Çarşamba, Mayıs 14, 2008

Pep Guardiola

Josep Guardiola Sala tam adı. Tam 17 yılını Barça'ya adamış bir isim. Bu kadar uzun süre kalması Barcelona'da ne çok sevildiğinin göstergesi olsa gerek..

Bu satırların yazarının dünya'ya geldiği tarih olan 1984'te Gimnàstic de Manresa'dan Barcelona genç takımına geçiş yapıyor. Bu yüzden Guardiola için "pedrera barcelonista" ocağından çıkma bir isim diyebiliriz. Barcelona dışında, A.Bilbao, Real Sociedad, R.Madrid, Valencia, Espanyol en iyi genç futbolcu yetiştiren akademilere sahipler..

Pep Guardiola için modern futboldaki ön libero anlayışını dünya futbol literatürüne sokmuş kişi desek abartmış olmayız herhalde. Johan Cruyff önderliğindeki rüya takımın en önemli dişlileri arasındaydı. Oyunun görünmeyen kısımlarındaki etkinliği onu dünyanın sayılı ön liberolarından biri yapmıştır.

Rüya takımın Bask kökenli oyuncularından biri olması ve bu davanın yılmaz savunucularından biri olması sebebiyle tribünler tarafından çok sevildi. Katalan milli takımıyla 7 kez sahaya çıkması da bu davaya olan inancını gösteren işaretlerden biri...

2001 yılında Barça'dan ayrıldıktan sonra sırasıyla, Breascia, Roma, Al-Ahli ve Dorads de Sinaloa takımlarında oynadı. Dorados'taki hocası Juan Manuel Lillo idi..Oraya gitmesinin sebebi de Lillo'ydu. Ne var ki, takım küme düştü ve Guardiola 2006 yılında aktif futbol yaşamına son verdi. Bu arada 2001 yılında Brescia zamanlarındayken doping kontrolünden çaktığını ve 4 ay tart aldığını da belirtmekte fayda var.

Saha içinden saha kenarına terfi etmesi uzun sürmedi Pep Guardiola'nın. Geçtiğimiz sezon Barcelona B takımı çalıştırdı. Ve en son Barcelona başkanı Joan Laporta tarafından Temmuz ayında A takımın başına teknik direktör olarak getirildiği açıklandı.

Henüz 37 yaşında olan bir isim Barcelona gibi dünya markası bir takımda ne yapabilir? Önce eksileri konuşmak gerekirse, Guardiola'nın ciddi bir tecrübe eksikliği olduğu bariz bir şekilde bize el sallamakta. Daha önce genç takımda çalıştığı için dünyaca ünlü yıldızları teknik adam olarak idare etmenin zorluğuna alışabilir mi, bu da bir soru işareti. Daha önce Barça'dayken bu tarz yıldızlara kaptan olarak abilik yapmaya alışkın olabilir ama onlara hükmetmeye çalışmak, onun için kolay olmayacak.

Artılarını ise tek başlık altında toplayabiliriz.O da Pep'in tabir-i caizse Katalanoğlu Katalan oluşu. Kulüp taraftarlarının kendisine olan güveni ve hayranlığı üst noktada, bi de son dönemlerde kurtulmak için dualar ettikleri Frank Rijkaard'ın boşalttığı koltuğa geçecek olması da cabası. Guardiola'nın Katalan duruşunu gösteren en bariz olaylardan birisi de La Liga'daki yabancı hegemonyasını eleştirmesidir. Hatta bir keresinde "soyunma odasında konuşulanları anlamıyorum" diyerek bunu açık açık belirtmiştir. Aynı tepkisini teknik direktör olarak soyunma odasında gösterir mi? Pek sanmıyorum.

Guardiola'dan beklenebilecek tek şey, vakt-i zamanında Cruyff'un harmanladığı Katalan ve Yabancı topçu sentezini tekrardan canlandırıp, yeni bir rüya takım oluşturmak. Guardiola'nın Katalan asılllı topçuları ateşleyeceğinden hiç şüphem yok ama aynı etkiyi yabancı topçulara verebilecek mi? İşte orası muamma. Bunun sebebi de teknik adam olarak tecrübe eksikliğinin bulunması. Kendisine takımda en çok yardımı dokunacak oyuncu şüphesiz Puyol olacak. Bu da Gurdiola'nın şansı olsa gerek.

Bu arada elde kalmış gibi görünen Ronaldinho, ırkçı saldırılara tahammülü kalmadığını söyleyen Eto'o, bekleneni tam olarak veremeyen Henry ve adı uzun süredir gidecekler listesinde yer alan Deco.. Guardiola'yı bekleyen başlıca sorun bu oyuncuların durumu. Bunların gidişi ya da kalışına göre bir teknik anlayış ve kadro yapısıyla işe başlaması muhtemel tabii..

Ülkemizde futbolculuk yıllarında yıldız olup, teknik adamlık dönemlerinde kötü performans çizen isimler oldu. Hagi, Oğuz Çetin, Rıdvan Dilmen, Rıza Çalımbay ilk akla gelen isimler. Bunun yanı sıra Ertuğrul Sağlam gibi vasatın üstünde iş çıkaranlar da var. Avrupa futbolunda ise artık genç teknik adamlar piyasada. Guardiola bizdeki yıldızlar gibi kötü bir deneyim mi olacak Barça için ya da Barça'yı yeniden Avrupa kupalarına koşturacak isim mi olacak..Bunun için yapabileceğimiz tek şey beklemek..

Not: Bi de Guardiola demişken, çocukluk yıllarımın vazgeçilmez oyunlarından biri olan Sensible Soccer'ı hatırladığımı, ve oyunda sürekli Real Madrid'i alıp, rakip takım olarak da Barça'yı seçtiğimi, ve Barça'da beni en çok zorlayan isimlerin başında Guardioala'nın geldiğini söyleyeyim.. Oyunu hatırlamayan varsa, hani şu tepeden kuş bakışı misali oynanan, küçük adamların olduğu, kalelerin ekranın aşağı ve yukarısında bulunduğu oyun derim.. Şöyle bir şeydi işte

2 comments:

Ömer dedi ki...

Ibrahim Kas yazisini hala yazmadiniz.

haan dedi ki...

pep ' in ilk isteği kendisinin en büyük hayranı ve varisi olan cesc fabregas ı transfer etmek istemesi olmuş , gelirmi gelmez mi bilemem ama bu çocuk günün birinde barca forması giyecek bu kesin..
pep'in takım içindeki en büyük artısı fenerbahçedeki zico örneğinde olduğu gibi abi gözüyle bakılıp çok sevilen ve saygı duyulan biri olması ama bu abilik sahadaki taktik organizasyonlar için yeterli olacak mı onu bekleyip göreceğiz..
sensible soccer en güzeli kaleciyle degaj yaparken topu kale direğine çarptırıp sahaya gönderirdik ah ulan ne günlerdi yaa bide ilk karne hediyemiz karakutumuz vardı...efsanelerden sonic ve haggar ıda unutmamak lazım...
ağlamaklı oldum bak şimdi..