Pazar, Ocak 03, 2010

Fenerbahçeli Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı


Tümer Metin 1974 doğumlu orta saha oyuncusu. Beşiktaş'ta kaptanlık da yapmış olan bu oyuncu, İnönü Stadındaki bir maç öncesi Beşiktaş taraftarının Fenerbahçe'ye küfürlü tezahüratına eşlik etti. Bu olayın görüntüsü video paylaşım sitelerinde ve birçok forumda dillere pelesenk oldu. Sağır sultan bile duydu. 2006 yılında önce yalanlanan, daha sonra aniden Tümer Metin Fenerbahçe'de haberiyle duyurulan trasnfer haberi sonrası Fenerbahçe'ye geldi... Gözünü endüstriyel futbol çılgınlığı bürümüş bir kısım Fenerbahçeli bu transferden rahatsız olmamıştı, ama geri kalan çoğunluk ise hayli rahatsız oldu. Bu durumu içine sindirememişti. "Neyse" dendi, elden ne gelirdi? Hoşnut olmasalar da Tümer Metin artık Fenerbahçe forması giyecekti. Yapılacak fazla bir şey yoktu. İstemeye istemeye bu olayı hazmetmeye çalıştılar.

Emre Belözoğlu 1980 doğumlu orta saha oyuncusu. 1992 yılında Zeytinburnuspor'dan Galatasaray'ın altyapısına transfer oldu. O günlerde Fenerbahçe ve Galatasaray arasında bu oyuncu için ciddi bir çekişme yaşandı. Kazanan ise Galatasaray olmuştu. Emre'yi yakından tanıyanlar ve Galatasaray'lı bazı isimler Emre'nin çocukluğunda Fenerbahçe taraftarı olduğunu söylüyordu. Yıllar sonra bu gerçeği kendisi de teyid edecekti ama önce bunun nasıl olduğuna geçmeden, bir anektod aktaralım. Emre'nin Galatasaray'da oynadığı yıllarda agresif bir oyuncu olduğunu tüm Türkiye gözlemliyordu (kaldı ki hala öyle). Maç boyunca hakemlere ve rakip oyunculara bağıran (bazen takım arkadaşlarını da azarlayan) bir isimdi. Zaman zaman bu bağırışlar arasında küfürler de oluyordu. Bir maçta yardımcı hakeme kızan Emre'nin "Sen Fenerli misin?" gibilerinden başlayan ve devamında küfür dolu cümlesini milyonlarca kişi televizyon ekranlarından izlemişti. Zaten ezeli rakipte oynadığı için pek sevilmeyen Emre, Fenerbahçeliler için iyice antipatik olmuştu bu olaydan sonra... 2008 yılında Fenerbahçe yine sansasyonel bir transfere imza attı. Newcastle United'da oynayan ve onun geçmişini iyi bilmeyenlerin Galatasaraylı diye bildiği Emre Belözoğlu Fenerbahçe'ye transfer oldu. Fenerbahçeliyim diyen bir oyuncunun Fenerbahçe'ye gelmesi normaldir ama, işte orada bir ama var. Nedir o? Gerek yukarıda zikrettiğimiz olay, gerekse de Fenerbahçe'ye karşı bir dönem takınmış olduğu düşmanca tavırlar sonrası antipatik olan bir isim olarak Fenerbahçe'ye gelmişti. Nefret edilenler listesinin başlarında bulunan bir isim gelmişti yine Fenerbahçe'ye. Gerçek taraftar yine ters köşe olmuştu. Ezeli rakiple anılan bir oyuncunun Fenerbahçe'ye gelmesini zafer sayanlar ise elbette ki deliler gibi sevinmişti bu habere. Lakin genel olarak "burada ters bir şey var" diyenler çoğunluktaydı. Onlara da "hazmedersiniz" dediler. Hem zaten Emre "ben çocukken Fenerliydim" itirafında da bulunmuştu ya...

Mehmet Topuz 1983 doğumlu orta saha oyuncusu. Kayserispor'da gösterdiği performansla adından sıkça söz ettiren bu oyuncu 2009-2010 sezonu için takımlar hazırlıklara başlarken, bir gece ansızın Beşiktaş formasıyla objektiflere poz verdi ve "Ben Beşiktaşlıyım" diyerek gönlünün siyah beyaz formayı giymekten yana olduğunu açıkladı. Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören de "hayırlı olsun" lafıyla onayladı bu olayı. Lakin daha sonra işler karıştı Fenerbahçe, oyuncuyu biz alacağız, kulübüyle anlaştık, Topuz'la da anlaşırız mantığıyla yaklaştı olaya. Mehmet Topuz ise ağlamaklı yüzlerle çıktı bu olayın akabinde medyanın karşısına, ve dedi ki "Ben Beşiktaşlıyım, 50 milyon dolar verseler de Fenerbahçe'de oynamam!". Fenerbahçe taraftarı yine ikiye bölünmüştü. Bir kısmı "basarız parayı, alırız Topuz'u da" diye bakıyordu olaya, bir kısmı ise "Fenerbahçe'de oynamam diyen adamın peşinden koşulmaz" diyordu. Bu kez bu iki görüşü savunanlar arasında ciddi uçurum yoktu. Fifti fifti bir durum söz konusuydu. Sanırım bu da Fenerbahçe taraftarının bizzat Fenerbahçe yönetiminin medya üzerinden gerçekleştirdiği sistematik duyarsızlaştırmasıyla alakalıydı. Neyse, Mehmet Topuz da Fenerbahçeli olmuştu tabii. Aziz Yıldırım yine son noktayı koymuştu. Bunu içine sindiremeyenler yine hazım giderici yöntemler arayacaktı. Kaderleri böyle yazılmıştı.


Semih Şentürk 1983 doğumlu forvet. 1999 yılının Ağustos ayında yapılan Balkan Gençler Şampiyonası'nda 4 maçta 8 gol attı. Turnuva sırasında 5 gol attığı Yugoslavya maçını izleyen Fenerbahçe PAF takımı teknik direktörü İrfan Saraloğlu tarafından beğenilerek 1999'un Eylül ayında Özçamdibispor'dan Fenerbahçe PAF takımına transfer edildi. 10 yıldır Fenerbahçe forması giyen, daha doğrusu A Takım kariyerinde daha çok yedek bekleyen, sonradan oyuna girip attığı gollerle takımı kurtaran ve bu yüzden nöbetçi golcü lakabıyla anılan bir isim oldu. Ayrıca genç ve tecrübesiz olmasını ima edenler tarafından "Genç Semih" lakabıyla da bilinen bir forvet oldu. 2007-2008 sezonunda Süper Lig gol kralı oldu. 2008'deki Avrupa Şampiyonasında ise Nihat Kahveci'yle birlikte takımın gol ümitlerinden biriydi. Çeyrek Final'de Hırvatistan karşısında 119. dakikada attığı gol kariyerinin en unutulmaz gollerinden biriydi. Gol krallığının ardından, turnuvadaki performansıyla da adından sıkça söz ettiren bir isim oldu. Gerek Türkiye liginden, gerekse de Avrupa'dan talipleri çıktı. Fakat Semih tercihini hep Fenerbahçe'den yana kullandı (ve bu öncesinde de böyle olmuştu). Semih öte yandan sürekli küçümsendi, bir türlü sahiplenilmedi taraftarı olduğu takımda. Fenerbahçe taraftarının büyük bölümü son 10 yılın en iyi takımı listesini yaparken Semih'in adını pek zikretmez misal... Kezman, Güiza gibi kötü günleri iyi günlerine nazaran daha fazla olan forvetleri her zaman Semih'e tercih etmiştir. Teknik direktörler de öyle yapmıştır, yapıyor ve gelecekte de yapacaklarını söylüyor. Her zaman bir kusur bulunur Semih'e. Güiza 10 hafta gol atamasa, sabredilir; lakin Semih ilk on bir olarak sahaya çıktığı maçın 20. dakikasından itibaren eleştirilir. 90 dakikayı çıkaramıyor derler, yedekten girince daha iyi derler, asla Fenerbahçe'nin ihtiyacı olan forvet değil derler..Güiza'ya ya da onun gibilere talim ederler (böyle yazıyorum da, kendim çok mu farklıyım? değilim tabii, bu bir genellemedir ve aşağı yukarı her Fenerbahçeli dahildir).

Şimdi bu Semih neden gündemimizde? Bilenler vardır, Fenerbahçe Kulübü opsiyon hakkını tek taraflı olarak kullanarak Semih'in sözleşmesini 1 yıl daha uzatmış. Semih ise işin hukuki boyutunu ve maddi kaygıları gerekçe göstererek bu konuyla ilgili Federasyona başvurmuş. Bunu yaparken de dedikodulara fırsat vermemek için "Ben Fenerbahçeli Semih'im" diyerek kendi web sitesinden bir duyuru yapmış. Semih'i o açıklamasında samimi bulmayabilirsiniz. Bu sizin yorumunuzdur. Lakin burada evvela irdelenmesi gereken başka bir husus var. Birkaç gündür birileri el altından gündem değiştirmeye ve Fenerbahçe taraftarına yine birini suçlu göstermeye çalışıyor. Ve ne yazık ki bu girişimlerin işe yaradığı görülüyor. Bir kısım (bilhassa Antucu zihniyet) yine coşmuş. Semih'i hemen idam sehpasına oturtmuş. Sen nasıl kulübün dediğine kafa sallamazsın? diye soruyorlar. Şunu demek lazım bu kişilere, bugüne kadar Fenerbahçe'ye gelmeden evvel her hareketleri size ters olan Tümer'i, Emre'yi, Mehmet Topuz'u tereddütsüz kucaklayanlar var aranızda, öte yanda ise bugüne dek size hiçbir falsosu olmamış, sadece profesyonnelik gereği değil, aynı zamanda taraftarı olduğu için ayrı bir önemle Fenerbahçe forması giyen ve "Ben Fenerbahçeli Semih olarak doğdum. Futbolu burada bırakmak istiyorum. Fenerbahçeli Semih olarak futbolun içinde kalmak en büyük hayalim" diyen bir adam var karşınızda. Bu adamın suçu ne? Adı bahis skandalına mı karışmış? Takımı sahada maç yapıyorken, gece kulüplerinde fink atmış biri mi? Futbolculuğundan çok kelepçeli seks partilerine adı karışmış bir isim mi? Rakip taraftarlarla Fenerbahçe'ye küfürlü tezahüratlar mı yapmış? Transfer dönemlerinde istediğim parayı vermezseniz, şu takıma giderim diye tehditte mi bulunmuş? "Ben ayrılıyorum" diyerek giden, sonra kulüp bulamadan kuzu kuzu geri dönen biri mi? Cevap verin... Nedir bu Semih'in suçu, günahı?


Durun sizden önce ben söyleyeyim, Fenerbahçeli olması değil mi? Fenerbahçeli olmanın dayanılmaz ağırlığı bu olsa gerek. son 10 yıldır böyle topçulara alışık değil camia.

Semih "kalacağım" diyor ama gitse daha hayırlı olacak. Semih'i bulup Fenerbahçe'ye getiren İrfan Saraloğlu "Nasıl Real Madrid'in Raul'u varsa, Fenerbahçe´nin de Semih´i var. O, Türkiye´de kalenin yerini en iyi bilen oyuncu", demişti bir söyleşisinde. Fenerbahçe olarak sanırım Raul misali Semihlere ihtiyacımız yok. Fazla gelir. Hele ki "Ben Fenerbahçeliyim" diyen adam, çok fazla gelir. Fenerbahçe'ye söven, "Fenerbahçe'de oynamam" diyen adamların peşinde koşmak lazım. Yahut Semih'e söylesinler, strateji değiştirsin. Bir yerlerde Beşiktaş taraftarıyla buluşsun ve birlikte tezahürat yapsınlar ama video görüntüsü de olsun o işin...veya "şu kadar milyon dolar da verseniz daha da Fener'de durmam" desin, "Galatasaray'a gidiyorum" diye çıkış yapsın, "dur yiğenim, nereye desin" birileri. Durdurmaya çalışsın. Akılları başına gelsin.

Velhasıl kelam, yıllardır hak ettiği değeri göremeyen, bir türlü tam anlamıyla sahiplenilmeyen Semih şu an "gidiyorum" dese, hakkıdır. Aksini iddia edecek var mıdır? Yoktur. Olmamalıdır.

24 comments:

Nerazzurri dedi ki...

O zaman bu mudur budur Hasan. Eline sağlık çok güzel olmuş.

peralta dedi ki...

şahsen hiç sinirlenmedim semih'e. hakkıdır sonuna kadar. onun yerinde ben de olsam aynısını yapardım. takım tutmak başka birşey, tuttuğun takımda oynamak bambaşka bir şey. ama adam yerine konmak herşeyden önemli. kendini defalarca ispatlamasına rağmen hala yeterliliğinin tartışıldığı bir camiada sözleşmesi konusunda sen haber bile vermezsen opsiyonu uzatırken, o da eyvallah demez. haklıdır.

Rıdvan ÜNAL dedi ki...

yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum ve şöyle bi istatistikle desteklemek istiyorum...

Guiza + Kezman:
Maç: 103
Gol: 42
Gol Ortl: 0,40
Aldıkları (4 sezon için) Toplam ücret: (6+7)=13 Milyon Avro
Gol Başına ortl. ücret: 3 yüz bin avro

Semih ŞENTÜRK:
Maç: 125
Gol: 57
Gol Ortl: 0,45
Aldığı (7 sezon için ve ortl yıllık 1 nilyona avrodan): 7 Milyon Avro
Gol başına ortl: 122 nin avro

Bu istatistiklere Guzia'ya verilen 14, Kezman'a verilen 8 milyon avroluk bonservisler dahil değil. yorumu size bırakıyorum....

berker dedi ki...

bu kadarda acımasız olunmaz,adam kaç senedir sesini çıkarmadan oturdu göz göze eriyip giderken ses etmeyenler şimdi Semih'i tek kalemde çizdiler.Çok güzel yazı olmuş tebrikler.

JCP dedi ki...

Eline sağlık Usta yazının üstüne birşey söylemek anlamsız mükemmel yazmışsın...

altug dedi ki...

simdi benim anlamadigim sey su; bu sozlesmede yer alan, kulube ait bir senelik opsiyon uydurma mi? yoksa semih'i kandirip, sonradan mi eklenmis sozlesmeye? hayir. sozlesme imzalanirken kulup senden memnun kalirsam su su sartlarla sozlesmeni uzatabilmek istiyorum demis, semih de kabul etmis. kulup de memnunmus ki sozlesmeden dogan hakkini kullanmis. neyin itirazi ya da madem itiraz edecektin bastan kabul etmeseydin... anlamiyorum ki...

trapano dedi ki...

mehmet topuz, tümer metin, emre, ariel ortega, fenerbahce?

Kaan Özaydın dedi ki...

bu arada umarım semih gitmez. zaten gidenlerin sonu pek hayırlı olmuyor. ama aurelio örneğinden sonra işin tatlıya bağlanması zor bence.

gfb_burak_41 dedi ki...

semihi iki dakka da sildiler.alexi de silmişlerdi yuhalamışlardı sonra vazgeçtiler yine sahiplendiler yarın yine silerler. fener taraftarının bakış açısı değişti. aziz yıldırımın yönetimi olumlu etkileri olduğu kadar olumsuz etkilere de sahip. onlardan biri de bizden olanı kandırırız ezeriz mantığı. kendileri çalıştıkları kurumlara sallayan, maaş, alacak verecek davası peşinde koşan adamlar semihe sallıyor şimdi. birde bu trapano ne demiş? ben onu annamadım yaw?

HoAmca dedi ki...

semih hakkındaki yazılar cuk oturmuş, sonuçta emekçi bir kardeşimizle işvereni arasında bir sorun olarak görsek (görmek lazım) açlık grevine gitse yeridir. ne yapmış semih federasyona başvurmuş , sanki bir sendikası var...

semih çubuklunun hakkını vermiştir. lakin emre - tümer de aynı formayı giymiş , sonuna kadar ıslatmışlardır. geçmişte yaşadıkları , yaşattıkları onların emeklerini değersizleştirmez.
bu konuda bir tavır alınacaksa; bir sav öne sürülecek, bir duruş sergilenecekse günah keçilerine gerek yoktur. salt faktörler yeterlidir.

MUTLU dedi ki...

Ben çoğunluğunuz gibi düşünmüyorum Semih ile Tümer hatta Tuncay hepsi aynıdır doğal olarak para kazanmak ilk gayeledir. Fenerbahçe den haklarınıda almışlardır. Fenerbahçeli Galatasaraylı oyuncu yoktur Avrolu sözleşneler vardır. Yarın Arda bize gelse Semihten hiç ayırmam emin olun Ardada Feneri Cimbomdan ayırmaz. Bence genelde kulüpler haklıdır bu durumda ağlayan futbolcuda aslında parasını tıkır tıkır almıştır. Futbolcunun forma sevgisi olmaz Forma sevgisi sadece bizim gibiler için geçerlidir.

varol döken dedi ki...

@rıdvan ünal
yorumsuz ortaya koymuşsun... benim sana da semih e de yorumum helal olsun...

semih'e sözde değil özde fenerbahçeli yazan uğur dündar'a da yazıklar olsun!

@ortega
roberto carlos'un son röportajını okudun mu? şimdi biraz daha anladın mı beni ve o karaktersizi?

Ortega dedi ki...

@Mutlu,

Tabii bu futbolcular profesyoneldir, babalarının hayrına oynamıyorlar bu takımlarda. Yazıda değinmek istediğim konu, Fenerbahçeli olmadığı söyleyen ya da Fenerbahçe'ye söven, orada oynamam diyen adamları bu kadar kolay kabullenen adamların, öte yandan Fenerbahçeliliğimden şüphe duymayın diyen birini iki dakikada sallandırmalarıdır. Basit bir mantıkla gidersek, Semih'in hak ettiği değeri görmesi için demek ki Fenerbahçe'ye sayıp sövmesi, ya da "daha da durmam" burada diye rest çekmesi gerek. Ancak öylelerine kıymet veriyoruz zira.

@varol Döken,
Pek takip edemedim. Hangi röportaj, kime konuşmuş? Merak ettim.

bky dedi ki...

teşekkürler,objektif bir değerlendirme olmuş.Rıdvan Ünal'in istatistikleriyse beni buyuk bir zahmetten kurtardı :)

bir ufak ekleme yapayim.Sorunları "sorun" haline getirmeden çözmenin yolu ,tartışmayı kamuoyu önüne yapmamaktır.Semih ve web sitesi üzerinden sorun çözme gayretindeki Fenerbahçe kulubü bu anlamda hatalıdır.

varol döken dedi ki...

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=13369467&tarih=2010-01-03

en başından beri söyledim, geldiği günden beri biliyordum... dünyanın en iyi sol beki falan olması beni ilgilendirmez, bu adam bu kulübe hiç saygı duymadı, her fırsatta götü başı oynadı... zamanında madrid'e ne zaman gitse fenerbahçe çiftlik, iki villa aldım yan yana birine kızlar geliyor diğerine bizimkiler, iki tane şut vurdum mu madrid'e doğru tribünler ayağa kalkıyor, zaten koskoca roberto carlos türkiye'ye gelmiş daha ne istiyorlar demediyse ben bu hayatta hiçbir şey bilmiyorum!

seni hiç sevmedim roberto carlos ve artık çok daha açık söylüyorum, karaktersiz adamdan futbolcu olmaz!

Bolat dedi ki...

Bence hata surda yapiliyor, zihnimizde homojen bir taraftar algisi olusturup onun üzerine yorum yapiyoruz...

Fenerbahce'de top oynamam diyen adamlari hemen kabul edenlerin, Fenerbahceliliginden süphe duyulmayacak Semih gibi isimleri kolayca sallandirmasinin sizi rahatsiz ettgini söylemissiniz.

Tabii bildiginiz somut örnekler mi var bilmiyorum, ama bana öyle geliyor ki, Mehmet Topuz u da, Emre'yi de, Tümer'i de kolayca kabullenen bir taraftar toplulugu yok Fenerbahce'de... Var olan olabilir, vardir; ama bu isimlerin ayni zamanda Semih'i bugün elestirenler oldugunu nerden biliyoruz ki? Bununla ilgili bir veri mi var?

Öbür taraftan, Fenerbahcelilik olgusunu futbolcular üzerinden varetmeye calismanin cok dogru bir yaklasim olduguna inanmiyorum. Sizin de söylediginiz gibi onlar birer profesyoneller ve uygun görürlerse Fenerbahce'den gidebilirler...

Semih etrafinda dönen tartismalarda anlamadigim bir sey de su: Su anda taraflar yönetim ve semih seklinde ayrilmis gibi duruyor. Semih yillardir bekleyis halinde olmasinin getirdigi kizginla muhtemelen gitmek istiyor, galiba... Ama buna mukabil yönetim kendi hakkini kullanip Semih sözlesmesinde varolan opsiyonu kullarak uzatmis. Simdi tabii yönetim Semih'e sormak zorunda miydi o obsiyonu uzatirken; ahlaki ve hukuki degerler buna ne der ben bilmiyorum... Ama ögrenebildigim kadariyla yönetimin böyle bir mecburiyeti yok. Semih zaten o sözlesmeye, yani yönetime obsiyon hakki taniyan sözlesmeye cok önceden imza attigi icin bu hakki vermis onlara... Edindigim bilgiler bu yönde. Ne kadar dogru bilmiyorum. Buna ragmen Fenerbahce Semih'i masaya cagirip obsiyonu uzatacagini söylemeli miydi, kanimca evet. Fenerbahce tarafi bunu iddia etmekte hatta. Karsi taraf ise öyle olmadigini söylemekte. Federasyona gitmeleri bu yüzden. Tabii burda Semih'e, neden Federasyona gittin önce yönetime gidebilirdin denilebilir.

Belki de gitmistir, ya da gitse isine yarayacak bir sonuca varamayacagini düsünmüstür, o da Federasyona basvurarak sorunu bütünüyle krize dösnüstürüp kopusunu hizlandirmak istemis olabilir.

Semih sonuc itibariyle hakkini vermistir bu formanin, gitmesi de kendi dogal hakkidir. Daha dogrusu. Ben zaten onun ta Kezman'in arkasinda yedek kalmasi sonrasinda gitmesini istemistim bir yerlere, daha iyi oynayabilecegi... Yani bunu yillar evvel dahi yapabilirdi benim düsünceme göre. Vakit simdiymis, varsin yolu acik olsun....

Armağan Özkaynakçı dedi ki...

semih fenerbahçeli değilse yönetim hiç değildir, kendi öz futbolcusunu bile sevemeyen bir yönetim, kendi taraftarını bile sevemeyen bir yönetim fenerbahçeyi hiç sevemez. yönetim parayla birilerini fenerbahçeli yapacağını sanarken, kulüp değerlerine sahip oyuncuların ne muamele gördüğü ortada. bu ilk kez de olmuyor malesef. bence de semih bir dakika bu kulüpte durmamalıdır. değerini bilmiyorlarsa değerinin bilindiği yere gidersin.

Ortega dedi ki...

@Bolat,
Yazının içerisinde belirtmeye çalıştım o kitleyi. Kendileri antu forumlarında fink atmakta. Lakin bir konuda haklısın, sanki aynı elden çıkma kişiler gibiler. Yani komplo teorisi üretesim geliyor. Acaba Fenerbahçe yönetimi birkaç elemanı bu işler için mi görevlendiriyor n'apıyor? Gülmeyin :) Olabilir yani. Yapmayacakları iş değil.

@Varol Döken,
Abi, bu Mehmet Çiftçi haberiymiş yahu. Yani sallamasyon olma ihtimali yüksek ama gerçekten demişse bunları, yuh demek lazım. Carlos bunları diyorsa, diğerleri ne yapsın?

varol döken dedi ki...

@ortega
haberde dikkat edersen kulaklarıma inanamadım, 2 kere dinledim falan diyor... atmasyon olsa bile benim başından beri duyduğum hissiyata o kadar yakın ki... açıkçası futboldan anladığımdan çok daha iyi anlıyorum insan psikolojisinden ve ta geldiği günden beri hissediyordum roberto carlos'un aslında nasıl biri olduğunu... bütün o mütevazı, sempatik, cana yakın palavraları yan hakeme su atıp sonra elini sıkmak istediğinde sönmüştü zaten...

aslında sorun roberto carlos sorunu değil... o yüzden yazdım buraya... sorun carlos'a dişini geçiremeyeceğini bilip, semih gibi, aurelio gibi, tuncay gibi daha insan (bakın daha fenerbahçeli demiyorum) futbolculara yapılan muameledir... fenerbahçe kulübü, psikolojik olarak iyi yönetilmiyor hatta insanların psikolojisini bozuyor... zaten sen de bilirsin aziz yıldırım'ın ilk ağızdan neler dediğini birçok futbolcuya...

buradan yola çıkarsak da semih yerden göğe kadar haklıdır, haklıdır çünkü iyi bir insandır... haklıdır çünkü kendi markasını iyi yönetememiş, kulübe ve orada çalışan insanlara güvenmiş, türk futbolcusunun hepimizin bildiği duygusal hatalarına düşmüştür...

ne var yani bir kere de semih arasın hakkını, çok mu gelir?

Takip listem dedi ki...

Semih, Fenerbahçe için büyük bir şanstır ama çoğu Türkiye'li oyuncu gibi onunda kıymetini pek bilemedi yönetim kademesindekiler... Söz taraftarda ama onlarda bu konuda tek yürek tek bilek gibi görünmüyor... Oysaki Semih'i kahraman bile yapabilirlerdi...

Bolat dedi ki...

Adi üstünde bu durum sizin de söylediginiz gibi bir komplo teorisi. Ben kategorik olarak cok taraftar degilim komplo teorilerine.

Ayrica taraftlarin da taraftarligina güvenelim ve onlarin illa ki bir takim manipülasyonlara ugradigini düsünmeyelim derim, ukalalik olarak almazsaniz... Yani insanlar ayaklarinda ayakkabi olmadigi halde tuttuklari takimin maclarina para bulup gidecek kadar tutkuyla ve hastalikli bir sekilde seviyorlarsa, oyuncu üzerinden de böyle bir beklenti icine giriyor olabilirler... Dedigim gibi benim bakis acim daha farkli. Ama birileri öyleyse bu onlarin baskan ya da yönetim vs. birilerinin manipülasyonuyla oluyor seklinde ele alinmamali kanaatindeyim...

mustafa dedi ki...

ortega bugun fanatikte vardı sanırım... fenerbahçeli olmanın dayanılmaz ezikliği diye bişey.. hani burda sizi çok sevipte arkadan sallayan yabancılarınız.. başka roberto carlos.. uzaklarda arama sadece 1 gün önence konuştu.. araştırmayı seven sen bulursun hemen roportajı..

Ortega dedi ki...

Mustafa,
Roberto Carlos Fenerbahçeli miymiş? Yeni duydum, sağolasın :)

mustafb dedi ki...

ah ortega ah...
şimdi sen seviniyosundur nasılda ters köşeye yatırdım diye bu çocuğu ama keşke okusaydına öyle yorumunu yapsaydın...
""fenerbahçeli olmanın dayanılmaz ezikliği diye bişey.. hani burda sizi çok sevipte arkadan sallayan yabancılarınız..""

tekrar oku bakalım....