Perşembe, Eylül 04, 2008

Sıra kimde?



Doğan Haber Ajansı’ndan Senad Ok’un Fenerbahçe’den PSG’ye kiralık giden Kezman’la yaptığı röportaj çok şeyleri gözler önüne seriyor...
“Başkan daha çok direkt, açık ve net konuşmayan insanlar ile konuşmayı seviyor. Ama ben öyle değilim. Her zaman açık konuştum. Bu yüzden benimle son dönemlerde konuşmadı...”
Ne diyor Kezman? Başkan ona biat etmediğim için benden hoşlanmadı...
“Yıldız futbolcular ile iyi anlaşamayan bir yapısı var başkanın. Başarılı ve büyük insanlar ile başkan çalışamıyor. Bu tür durumların kendi egosuna zarar verdiğini düşünüyor. Kendi pozisyonunu kaybedebileceğini düşünüyor ve farklı davranmaya başlıyor. Kötü biri değil, ama bazen bazı oyuncuların popüler olmasından ve büyümesinden çekiniyor. Bunu görünce de onları aşağıya çekmeye çalışıyor ve problem başlıyor...”
Ne diyor Kezman? Başkan en büyük ve en çok sevilen olmak istiyor. Başkalarının sevilmesine dayanamıyor. Sevilen insanların Fenerbahçe’de durmasına izin vermiyor...
Pierre van Hooijdonk... Ümit Özat... Tuncay Şanlı..., Marco Aurelio... Zico...
Hepsi taraftar tarafından sevilen isimlerdi...
Şimdi çok uzaklardalar...
Saadettin Saran, Hakan Bilal Kutlualp...
Aziz Yıldırım kadar göz önündeydiler yönetimdeyken...
Şimdi “en büyük Fenerbahçe düşmanı” diye lanse ediliyorlar...
Kadıköy’ün gökyüzünde sevginin laneti dolaşıyor anlaşılan. Sevilenlere yağan bir lanet var anlaşılan. Ne kadar az sevilirsen o kadar doyuyor karnın. Ruhunun açlığını dindirmek istiyorsan sadece ve sadece maç kazan, ligi kazan, kupa kazan!
Sahi ne kadar zamandır bir sembol futbolcu yetişmiyor Fenerbahçe’de? Ve ne kadar zamandır tek sembol büyük başkan? Va başka başka olayların ışığında acaba diyorum, “hayatta en hakiki birim bendir” yazan bir büstü ne zaman göreceğiz Saracoğlu’nda.

Nilay Yılmaz/Milliyet

3 comments:

KeFeLi dedi ki...

Yozlaşmayı başlatan A.Y değil aslında. Şampiyonluğu getirdikleri sene postayı koydu Oğuz'la Aykut'a bay Ali Şen. Grupçuluk yapıyorlarmış. Grupçuluktan adam kovulsaydı bu memlekette Gs oynatacak topçu bulamazdı, uefa kupası yerine , florya da ağırlık kaldırmaya devam ederlerdi.

Suçta biraz da bizde bu konuda aslında.Ümit Özat'ı da ıslıklayanlar bizim içimizden,Çarşı içinde herkesin saygı gösterdiği Müjdat'ın göbeğiyle dalga geçen de biziz. Sonra Alex'ten bayrak topçu yaratmaya çalışıyoruz.

peralta dedi ki...

ümit özat dinamo kiev maçında yuhalanınca gitmeyi kafasına koymuştu. köln'e imza attıktan sonraki ilk demecinde, ayrılık kararını o zaman verdiğini söylemişti.

tuncay'a aziz yıldırım'ın her seferinde yalvar yakar olduğunu cebindeki adam alaattin metin yazmıştı. hatta tuncay gittikten sonra a.metin, "kendini de yaktın, feneri de", "o kadar gitme dedik, gittin de ne oldu" temalı yazılarla, tuncay'ın kadroya giremediği başarısız dönemlerinde habire belden aşağı vurmuştu. kısaca yönetim tuncay'ın kalmasını istiyordu.

marco aurelio olayı hepimizin malumu. bayram tutumlu'nun rolü çok büyük. ayrıca kimse de kusura bakmasın yılda 1.1 milyon euro alan bir adama %200 zam yapılmaz. velev ki yaptın, seneye sözleşmesi biten lugano, edu, deivid gibi yabancılarını % kaç zamla elinde tutarsın bilemem. yönetim uzun vadede böyle bir maliyet planı çıkarmış olabilir. çünkü yıllık ücret mevzusunun iyice boku çıktı, özellikle de fenerbahçe'de. tutumlu'nun istediği 1 milyon euroluk komisyon ise sadece komik.

van hooijdonk bana kalırsa sene içinde koptu takımdan. daum'u 6-2lik manchester maçından sonra eleştirdiğinde ipi çekildi daum tarafından. ikilinin arası böyle bozulmuştur. ayrıca rivayete göre birgün takım yemekteyken, pierre masaya biraz tuz döker ve daum'a seslenir, ardından da kokain çekiyormuş gibi yapar masadaki tuzla. her tarafından zeka pırıltısı fışkıran bu şaka tam pierre'lik bana kalırsa. onun gitmesinden yönetim değil, daum sorumluydu.

hep söyledim, kendi blogumda da naçizane yazdım. zico'nun gitmesinin tek nedeni şampiyonluğun verilmesidir. yok edu başkana gider yapmış da, yok santanna dan topçular memnun değilmiş de. filmi başa saralım. fenerbahçe o çeyrek finali, bir de ASY'deki galatasaray galibiyetiyle parlatacak da zico gönderilecek! takımın berbat futbol oynadığı, gözgöregöre az alkmaar'a elendiğimiz sezonun sonunda şampiyon oldu diye kalan bir teknik adamdan bahsediyoruz. şampiyon hocayı kovmak, ve tam tersini kovmamak fenerbahçe yönetiminin genlerine aykırı. birtek bu noktada yönetimi hatalı buluyorum.

gelelim kezman efendiye. söylediklerinde doğruluk payı olabilir, aziz yıldırım egosu yüksek biri, bunu hepimiz biliyoruz. ama gitmeden 1 hafta önce, "başkanla aram çok iyi", "aziz yıldırım'ı çok seviyorum" gibi demeçler veren de kendisi. Paris'e gidince 180derece çark eden adamın, "ben öyle değilim, her zaman açık konuştum" gibi delikanlılık yapması kadar bana samimi gelmeyen birşey de olamaz. fenerbahçe'den ayrıldığına en çok sevindiğim yabancı futbolcu olarak tarihe geçti kezman. yönetimin kezman konusundaki tek hatası, PSG'nin 2-3 milyon euroluk teklifini reddetmesiydi. neyse en azından yıllık ücretinden kurtulduk.

bence biraz da empati yapmakta fayda var. başkanın hatalı olduğu çok nokta vardır ama olaylara biraz da onun açısından bakmalıyız.

major dedi ki...

kezman konusu dışında peralta'ya katılıyorum. eklemek gerekirse, bayrak futbolcu, sembol futbolcu alex de souza'dır. yazıda sanki alex bu takımda hiç olmamış gibi bahsediliyor...