Çarşamba, Mart 19, 2008

Gerçek Cehennem İstanbul'da mı?

Bugün birçok gazetede Getafe teknik direktörü Michel Laudrup'un zorlu Racing deplasmanıyla ilgili soruları yanıtlarken yaptığı şu yorum var:"Yarı finalden söz ediyoruz. Racing tarihinde ilk kez finale çıkma şansına sahip ama oynayacak olanlar futbolcular. Artısı yok. Cehennem gibi bir ortamdan söz edemeyiz. Cehennem, İstanbul’a veya Yunanistan’a gitmektir, 80 bin kişiye karşı düşmanca bir ortamda oynamaktır".

Sevilla maçında biz tribünlerin vasat olduğundan şikayetçiyken, başkanından antrenörüne nerdeyse tüm Sevilla takımı "Burası adeta Cehennem" demişti. Bi de Eski Maraton günlerini görselerdi demek. Galatasaray'ın Uefa'yı aldığı sene Sami Yen'in atmosferi için övgü dolu sözleri vardı İtalyanların, bilhassa Maldini'nin sözü esfaneleşmiştir artık. Bu sene ise İnönü'de Liverpool maçında Beşiktaş tribünleri oldukça kaliteli bir iş çıkarttı ve İngilizleri kendilerine hayran bıraktılar.

Aslına bakarsanız, dünyanın birçok ülkesinde Türk tribünlerinden övgüyle söz ediliyor. Tottenham tribünleri "Kartal gol gol.." tezahüratını kendi tribünlerine uyarlamaya çalıştı. Öte yandan Schalke taraftarı ise bizim şu meşhur maç başlar başlamaz yaptığımız 10dan geriye doğru sayıp "lay lay" çekişimizden çok etkilenmişler, forumlarında bunu tartıştılar ve artık bir benzerini her iç saha maçında yapmaya çalışıyorlar..

Arjantin, İtalyan ve İngiliz tribünleri bizleri çok etkiliyor. Yalan da değil, adamlar müthiş..Şöyle biraz kapsamlı araştırırsanız, Türkiye'de yapılan birçok tezahüratın da zaten -çoğunlukla- Avrupa'dan araklama olduğunu görürsünüz (daha çok biz alıyoruz yani). Ee tabi memlekette ancak "ülke içi beste çalma" gibi bir saçmalık var. Dışarıdan çalıyorsan, o helal oluyor..Bu da ayrı bir tartışma konusu olmalı bence.

Türk tribünleri dünyada saygın bir yere sahip midir? Bana göre bu durum tartışılır ama Laudrup'un ve diğer ecnebilerin yorumlarına bakınca; insanın ister istemez, "Alem bize, biz onlara hayran" diyesi geliyor.

Yazının sonunda Danny Dyer'ın konuya ilişkin bir sözünü yazalım.."Kadıköy'de gördüklerim, bugüne kadarki gördüklerimden çok farklıydı. Bu taraftar misafir için her türlü iyiliği yapabilir, ama rakip için asla! Daha önce rakip takımın bu kadar ıslıklandığı bir yer görmedim. Gerçekten 12.Adam diye bir şey varsa, o Kadıköy'dedir.."

6 comments:

Ömer dedi ki...

Atesli tribunler konusunda Turk tribunlerinin -uc buyuklerin basi cektigi asikar- ilk 5'e girebilecegini dusunenlerdenim.

cezagfb dedi ki...

Cennet dediğimiz yerde şu an Fenerbahçeli olarak Mabed'e gittiğimizde gördüğümüz yer

ölünce demek ki başka takımlı olarak KADIKÖY'E geleceğiz ;) eğer cehenneme gideceksek

DİN'im FENERBAHÇE diye boşuna denmiyor

Romanese dedi ki...

Arjantin, İtalya ve Türkiye başı çeker.Sürekli benzer besteler ama coşku var.

siyahh dedi ki...

ingiliz tribünlerine katılmıyorum hangi açıdan etkileyecekler bizi liverpoolun 90 da you will never walk alone diye bağırması dışında örnek alınacak bişey görmüyorum onlardan.italyada düşen seyirci sayısı , son olaylar vs italyan tribünleri bence bizim ruhumuza pek uygun değil onlar daha çok pankartlarla ifade ediyor duygularını misal son sandri her tribünde görülen pankartlar gibi bizde ise ferdi aslan ve optik başkan olaylarından sonra tabiki pankart vardı genel ağırlık bestelerdeydi türk tribünlerinin sermayesi sesi ve çoşkusu yani gol atınca goaaaaaal diye bağırmak yerine birbirini yumruklayan bir toplumuz.Yunanların her şeyi gibi tribünleride bize benziyor zaten al pao'yu koy akatlara bizim gibi işler yaparlar onlarda ses küfür alkış vs..arjantinden daha 90 dk izleyebildiğim tek maç geçen seneki river boca maçı ve sanırım türkiyedeki her tribünden iyi iş çıkarmışlardı o maçta ses olarak.brezilya şili yani genel olarak güney amerika tribünleri iyi diyorlar ama herhangi bir bilgimiz yok.

birde yurtdışından ithal etmek çalmaktır kimse kendini kandırmasın.

Adsız dedi ki...

italya-türkiye-yunanistan yani akdeniz ülkelerinin taraftarı ateşli diyebiliriz. Türkiye'de seyirci(müşteri) sayısı artmakta umarım bu günleride arar olmayız. (ûstâd)

İlker dedi ki...

bir de Dyer abi "If you're looking real men, this is the country" der programın sonunda.