Cuma, Mayıs 23, 2008

Gurur Duyulacak Bir İsim:Tugay Kerimoğlu

2000 yılında Galatasaray'dan ayrılıp, İskoçya yollarını tuttuğunda, nerdeyse memleketteki çoğu futbol uleması, Tugay'ı eleştiriyordu, belki de Florya sakinleri gidişine bu yüzden çok üzülmedi. Gerçi Tugay'ın ayrılışının akabinde takım Uefa Kupasını kaldırdı, bunu es geçmemek gerek. Şahsi fikrim, o kupanın bir ucundan da Tugay'ın tutması gerekirdi yönünde..ama olan olmuştu bir kere. Tugay, hem kişiliğini hem de futbolunu değiştireceği yola doğru adımını atmıştı..

Rangers zamanlarında belli etti bu değişimi. Türkiye'de pas yapmaktan aciz adam görüntüsündeki ve sürekli yaptığı geri paslarıyla meşhur Tugay, Rangers'ta oyunu müthiş bir şekilde yönlendiren isim olmuştu. İngiliz futbolunun da ilgisini çekti bu yüzden ve İskoçya'dan, Blackburn'e geçiş yaptı..

Tugay burada da döktürüyordu adeta. Uzun paslarındaki isabetlilik oranı ve ceza sahası dışından çektiği şutlarla kendinden söz ettiriyordu..İlk golünü takımının 7-1 kazandığı West Ham United maçında atmıştı. Ceza sahası dışından müthiş bir şuttu bu, tam anlamıyla İngilitere Ligine yakışır bir goldü..

Bu golün ardından Blackburn Rovers taraftarı Tugay'a hayranlıkla bakmaya başladı. Takımın önemli bir parçası oldu. Ne var ki, kupalar konusunda şansızlığı devam ediyordu.. Takımının 2002 yılında oynadığı Lig Kupası finalinde cezası nedeniyle boy gösteremedi..

Bu arada Tugay'ın Milli Takım kariyeri de parlaktı. Euro 2000 ve 2002 Dünya Kupası'nda Ay-Yıldızlı formayla sahaya çıktı. Takım 2004 finallerine gidemeyince, gençlerin önünü açma adına, milli takımdan affını istemişti..

2003-04 sezonunda Blackburn Rovers taraftarları, onu sezonun en iyisi ödülüne layık gördüler.. Tugay her geçen gün hem futbolunu hem de kişiliğini geliştiriyordu. Türkiye'de kaptırdığı her topun ardından tribünlerde homurdanmalar yükselirken; Tugay, aynı şeyin Ada'da olması durumunda, yaptığı hatanın ardından takım gol yese bile, maç sonunda alkışlanacağını biliyordu. Belki de bu rahat ortamdı onun futbolunu bu denli geliştiren. Takır takır parasını alması ve de kaybedilen maçlar sonrası sokağa çıkamama korkusu yaşamaması durumunu da unutmamak gerek.

2006-07 sezonundaki Basel'le oynan Uefa Kupası maçının ardından, kulübüyle sözleşme yenilemek istediğini ve 40 yaşına kadar futbol oynamak istediği söyledi. 1970 doğumlu olan Tugay Kerimoğlu, son haberlere göre kulübüyle olan sözleşmesini 1 sene daha uzatmış, ve yine duyduklarımız doğruysa, sözleşmesi bitir bitmez genç takımın başına geçecekmiş..

Ne denebilir ki? Alpay Özalan-David Beckham olayının ardından, Ada medyası tarafından kendisine yapılan onca baskıya rağmen, Tugay sürekli işine baktı, medyatik olmayı tercih etmedi.Şimdi de İngilizler, ona bu sebeple müthiş saygı duyuyorlar. Şu an Türkiye'de olsa, 2.ligde bir takımın başında olurdu muhtemelen. Lakin ,Blackburn'de kulüp başkanından hocasına, takım arkadaşlarından taraftarına, herkes hayran ona.. En büyük hayranlarından biri ise Mark Hughes idi..Bunu her fırsatta dile getiriyor zaten..

Tugay, Ekim 2007'de Reading maçında attığı müthiş gol sayesinde, kulübünün Mayıs 2008'de açıkladığı "sezonun golü" ödülünü aldı. Gerçekten de muazzam bir goldü. Hep merak etmişimdir, Premier Ligde muhteşem goller atan isimler, neden bizim memlekette aynı vuruşları yapamazlar dye (Kezman'ın Chelsea'de attığı golleri izleyenler dediğimi anlayacaktır). Tugay'ın orada attığı golleri, burada atabileceğini sanmıyorum. Zaten oyuncunun kendisi de, "Buranın havasında bir şey var sanırım, vurdun mu top doksana gidiyor" şeklinde esprili bir açıklama yapmıştı..

Benim için Tugay artık, Blackburn'lü Tugay olmuştur. Hani "Bayrak Adam" tabiri daha çok Totti, Maldini gibi isimlere layık görülür,ki doğrudur da, ama bizim için Tugay deyince Blackburn akla geliyorsa ya da tam tersi..Tugay'ı yavaştan bu kategoride değerlendirebiliriz..

Memleketteyken hakkında şımarık nitelendirmesi yapılan Tugay, orada bu tarz bir yakıştırmayla karşılaşmadı..Kültür farkından olsa gerek.. Kültür farkı demişken, Tugay'ın İskoçya günleriyle ilgili "Burada herkes kitap okuyor..Otobüslerde,parklarda, duraklarda..Hiç kitap okumadığımı fark ettim.Bu açığı kapatmalıyım" sözleri dikkate değer.. Galatasaray'dan ayrılmasıyla ilgili oyuncu hem futbol hem kişilik olarak kendini geliştirdi derken, kastettiğim şey buydu tabii ki.. Ara sıra peder beyle konuşuruz Tugay'ın durumunu..Trabzon doğumlu Tugay'ın, Ada'da uzun süre oynaması sebebiyle, iyice İngilizler gibi olduğunu düşünürüz. Yani Tugay'ı tanımasam ve ilk defa görmüş olsam, Türk olduğunu düşünmem...Ama Allah'ı var, profesyonelliği ve aile hayatıyla Türk insanını orada çok iyi temsil ediyor. Hani sürekli söylenir bu "Türkiye'yi temsil ediyoruz" lafları, sanırım bunun en iyi yapan 2 oyuncudan biri Tugay'dır bence..diğeri de Nihat..

Tugay'ın aile hayatına da değinmek lazım..Hiç sansasyon olmadan, ara sıra Türk kanallarına "İstanbul'u çok özledik..Kebap, rakı, boğaz" vb. cümleler kurmadan, tam 8 yıldır yaşamaktalar yurt dışında.. Eski basketbolcu Etkin Kerimoğlu'yla evli Tugay ve 2 çocukları var..Kerimoğlu ailesi,İngiltere'de, sessiz sakin bir şekilde hayatını sürdümekte.. Ne magazin basını peşlerinde, ne de kaybedilen bir maç sonrası sokağa çıkamama korkusu yaşamaktalar.. Fotoğrafta da görüldüğü üzere örnek çift profili oluşturmaktalar..Nazar değmesin diyelim..adettendir..

Bir Türk futbolsever olarak kendisiyle gurur duyuyorum .. Blackburn'deki genç oyuncular, onu örnek aldıklarını belirtiyorlarmış..Daha fazla söze gerek yok.. Bize, "Helal olsun sana Tugay" demek düşer anca..

1 comments:

Flying Dutchman dedi ki...

Zamanında Serhat Ulueren'in Tugay'ın gerdek kapısına Suat'la gelip "eheheh ne yapıcanız şimdi" diye sorduğu televole videolarını hatırlarım. Bizim medya "Etkin'in kumar borçları kabardı" diye haber yapacak kadar bayağılaşmış bir medya iken adamın tekrar bizim basınla muhabbete girmesini bekleyemeyiz zaten.

Kalsın gelmesin, uğramasın. Bize gelmez böyle adamlar.