlerinden (Emre hariç) eksiği olmadığını da söylemek mümkün. Ve bilmem ne kadarınız katılıyor bu tespite ama çoğunlukla derbilerde soğukkanlı oynadığını ve skora etki eden güzel şeyler yaptığını da görüyoruz. Belki Selçuk haftaya Kayserispor maçında ilk top kaybında ıslıklanacak, yuhalanacak ama böyle ehemmiyetli maçlarda çok az hata yapıyor, ayakta kalmayı başarıyor. Bu da mühim bir detaydır. Hatta şakayla karışık Selçuk için "Büyük maçların büyük oyuncusu" diyorum (bkz.Lyon, Galatasaray maçları). Zorluk seviyesi yüksek olan maçlarda oynasın, diğer maçlarda kulübede otursun diye bir teklifim var hatta onun için. Katılanlar? Katılmayanlar?

Bahsetmek istediğim diğer oyuncu ise Volkan. Ne güzel bir kurtarış yaptın. Belki de maçı kazandıran diğer olaydı o kurtarış ama sen gidiyorsun, saçma sapan bir şekilde hakemin Baros'a kart göstereceği anda Baros'a dikleniyorsun, ortalığı toz duman ediyorsun. Daha sonra da kartı yiyorsun. Yaptığın hareketin mantığı var mı Volkan? Kendinde misin be birader?


Lig çok garip bir hal aldı. Her hafta zirveye dair yorumlar, tahminler değişiyor. Net bir şey söylemek güç görünse de Bursaspor'un hala bir adım önde olduğunu söylemek abes olmaz. Fenerbahçe'nin iyi kullanabilirse ciddi bir fikstür avantajı hala var. Beşiktaş ise gerilerden iyi koptu da geldi. Şu an en dezavantajlı konumda Galatasaray var.

Fenerbahçe evinde Kayserispor'u yenerse oradan gelen üç puanla ve akabinde Ankaraspor'dan gelen üç puanla birlikte altı puanı alıp, biraz rahatlayacak ve rakiplerinin puan kayıplarını bekleyecek. Kağıt üzerinde böyle hesap kitap işlerine girmek kolaydır denebilir, ama böyle de bir avantajı var Fenerbahçe'nin. Mühim olan bu avantajı skorlara da yansıtmak olacak. O konuda da gol yememeye devam edip, eninde sonunda rakip kaleye bir tane attığınız takdirde başarılı oluyrosunuz bu ligde zaten.

Kazanmak güzeldir. Ezeli rakibi yenmek güzeldir. Tribünde de kazanmak güzeldir. Takımın yaptığı paslaşmalar, deplasmanda "oley" çekmek de işin kremasıdır. Orada, tribünde olanların ayağına, yüreğine sağlık...

11 comments:

dt.ibo dedi ki...

abi VOlkan'ın eleştirilecek hareketi Baros'a diklenmesi değildi bence, Galatasaray'Lı olduğumdan objektifliğimi sorgulayabilirsin belki ama halı sahada eşle dostla oynarken yapılacak hareketi bu maçta yapması en hafif tabirle hayvanlıktır kanımca.

Bunu yapan GS.dan da olsa hayvanlıktır, BJK tan da olsa hayvanlıktır, Rizespor'dan da olsa hayvanlıktır bana göre.

Ortega dedi ki...

dt.ibo,

Normalde bu tarz yorumları mümkün mertebe onaylamamaya özen gösteriyorum. Yorumun içinde "hayvanlık" dersen, bir başkası da sana cevap olarak bir şeyler yazıyor, uzadıkça uzuyor olay. Lakin konuya dair fikrimi yazmam için fırsat verdi bu yorumun. İyi de oldu.

Şöyle diyeyim; geçmişte ne Lincoln'ü eleştirdim top sektirdi diye, ne de bugün Volkan'ı eleştiririm kıçıyla top kontrol etti diye. Bu gece kaybetmiş olsaydık ve Leo Franco benzer bir hareketi yapmış olsaydı, yine bunu yazardım. Buna emin olabilirsin. Hem blogda hem de Tribün Dergi forumlarında Lincoln'ün hareketinin abartıldığını yorumlamışımdır. Burada da Volkan'ın hareketine -bence- takılmamak gerek. Tekrar ediyorum, bu sadece benim hadiseye bakış açımdır.

gfb_burak_41 dedi ki...

alex'e su şişesi atan tribünleri ve yine yerlerde şov yaparak kıvranan keita'dan bahsedelim tabi. volkan'ı konuşacaksak, onlara da değinmek lazım.

bakyaw dedi ki...

Volkan her zaman Volkan'dı. Her iyi kaleci gibi o da biraz deli. Buna artı olarak da taraftar. Gayet normal bence.

Daum geri döndü! Sonunda hareketlendi. Bağırdı, çağırdı. Neydi öle 80'lik nineler gibi battaniye altında maç izlemeler. Umarım bu hırsla devam eder. (Taktik, teknik, değişiklik vs... den bahsetmiyorum)

dt.ibo dedi ki...

@ Ortega

Kullandığım kelimeyi elimden geldiğince hafiflettim blog olayını göze alarak tabii ki.

sonuçta top sektirmeyle ben aynı kefeye koymam, ayrıca Volkan bikaç sene önce tribüne cinsel organını işaret etmiş bir oyuncu GS maçında. Biliyoruz hepimiz nasıl bir adam olduğunu.

Haa şüphesiz iyi kaleci. Ancak ben de samimiyetime ister inanın ister inanmayın, hakemle dalaşan yok yere yerlere yatan her pozisyonda hakeme/rakibe diklenen Barış'a da sallıyorum yeri gelince. Volkan'a da sallıyorum.

Tabii ki renkler gereği Volkan'a sallarken daha ağır kelimeler kullanıyorum. Ancak sizin de yazdığınız gibi tarafsız olma derdimiz yok. Olmasın da zaten. Futbol böyle güzel.

@gfb_Burak

Alex'e o su şişesini atanın Allah belasını versin. Bari şu temiz geçen maçta adam gibi otursalardı ama biraz düşün ikisinin bir olmadığını anlarsın. Derbilerde bugüne kadar atılan malzemeler bir şehrin çöplüğünü doldurur ancak maç içinde böyle hareketleri özellikle futbolculardan görmek yakışmaz. O hareketten sonra tribünler yine de sağduyulu davranmıştır diyebiliriz.

Gerçi maç kaybetmediğiniz için belki anlamanız zor :)) ama bir düşünün Kadıköy'de yeniliyorsunuz GS'a son anda Penaltı diye tartışılabilecek bir pozisyonunuz verilmemiş (pozisyonu tartışmayalım, tribünden izliyorsunuz varsayın) rakip kaleci poposuyla indiriyor topu.

Neler söylerdiniz? Ne reaksiyon verirdiniz?

Dediğim gibi Kadıköy'de maç vermediğinizden bize anlamanız zor ama, bi deneyin yine de :))

sallanyuvarlan.blogspot.com dedi ki...

22.000'i susturduk bu bize yeter.22.000 diyorum sadece,farklı yazarsam onaylanmıcak çünkü.herşey güzeldi,selçuk hayatının futbolunu oynadı bence.gassaraylılar penaltı diyor ya ben penaltıya kadar neler neler sayarım,biz yaparız sarı kart gassaraylı yapar kart verilmez örnek mehmet topuz pozisyonu bir de servetin dirseği ama servetin dirseğinde ne faul var ne kart. g.santos a ne demeli,atıyor kendini habire.penaltı diyorlar onlara birşey diyeceğim.cangele ye yapılan penaltıydı,kasımpaşalı korayın yaptığı penaltıyı emreye yapılan niçin penaltı değild.

SAMİYEN SUSTU BİZİ DİNLEDİ,MECİDİYEKÖY BÖYLE İNLEDİ! FENERBAHÇE DİYE..

Beercholic dedi ki...

keita'nın, alex'e su şişesi atan gs taraftarının hayvanlığı bir kenara..
volkan'a olur olmadık yerde küfredenlerin hayvanlığı bir tarafa..
volkan'ın maçı getiren mükemmel kurtarışı bir tarafa..
şu hareketi kesinlikle affedilemez bir hareket, acilen birileri tarafından uyarılmalı, hele de biz fenerbahçe'li taraftarlar olarak bundan övünürsek bu işin sonu daha da kötü olur..
topu poposuyla kontrol edip rakiple maytap geçmek ne demek ya? hayır seyirci seni sinirlendirir de, sen seyirci değilsin, futbolcusun, onlardan farkın var..
sen gs taraftarına karşı değil, gs futbolcularına karşı oynuyorsun, onlara bir saygın olmalı, taraftarları benim de umrumda değil..
volkan uyarılmalıdır bence..

varol döken dedi ki...

vallahi selçuk golü atınca arkadaşıma döndüm ve bu gol bize kapak olsun dedim çünkü maç boyu atamadığı pasları ile delirtmişti bizi...

ama sakin oynadığına katılıyorum, şu görüntüsüyle baroni'den bir eksiği olmadığına ve büyük maçlarda gerçekten çok önemli işler yaptığına da yine de sırf baroni var diye fenerbahçe ilk 11'nin oyuncusu olduğuna katılamam...

yine de bu selçuk ile galatasaray'ı yenmek bir zevk be:)

MUTLU dedi ki...

sabahtan beri gs bloglarını okuyorum bu nasıl bir fetiş davranış arkadaş bir tane Rijkaard elano jo arda vs. eşeltiri yok ulan tek suçlu biziz onlara dokunmayın diye yırtınmadıkları kalmış. bu nasıl hoca ve futbolcu sevgisi anlamadım.

brs dedi ki...

sen lıncoln un top sektırmesıyle volkanın topu kıcıyla kontrol edısı aynı dıyosan soylencek fazla bısey senın ıcın yuh dıyoruym bende sana burak kardesım sen her kadıkoy macında olanları ızlemedın galıba kazakıstan da ızlıyosun sanırım son yılların en olaysız derbısı oynandı nerenle ızlıyosun cok merak edıyorum konusurken dusununde konusun volkan konusuna gelınce ıkı top kurtarıp 2 sen yatmakla buyuk kalecı olunmaz yazık....

Sekhranikos dedi ki...

Selçuk konusunda tamamen katılıyorum. bu adam uzun yıllar camiada kala kala kapasite olarak olmasa da mental olarak artık büyük takım oyuncusu. Haliyle büyük maçları çok rahat kaldırıyor. Bir muadilide denizdir bunun. Bunlar büyük maçlarda hata ederler ama mental olarak bu kardeşleri sahada dağılmış yıkılmış olarak görmek zordur. insan üzülüyor kulüpte bunca zaman kalma fırsatı yakalamışsın geliştirsene kendini dimi. mental olarak bu kadar olgun iken teknik olarakda biraz tatmin edici olsana.

iktidarsız kocalar gibi bunlar. Adamlık 1 numara ama erkeklik yok:)))