Cuma, Ekim 09, 2009

Sıkılmadık Mı Gerçekten?

İnsan bazen kendine verdiği sözleri tutamaz. Israrla hep aynı hatalara düşer. Belki de bazı hataları tekrar tekrar yaşamak zevk verir insana, kim bilir?

Tam bir sene önce yine futbol bloglar aleminde "Aragones bunu yaptı, şunu niye yapmadı", "Dede, go home" filan yazılıyordu. Keza, Skibbe için de hazırlanmış lafları vardı insanların, "Galatasaray'da kadro iyiydi, ama hoca kötüydü". Beşiktaş'ta ise ligde bu seneki kadar kötü bir gidişat yoktu belki ama onlar da "Ertuğrul Hoca bu takıma yetersiz" diye yazıp çiziyorlardı. Trabzonspor'da her zamanki gibi herkesin mutlu olması mümkün değildi. Çoğu Anadolu takımı için de durum aşağı yukarı aynıydı.

Bugün durum çok mu farklı? Elbette ki hayır. "Arda-Elano yanyana oynar mı?", "Denizli'nin kadro tercihleri", "Daum'un eksileri/artıları", "Bülent Uygun olayı", "Trabzonspor'un forvetleri" falan filan...

Bir de Rijkaard'ın "B" planı geyiği var. O apayrı zaten. Hiç girmesek bu topa daha iyidir. Maazallah, total futbol, motal futbol derken devrik cümleler içerisinde boğulur gideriz.

Ülkedeki spor medyasını takip etmeye çalışırken, gerçi futbol medyası desek daha doğru olur, bıkkınlık veren bu tartışmalara yeterince şahit olmak mümkündür. Onlar sanki yetmiyormuş gibi bir de değişik şeyler okuyalım, kafamız dağılsın niyetiyle baktığımız futbol bloglar aleminde de aynı konulara rastlamak daha da sıkıcı.

Eleştirdiğim duruma kendimi de katıyorum elbette. Kendimi milletten ayrı gösterip, elitist bir hava yakalama derdinde değilim. Yazı yazmasam bile, gidiyorum okuduğum o yazılara yorum yapma hatasına düşüyorum.

Bakın aşağıya alıntı yapacağım yazıyı 3 Ekim 2008 tarihinde Nickfallin, "Sıkılmadınız mı yahu?" başlığıyla yazmış. Girişte kullandığım fotoğrafta da o yazıdan alıntıdır bu arada. O gün bana, "hakkaten nereye gidiyoruz yahu?" sorusunu sorduran bir yazı olmuştu. Araya askerlik girdi. Kendimce toparlandığımı düşünmüştüm ama bugün yine rüzgarın estiği yöne doğru hamle yapmaya çalıştığımı fark ettim. Girizgahta dediğim gibi, aynı hatalara tekrar tekrar düşmek zevk veriyordur belki de..

Önce çuvaldızı kendime batırıyorum, bunun fark edilmesi için bu kadar uzun cümleler kurdum. Biraz israf-ı kelam gibi oldu, ama idare edin artık. Pası Nickfallin'e atmadan önce sorumu sorarak bitireyim, "Sıkılmadık mı gerçekten?".


***

"... Her hafta üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri yazan, birbirinin kopyası elli adet blog.

Sıkılmadınız mı be abi?

60 IQ luk adamlara 100 milyon Avro veren Arap şeyhlerinden, Bosman ve kapitalizm sayesinde senede hakettiğinden 3 milyon Avro fazla kazananlardan, hem evde hem tribünde Avrupa'nın en kötü futboluna en kalın ücreti ödemekten? Her pazartesi klavye başına geçip aynı şeyleri çiziktirmekten? Her sene yeniden, yeniden oynanan kupaları tekrar tekrar seyretmekten?

Futbolun "f"sinden habersiz spor yazarlarından, panik atak spikerlerden sıkılmadınız mı?

Ben baydım feci şekilde, öyle böyle değil..."

***

Yazının devamı burada.

2 comments:

jairzinho dedi ki...

sıkılanlar için çare var:))

http://jairzinhoo.blogspot.com/

Armağan Özkaynakçı dedi ki...

futbolu konuşurken tartışırken biraz derinlik bütün isteğimz buydu.