Pazar, Eylül 07, 2008

Galibiyetle Başlamak Güzel

Ermenistan 0 Türkiye 2

İnternette yapılan bütün maç analizlerini okumak, aralarından en iyisinin yine Rıdvan Dilmen tarafından yapıldığına kanaat getirmek, daha sonra Kemal Belgin'in -hala- Rıdvan'ın futbol yorumculuğunu eleştirmesine anlam verememek, kendisi çok mu iyi yazıyor olmak..falan filan..

Ermenistan'ın beklenilen sertlikte oynadığı bir maçtı, ama ceza sahamıza gelebilecek türden bir takım olmadığını da gördük. Maç öncesi beklentiler, tribünlerin de gazıyla ilk 15.dk bizi ciddi manada zorlayacak bir Ermenistan olur şeklindeydi. Bozuk zemin, etkili rüzgar maçın en önemli elemanlarıydı. Bu tarz sahalarda yapılacak en iyi şey topu bir an evvel ikinci bölgeye taşımaktır. Maçı tv ekranlarında yorumlayan Tayfun Bayındır'ın topa sahip olmalıyız, bol pas yapmalıyız yorumuna katılmıyorum bağlamda.

Terim'in sahaya sürdüğü ilk onbir ise böyle bir maç için idealdi bence. Mevlüt'ün ileride Semih'e yeterince destek verememesi eleştirilebilir ama bu da taktiksel bazda bir hataydı. Ermenistan'ı sanırım gereğinden fazla ciddiye almışız. Bu yine rakibi hiç ciddiye almamaktan iyidir.

Maç içerisindeki görüntüleri sebebiyle iki bek oyuncumuz Hakan Balta ve Gökhan Gönül de eleştirilebilir. Böylesine zayıf bir rakibe karşı, hücuma doğru düzgün katılmadan maçı tamamladılar. Bu gecenin en olumsuz görüntüsüydü bizim açımızdan.


Olumlu şeylere geçmek gerekirse maç sonrası Ntv yayınında konuşan Rıdvan Dilmen'in dediği gibi, orta saha ve forvet tercihleri konusunda çok şanslıyız.Devamlılığı sağlayamamız bir problem olarak gözükse de, yetenek bazında Avrupanın üst düzey sayılabilecek türden oyuncularına sahibiz. Ayrıca son Avrupa Şampiyonasıyla birlikte takıma ciddi manada güven gelmiş. Sabrederek oynuyorlar. İşte bu çok güzel.

Tuncay ve Arda çok önemli iki oyuncumuz. Terim'in onlardan kolay kolay vazgeçeceğini sanmıyorum. Dün yine çok önemli işlere imza attılar. Bilhassa Tuncay, Şampiyonadaki tutukuluğunu üzerinden atmış. Premier Ligde gol atması da morallendirmiş onu.


Semih için insan söyleyecek söz bulamıyor. Maşallah diyelim, nazar değdirmeyelim. Volkan'ın terlemediği, Gökhan Zan ve Servet'in zorlanmadığı bir maçtı. Hafta içerisinde hiçbir antremana katılamayan ama maça çıkıp cengaver gibi bir oraya bir buraya koşan Aurelio'ya da helal olsun demek lazım.

Emre Belözoğlu'ndan beklenti çok yüksek.Sürekli sakat geçirdiği son dönemlerde futbol oynamayı unutmuş gibi. Koluna taktığı pazubandın ağırlığını da kaldırabileceğinden şüpheliyim açıkçası. Son olarak oyuna sonradan giren 3 isimden 2si hakkında bir şey söylemek isterim. Ayhan'ın daha ciddi oynaması gerek. Kahraman olmasına gerek yok. Belki skorun rahatlığıyla yanındaki boş arkadaşlarını pas verebileceği bir pozisyonda topu kaleciye nişanladı ama bu yine de hoş bir şey değil. Ve Colin Kazım.. Nasıl bir adam bu yahu? Sanki sahaya çıkan bir rapçi gibi o kadar rahat ve pervasız. Ayhan'ı bu sebeplerden ötürü eleştiriyoruz ama aynı şeyleri Kazım'a söylemek zor, zira Kazım'ın oyun stili böyle. Onu baştan kabul edeceksiniz. Yani ya hiç kadroya almayacaksınız saha içerisindeki rahat hareketlerinden ötürü, ya da bu hallerini kabullenip ona göre oynatacaksınız.

Sırada Belçika var. Kadıköy'de bu sefer son Olimpiyatlarda sıçrama yapmış bir takımla oynayacağız. Rakip daha ciddi. umarım oyuncular ve teknik heyet de bunun bilincinde hazırlanırlar maça.. Ve son olarak Ermenistan'da takımı tribünlerde yalnız bırakmayanlara da teşekkür etmek gerek.