Perşembe, Kasım 12, 2009

Neden Bu Kadar Çok Ciddiye Alıyorsunuz?


Bu sanal dünya yalan dünya der dururuz ilk günden beri. Ama sanırım bazılarımız bunun hala farkında değil.

Misal, sizin Fenerbahçeli "Ortega" olarak bildiğiniz bendeniz, aslında başka bir blog yazarının belki de ünlü birinin sanal alemdeki ikinci kişiliği olabilirim. Aksini ispat edebilecekler bu tezimi çürütebilirler hemen ama demek istediğim anlaşılmıştır umarım.

Sanal alem başlı başına yalanlarla dolu bir arazi. Bloglar da en kişisel mecralar olduğu için, baştan sona palavralarla dolu olabilir. Bu şaşılmaması gereken bir şey. Yani yazılarını duygulanarak okuduğunuz hatun bir kişi, aslında o muazzam yazısını çekirdek çitletirken yazmış, ve tamamen birilerini etkileyecek bir hikaye uydurma amacıyla klavyenin tuşlarına basmış olabilir. Gelen takdirler ve yorumları okuyunca gerçek sanılan, okuyanda duygu patlamasına sebep olan yalan dolu hikayesinin işe yaradığını görünce içten içe gülüyor olabilir. Daha gerçekçi bir örnek vermek gerekirse. Joe Jonese Ateşdağlı meselesini hatırlayın. İlk çıktığında yazılarını okurken meydana gelen infiali anımsayın. Öyle ya da böyle bir çoğumuz etkilenmiştik. Adamın her yazısı üzerine yorumlar yapmıştık. Sonra ne oldu? Yalan dolan bir adammış meğerse. Diyeceksiniz ki, Uçan Hollandalı'nın blogundan sonra yazmaya başladığı diğer blogun reklamını yapmadın mı? Yapmadım. Evet, orada yazmaya başladığını duyurdum ama benim oradaki amacım geyikti. Muhtemelen fazla ciddiye alındı. Bayağı bir tepki aldım o konuya dair. Biraz da üstü kapalı yazmışız sanırım. Anlaşılmamış.

Neyse, diyeceğim şudur ki, JJA'nın yazılarıyla kendinden geçen bünyeleri hatırlayalım. Sonra da adamın yalan dolan oluşunu. E ne oldu yani? Ne anlatmaya çalışıyorum peki? Şunu izah etmeye çalışıyorum kaç dakikadır, şu blogları bu kadar ciddiye almayın! Birileri size buralardan hayatın anlamını satmaya çalışıyorsa, onlara itibar etmeyin. Gülün geçin. Kendisini dünyanın en komiği zanneden adama gülün geçin. Kendisini dünyanın en güzel kızı zanneden, her gün başka bir erkeğin peşinden koştuğunu iddia eden o hatunlara gülün geçin... Kendisi on numara sinema eleştirmeni zanneden o adamlara, kadınlara gaz vermeyin. Kendiniz de gaza gelmeyin bi yandan. Kendisini futbol yorumcusu zanneden, futbolu en iyi ben bilirim diye kasınan yahut araştırıyorum, edebi yazılar döşüyorum diye yaşanmamış olayları uyduran, gerçekleri işine geldiğince alıntılayıp, alakasız olayları monte eden bloglarda yazan o adamları ciddiye almayın...


Okuyun tabii. Vaktiniz varsa, okuyun. Kimseye okumayın demek istemem. Okumak güzeldir. Saçma sapan bir yazıyı okumak da güzeldir. En azından yazı bittiğinde saçma sapan bir yazıymış kanısına varmak için bile okunur o yazılar. Fakat bu kadar çok ciddiye almayın şu blogları. Yazan çizen kişiler arasında hayatını futboldan kazanan, ya da ne bileyim sinema, edebiyattan kazananlar vardır. Onlar için değil tabii bu laflarım. Başka işler yapan, ama hobi olarak şu blog işine girişen, daha sonra kendini matah bir şey zanneden tipler içindir bu lafım.

Bloglar alternatif medyadır. Gün gelecek Fotomaç, Fanatik yok olacak, her yer blog olacak ulan! hayalleriyle yaşamayın. Değişen bir şey olmayacak! Yine Fatih Altaylı gibi adamlar olacak, yine Ercan Saatçiler olacak... Kurtuluşu bloglarda görenleredir bu lafım. Bloglar böyle çaktırmadan kıyıda köşede devam etsinler. Belirli bir grup tarafından izlenmeye devam etsinler. Bu yeterlidir. Daha fazla büyütmeyin. Joe Jonese Ateşdağlı gelecek, dertler bitecek moduna girmeye gerek yok yani. Alternatif medya olan bloglar en fazla JJA gibi tipleri üretir işte. Beklenti bu denli yüksek oldukça, kahramanlar da böyle olacaktır. Daha ne bekliyoruz ki?



Hem zaten çok ayrı yerde olan, Türk spor basınına göre milyonlarca ışık hızı uzakta olan alternatif medyamız blogların esas halini Fenerbahçe-Galatasaray derbisi sonrası gördük. Bir tarafta yenilgiyi hazmedemeyen, küfreden, hakaret eden, yazılarının içerisine özellikle seçilmiş saha dışı olayları ve çirkin görüntüleri koyan bazıları; ve diğer tarafta da sıradan bir 3 puanı abartmanın ötesinde kendini kaybeden, hakareti, küfürleri sıralayan bazıları...

Bu mudur yani sabah akşam okunan, milyonlarca ışık yılı ötede olan alternatif medya? Ciddiye aldığınız kişilere daha dikkatli bakın. Aynısını yaptığımı düşünüyorsanız, beni de katın tabii bu kişilerin arasına. Titreyeyim ve kendime geleyim derhal.



Muhabbeti açıldığı zaman Facebook'ta açılan gruplara güldüğümüzü, siyasetin Facebook'tan yapılmayacağını söyler dururuz; peki bu sözleri söyleyen bizler, nasıl oluyor da Türk spor basınının, sinema dünyasının, memleketin vs. bloglar tarafından kurtarılacağına, düzeltileceğine inanıyoruz? Bloglar kimseyi kimseden kurtarmaz. Sadece kişisel tatminlerden ibarettir. Dahası yok... Zamanında "Beklenti derken" yazısında bahsettiğim gibi, bir blog yazarını ya beğeniyorsundur ya da beğenmiyorsundur... daha ötesine gerek yok. Şu yazı bana evrenin sırrını verdi, şu blog yazarı benim dünya görüşümü komple değiştirdi gibi bir yorumu olan varsa, hikayesini dinlemeye hazırım ama inanın böyle şeylere ihtimal vermiyorum.

Bu kadar ciddiye almayın yahu... Ne diyordu şarkıda;
Çok da ciddiye almamalı, yaptıklarımız rol icabı...

25 comments:

yiğit yılmaz dedi ki...

Kendi açımdan bakarsam. Daha çok kendi yaşadıklarımı yazdığım ve Fenerabahçeliliğimi açık olarak belli ederek Fenerbahçe'nin tüm branşlarından izlediğim mücadeleleri hatta izlemediğim mücadeleleri bile bloga konu olarak açan ben. İlk günden beri dediğim isterse 1 kişi girsin isterse 1000 kişi. o blog ben hayatta oldukça açık kalacak çok uzun ve ağır değerlendirmeler, analizler olmayacak. Orayı sadece eğlence amaçlı ve internetteki arşivim olarak görüyorum. ve öyle görmeye de devam edeceğim.

Ayrıca senden istediğim bu mükemmel yazı ardından tüm blogların yanlışlarını, hatalarını, beğendiklerini, beğenmediklerini belirten bir yazı yayınlaman.

peralta dedi ki...

bloglar nereye gidiyor gibi bir yazı yazmıştın bi 10 gün önce falan. bence ne demek istediğini burada daha net söylemişsin.

bir de ben burada cidden küfür edecek birşey göremiyorum. twitter'da çok küfür gelecek demişsin. küfür yiyecek birşey yok burda bence. ne bileyim "alternatif spor basını"nı takip eden adamlar bu kadar mı tahammülsüz?

Adsız dedi ki...

boşver...

...Boşver...

Bistri dedi ki...

hayatım boyunca bu kadar uzun bir blog yazısı yazmam, vaktime yazık, hakkaten neden bu kadar ciddiye alıyorsunuz?

Vincenzo dedi ki...

Yazın güzel. Ben de yazı üzerinden yorum yapayım direkt. Günümüzde sosyal medya ya da sosyal ağlara çok değer veriliyor. Verilmeli de. Şöyle söyleyeyim en basitinden, ben 2 hafta evvel bir sosyal ağdan iş buldum kendime. Ciddi olmayan bir yerden ekmek parası kazanacağı kimin aklına gelir? Yine yazı üzerinden gideyim. Bloglar bence ciddiye alınmalıdır. Neticede bir vicdanın, bir zihnin ve eli kalem tutan birinin sesidir bloglar. Fazla ciddiye alınmama konusunda sonuna kadar haklısın ama asla boşverilmemeli. Ayrıca yazının sonundaki "dünya görüşümü blog değiştirdi" anlayışı elbette komik, bu konuda haklısın. Henüz olgunlaşmamış beyinlerde görülen bir durum olabilir bu anca. Ancak bloglar, insan ufkunu açmak için gayet idealdir. Yinede ufkunuzu açmak için bol bol kitap okuyun, iştahla sayfalar çevirin diyorum bendeniz..

Ortega dedi ki...

Yazının üzerinden 10 saat geçmiş. "Sen kimsin ki bla bla" diye başlayan 18 küfürlü yorum. Tahminimden daha az ama beni yanıltmadığınız için yine de teşekkürler.

pudra dedi ki...

bir blog yazarının yazdıklarını okurken bir insan neden kendinden geçer ki? ben de onu anlamadım.

yiğit yılmaz dedi ki...

18 küfürün geneli adsızdır ve onların da blog aleminde işi yoktur. Gitsinler Ahmet Çakar'a tapsınlar :)

varol döken dedi ki...

blog rakı içmeye yarar, ispatlamaya her zaman hazırım:)

varol döken dedi ki...

@ortega
yazan ve yorumları alan kişi olarak geldiğin noktayı da oraya nasıl geldiğini de az çok tahmin ediyorum... bu işlerin bu kadar içinde gözüktüğü halde hala en dış kulvarda duran biri olarak birkaç şey söyleyeyim:

öncelikle blog profili 20-30 yaş aralığında... yani bu insanlar genç insanlar, birçoğu iş sahibi olmamış, hala okuyan veya daha kariyerinde çok ilerlememiş genç çocuklar... bu yüzden ayrılan vakitler çok oluyor, ayrılan vakitler çoğaldıkça yazılanların değeri düşebiliyor... less is more altın bir kuraldır...

ama ben bunda hiç zararlı bir yan göremiyorum çünkü bu çocukların bazıları zehir gibi çocuklar... potansiyellerini doğru kullanabilirlerse birçoğu çok yakın zamanda istediği yerde olacaktır... bunun illa spor dalı olmasına da gerek yok, zeka her yerde zekadır...

bir de tabi internet cafe gençliği (internet cafe den yazanlar üstüne alınmasın sadece böyle bir tabir var) var ki onlar her zaman var... geçenlerde bir karikatür görmüştüm, dünyayı tehdit eden uzaylı dünya sizi ele geçirmeye geldik yazıyor dünyalı da cam var mı cam:) cam var mı gençliği hep olacak...

gazete, blog ve genel olarak türkiye üzerinde şöyle bir yanlış anlaşılma var... cumhuriyet mitingleri mesela... o sayılar var ya o sayılar, 500 bin bilemedin 1 milyon olsun işte o kadar... memleketinize uzak olmayın çocuklar, bu memleketin hepsi miting meydanlarında yaşamıyor, bu ülkenin hala % 97si edirne sınırlarının ötesine geç(e)memiş, onu bırakın istanbul'un % 38i daha deniz görmemiş...

yani diyeceğim odur ki, biraz biz çalarız biz oynarız durumu var... her zaman iyisi kadar kötüsü de var... canınızı sıkmayın böyle şeylerle (yazanlar), siz de takılmayın böyle şeylere (okuyanlar)... hayat yeterince ciddi bir şey bir de üstüne siz de ciddiye almayın...

sağlıcakla kalın...

(adile teyze tadında bir post oldu ama olsun kuzucuklarım benim:)

kutay dedi ki...

ana fikrine katılıyorum ama bazı cümlelerde de katılmıyorum.
mesela jja.

ben okudum, çok beğendım, çok iyi yazıyordu. şu gün aynı şekilde yine yazsa yine okurum. birini kandırdıysa, o fırat abidir.

hiç bir zaman "bir adam var ibrahim altınsay'dan forma istemiş vs" diye düşünmedim mesela. bir yazı var, futbolla ilişkili, mizah içeren keyifli.

veya işte bahsedilen hatun. çekirdek çıtlatsın onu yazarken. hangi edebiyatçının romanı veya hikayesi yasanmıs olaydır. kurgu olmasının zararı yoktur. o yüzden o yazılar okunur, beğenilir ama karakterler gerçek çıkmayınca şaşırmamak lazım. gerçek çıkmaması da yazının değerini azaltmamalı.

her blogun, her bloggerın kendi karakteri var. her bloggerın kendi yazı karakteri var. tamamen serbest bir dünya. istediği yolu secebilir. değişen medyada kendine yer bulma olayını da bu belirler. doyurucu olmayan, daha doğrusu ihtiyaçlara cevap veremeyen elenir, cevap veren kalır..

yani şöyle demek lazım, ki aslında sanırım sen de aynı şeyi diyorsun:

blogları ve yazarları ciddiye almayın, yazılan yazıları ciddiye alın, ona göre değerlendirin.

Ortega dedi ki...

@kutay,

Edebiyatçının kurgu yapmasına lafım olmaz. Adam zaten edebiyatçı, romancı işte ya da her ne diyorsa kendine. Onun işi bu zaten. Ama ben öğrenci olan ya da bir kamu kuruluşunda çalışan ablanın yaptıklarından bahsediyorum misal. Orada bahsettiğim hatun kişiler işi gücü edebiyat olmayan, romancı olmayan tiplerdir. Onu demek istedim.

M.T dedi ki...

Ne çok ciddiye ne de çok hafife alıyorum. Bloglar benim için futbol kültürümü arttıran ve işimi kolaylaştıran öğelerdir. Ne kimseye küfür ettim, ne de kimseden küfür yedim. Sayısız blog okudum, takip ettim, beğendim. En sonunda benimde olsun bir tane dedim. Ama bunu çok okunma, insanları etkileme veya reklam kaygısıyla yapmadım. Seviyeli olmak şartıyla bilgi birikimlerimi; spor medyasının içinde olmayan, ama o camianın içinde olmadığı halde bir çok futbol yazarından fazla bilgi birikimi bulunan blog yazarı arkadaşımla paylaşmak istedim. Çok faydalı bilgiler edindim, güzel insanlar tanıdım ve bilmediğim pek çok şeyi öğrendim. Bu açıdan ciddiye alıyorum. Senin dediğin noktaya geleceksem eğer;evet çok da ciddiye almamak gerekiyor bazı noktalarda. Hele hele karşılıklı küfürleşmek, atışmak, ağzından salyalar akıtmak hiç hoş değil. Bardağa biraz da dolu taraftan bakmak gerekir. Ben blog okurken siyah bir gözlük takıyorum mesela, o yüzden renk ayırdetmiyorum.

PVH dedi ki...

bence ortam iyiydi ama fenerli blogcular su guzel ortami bozdu. cok seviyesizler.

Arkhe dedi ki...

varol döken demiş ki...
blog rakı içmeye yarar, ispatlamaya her zaman hazırım:)

**

Budur. :)

Jordan dedi ki...

Ortega cok uzun yazmışsın zamanına yazık cidden diyorum bak.:) cok ciddiye alan varsa da alsın. take it easy.:D

varol döken dedi ki...

@arkhe
tez zamanda ispatlayalım o zaman:)

Adsız dedi ki...

JJA olayıda ilginc gerceketen keyifle okudum yazılarını gene yazsa gene okurum, hatta ben hayaliyim yazdıklarım hikaye dese ve genede flying dutchman blogunda yazsa ne degisir okuyan gene okuyacaktır.
olay her zaman okuyanda bitmiyormu, okuyunca ne hissediyor okuduklarını hazmedebiliyormu zaten hazmetmelimi?
tepkisiz ve tepkili toplum aynı anda birarada. tepki gostermek sanal alemde cok kolay yazarsın gider. aynı tepkiler yuzyuze gosterilebilirmi acaba.
bence cok ciddiye alınmamalı hem okuyan hem yazan hemde gelen kufurlu mesajlarda

Tolgay dedi ki...

bir onceki yorum benimde acaba analşılacakmı :)))

sampi dedi ki...

Alternatif medyayi buyutmeyin savina pek katilmadim. Benim net olarak gazete yayini futbol yazilarina ayirdigim vakit azaldi cunku daha doyurucu kaynaklar var bloglarda. BJK maclarindan sonra spor sayfalarina dadanma icgudusuyle Sanli Sarialioglu'na falan maruz kaliyordum eskiden, artik Noat var, Stalker var, vs.

Flying Dutchmen'in kurgu olmasi gidim etkilemedi, iyi kurmus ki okunmus yazilari. Hatta kurgu olmasi gulumsetti bile.

PVH fenerli blogcularla ilgili bir yorumda bulunmus. Genel olarak fb blogcularinin uslubu farkli oluyor, cunku taraftar profili farkli (buna fb'li babam da dahil). Bunu kotu anlaminda demiyorum, yoksa papazincayirini veya burayi okumazdim zaten. Iyi ki varlar bence, bir tat katmani daha katiyor o profil. Takim tutmak neye bagli bilmiyorum ama taraftarlarin huylari birbirine benziyor. Yoksa aldirma gonulu icsellestiren ama surekli umutlu olan bu kadar BJK taraftari olmasini aciklayamazdik zaten.

Ortega, senin Ceyhun Eris oldugunu falan kesfetsek fena mi olur? Bence egleniriz.

Ortega dedi ki...

@sampi,

JJA kurgu olan, Datçmen değil abi. Yanlış olmasın.

Ceyhun'un kuzenlerinden biri arkadaşımdır. O saylanır mı :D

kutay dedi ki...

@ortega
hatun bloglarını hiç okumadım, sen yazdın diye örnek verdim.. yoksa kurgu olayından kastım jja olayı ile ilgiliydi.

bu ciddi (veya ciddi demeyelim) herkesi ilgilendiren konuda bile ortaya gs-fb muhabbeti atılıyorsa zaten blogların alternatif medya olduğu düşünülemez..

saygılar..)

PVH dedi ki...

fikra anlattiktan sonra anlamayanlara aciklamak kadar can sikan bir eylem yok cennet gezegenimizde.

Adsız dedi ki...

jja hangi blogta yazmaya başladı ortega bulamadım bloğunda yazdığını

Ortega dedi ki...

Şu an bir yerde yazıyor mu bilmiyorum ama en son şuradaydı;

http://stereotypeball.blogspot.com/