Pazartesi, Haziran 02, 2008

Takım Tutar Gibi Müzik Dinlemek


Baştan söyleyelim, bu yazı kesinlikle tvlerin ya da radyoların verdikleriyle yetinenler için değil. Bütün müzik zevkini medyanın belirlediği insanlar için değil. Bu arkadaşlar, aynı anda lütfen hem ALT tuşuna hem de F4 tuşuna bassınlar.

Basmayanlar da buradan devam etsinler. Şu andan itibaren seslendiğim kesimin beni anlayacak kesim olduğundan eminim.

Bir başkadır bazıları için müzik. Yani hayatlarına “soundtrack” yapar gibi müzik dinlerler. Dinledikleri onlar için çok önemlidir. Müziği yaptıkları bir işin yanında, ya da sadece fonda çalsın diye değil, müzik dinlemek için dinlerler. Bu tip insanlara saygı duymak lazım.

Ama müziğe bu kadar değer veren insanların içinden bile bazıları bana öyle sözler söylüyorlar ki, şaşırmamak elde değil. İnsanlar bana açık açık birden fazla müzik türü dinleyemediklerinden bahsediyorlar.

Kimisi var, metal dinlediği için, rap/hiphop ya da türevlerine uzak durmak zorunda kalmış. Ya da bir başkası, jazz dinlediği için metal dinleyemediğinden dert yanıyor...

Bu önyargı sadece ülkemizde var diye tahmin ediyorum. Yani bir insan müziğin bir koluna kendisini verdiyse, diğerlerini mutlaka inkar etmek zorunda. Önyargılarından gelen fikirleri var, mesela metal’in en sert türevlerine yelken açmış bir genç, nasıl başka bir şey dinleyebilir ki? Sonuçta, onun asi karakterini başka nasıl bir müzik türü temsil edebilir ki? Ya da klasik müzik dinleyen birisinin arkadaşları onun aynı zamanda rap gibi alt tabakanın müziğini dinlediğini duyarsa, arkadaşları içinde karizması ne hale gelir?

Kurtulun bu önyargılardan, müzik eğer kaliteliyse güzeldir, dinlenesidir. Jazz, sadece enteller için değildir, klasik yaşlılar için değildir, rock kafa sallama müziği değildir, metal böğürtü değildir, rap şu aralar mtvyü kapladı diye kötü olamaz, hatta size kötü bir haberim var, yer yer pop bile güzeldir.

Kaliteli bir melodi duyarsanız, peşinden gidin, etiketinde hangi tür olduğuna bakmadan...

misafir yazar: tosun
fasulyeden.kom

7 comments:

Mucoid dedi ki...

Benimde etrafımdaki rock/rap dinleyen insanlar rap/rock dinleyen insanlara küfürler saydırıyor, o müzik türünü kötülemek için elinden geleni yapıyor..gerçekten gerek yok böyle şeylere..

şahsen ben metal hariç kulağıma hoş gelen bütün müzik türlerini yazıyı yazan arkadaşın da dediği gibi etiketinde hangi tür olduğuna bakmadan dinlerim..bencede doğru olan budur..

şarbon dedi ki...

"Bu önyargı sadece ülkemizde var diye tahmin ediyorum."

eminem ' in "without me"de "no body listens techno" diye geçirişi geliverdi aklıma.

Beercholic dedi ki...

kesinlikle doğru olan bu, kulağa hangisi hoş geliyorsa o dinlenir, ha beni sorarsanız benim kulağıma metal sürekli hoş gelir o ayrı..

Olympian dedi ki...

yazıda sozunu ettigin butun muziklerin ic ice oldugu 1992 tarihli bir album onereyim ben de:

Praxis - Transmutation (Mutatis Mutandis)

Flying Dutchman dedi ki...

Genel olarak doğru noktalar olsa da seçici olmak gerektiğini düşünüyorum. Şahsen "iyi olan herşeyi dinlerim" lafını pek tasvip etmiyorum. Müziğin, melodilerin bir altyapısı güçlü bir temeli olmalı ve sırf arka arkaya geitrdiğin bir kaç söz öbeği olmamalı. Ya da deneysel bir şeyler yapıyorsan da etnik bir kökene dayanmalı.

Bu yüzden pop, techno, rap veya bilgisayarın bulaştığı hiç bir müziği tasvip etmiyorum en iyi örneği gelse dahi. Rock ve Metalden başkasını dinlemem gibi bir anlayışım hiç olmadı ama bazı türleri de reddediyorum kusura bakmayın.

Vincenzo dedi ki...

"fanatiklik her alanda vardır, bence olmakta zorundadır. aksi halde herkes mıymıntı ve asalak yaşamak zorunda kalacaktır."

Rahmetli Büyükdedem
Henry Charles Bukowski

voodoo girl dedi ki...

bence sorun, aidiyet ve etikentlenme isteğiyle yanıp tutuşan gençliğin kendilerini dinledikleri müzikle -ama sadece dinledikleri müzikle- tanımlama aşkıyla başladı. oyüzden 'rockçı' oldular, 'metalci' oldular, anlamadan 'punk' oldular.

iyiyi kötüden ayırmak gerek elbette, ancak herkesin iyisi kötüsü kendine. bu noktada şu ikiyüzlülüğe de çok karşıyım yalnız; her tür müziğe sahip çıkalım, dinleyeni zevklerine göre kınamayalım deyip de yine nihayetinde sadece az çok kulağına iyi gelen ya da toplum genelinde kabul görmüş tarzları tasvip edenler. eğer görüşün buysa, demet akalın dinleyene de bi lafın olmayacak arkadaş, sen-ben-onlar kabul etmese de o da müzik o adamın gözünde.