Salı, Temmuz 07, 2009

Teenage Dirt Bags

Kadıköy rıhtımdan Boğa'nın oraya doğru yürüyorum. Osmanağa Camii'nin önünden geçerken, 2 kız ve 1 erkekten oluşan liseli gençlik olduğu hal ve tavırlarından belli olan bir grubun, konuşmalarına kısa süre de olsa şahit oluyorum. Bunun sebebi kaldırımın çok kalabalık olması ve benim de yorgunluktan dolayı güç bela adım atıyor oluşum.

Kızlardan biri şöyle diyor yakınır bir tavırla; "Yahu kırk yılda bir kadını (burada kadın dediği annesi) ödemeli aradım, onda da bana çağrı atıyor ". Tabii bunu söylerken öfleyip püfemeyi de eksik etmiyor. Kızın yanındaki diğer dişican ve kişicana bakıyorum, onlar da bu kepazeliğe(!) anlam veremediklerini belli eden bir şekilde kafa sallıyorlar. Ben ise yoluma düşüncelere dalarak devam ediyorum.

Kızın annesinin ödemeli aramaya, çağrı atmayla karşılık vermesinin sebebini bilemiyorum tabii. Belki de kız o esnada hem yazıyor hem de oynuyordu. Yani annesinin ona çağrı attığı falan yoktu ama kız rolünü iyi oynamıştı. Annesi üzerinden prim yapıyordu ve bunu başarmış gibi görünüyordu. Diğer dişican ve kişican ise muhtemelen benzer sebeplerle anne ve babalarına kızıyorlardı ve o an arkadaşlarına empatiyle bakabiliyorlardı. Onlar da zaten sürekli ebeveynleriyle problem yaşamaktaydılar. Yani bu 3 genç de benzer sıkıntıları olan ve kuvvetle muhtemel sıçmaya bile birlikte giden mükemmel bir liseli grubuydu.

Üniversite sınavına kadar bu gazla gidecek arkadaşlıkları, şayet üniversite sınavı neticesinde hayat farklı şehirlerde okumaya zorlarsa onları, işte o zaman o çok sağlam sandıkları dostlukları yavaş yavaş yara alacaktı ve yine muhtemelen üniversite sonrası evlilik maceralarıyla birlikte son bulacaktı. Bunu geri dönüp onlara söylesem, bana deli muamelesi yaparlardı kesinlikle.

Tüm bunları düşünürken, ergenlik çağlarındaki yurdum gençlerinin arkadaş ortamında babalarından "adam", annelerinden de "kadın" diye bahsetmekten zevk aldıklarını düşündüm. Sanırım bu bir isyanın ve "bakın işte ben böyle gider yapıyorum hayatıma ve kaderime" demenin başka bir yoluydu.

Arkadaş grubundan biri, ebeveynlerinden bahsederken "adam" ya da "kadın" diye girerse mevzuya bilin ki orada eleştirilecek bir anne ve baba vardır. O gariplerimin tabii hiçbir şeyden haberleri yoktur. Onların derdi geçim sıkıntısı ve evlatlarına daha iyi imkanlar sunabilmektir. Lakin çocuklarının arkadaş ortamlarında dönen muhabbetlerde yerden yere vurulurlar. "Abi, adam saçmalıyor ya" diye yakınılan kişi babadır. "Yahu kadın delirmiş" denen kişi annedir misal.

Neyse tüm bu düşüncelerle birlikte Yoğurtçu Parkı'na yaklaşıyorum. Yeni sezon için hazırlık bab'ında pankart boyama işleri var.O liselilerin öğretmeni olma ihtimalim gözümün önünde canlanıyor bir anda. Bir garip oluyorum ama parkta olan grup arkadaşlarımı görünce, hemen kayboluyor gözümün önünden bu korku gösterisi neyse ki...

Son olarak diyeceksiniz ki, "sen hiç mi eleştirmedin o çağlarda ebeveynlerini?". Elbette sinirlendiğim zamanlar oldu ama hiçbir zaman "adam" ve "kadın" diyerek ebeveynlerimi yerden yere vurarak hava atmaya çalışmadım kimseye. Bizim lise yıllarında da böyle tiplemeler vardı ama sanırım son zamanlarda daha bir arttı bu arkadaşlar. Bu da beni tedirgin etmiyor değil hani.

7 comments:

Çubuklu Sevdalısı dedi ki...

biz pederbey diye hitap ederdik o dönemlerde ki baba değil pederbey diye girersek muhabbete bilin ki pederbey ağzımıza sıçmıştır.Çoğu zaman da haklıdır.Şu yaşa gelindiğinde anlaşılmıştır ki iyi ki sıçmıştır.

kartalsafa dedi ki...

bu tip sıkıntılı kızlar terapi için bana gelsin efendim.

Kurt Cobain dedi ki...

Smells like teen sprit.. That's it!

Ömer dedi ki...

peder ve valide benim acimdan uygundur. ki peder'e pederbey dedigimde sorun da cikmamistir bugune kadar. tabii bunu pederin veya validenin ailelerinin yaninda uygulamadim. sadece kendi aramizda ve arkadaslarla konusurken sarfettim.

bence sempatik bir yaklasim, kotu bir niyet yok. ve kesinlikle "adam" "kadin" ikilisinden cok daha iyi.

Vincenzo dedi ki...

peder ve valide sultan derim genelde. egoları yarım kalan gençlik için bu kadın ve adam terimleri isyan kültürünün bir meyvesi. isyan kültürü de rezaletin ta kendisi. istanbulda bol miktarda var bu gençlik. güzel anadolumda ise yok denecek kadar az.

Adsız dedi ki...

istanbulda ergenliğin hezeyanlarını götürüp isyan kültürüne bağlayarak eleştirenler de var... bizim zamanımızda böyle değildi ha? anlamıyorsun diye eleştirme hakkına sahip değilsin zira anlamıyorsun. artık bu muhabbetleri aşın, merak mı ediyorsunuz, siz de böyleydiniz birileri de sizi beğenmiyordu.

Ortega dedi ki...

Biz de yaşlanıyoruz. Ondan bok atıyoruz şimdiki gençlere. Bu işi raconu böyle.