Salı, Mart 18, 2008

18 Mart

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.

Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor tevhid’i...
Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe”desem, sığmazsın.

3 comments:

cezagfb dedi ki...

Ruhları Şad Mekanları Cennet olsun

leb dedi ki...

eyvallah.. ama resimdekiler türk askeri değil. Bende 1 yıl önce Erol Mütercimler'in aynanın arkası programında öğrendim. bu resim ilk olarak Bülent Yılmazer diye birinin kitabında basılıyor, kendisini Yılmaz ve Er olmasından dolayı Yalçın Küçük'e havale ediyorum :). Neden Türk askeri olmadığıyla ilgili nette aradım ama sadece bir yerde bulabildim.

bir kaç alıntı olarak burayada not düşeyim..
***
Etik ilkelere özensizlik, Çanakkale’de görev yapmış Alman pilotun oğlundan parayla satın alınan fotoğrafın sekiz yıl bekletilip farklı bir tarihe taşınmasından ibaret değildir. Bir gazetenin “TSK karşıtı yapılanma var” başlıklı haberine göre, Hulki Cevizoğlu’nun programında fotoğrafta dijital teknolojiyle düzeltme yapıldığı kabul edilmiştir. (Yeniçağ, 7 Ekim 2006)
***

***
Aynı programda fotoğrafın çekim tarihiyle ilgili tartışmadan çıkan sonuç ise gülümseticidir. Bir gazetenin “Pilot değil hurdacı” başlıklı haberine göre, “Emekli Polisler Derneği'nin yayını olan Türkiye Polis Dergisi'nde yer alan bir yazıda bu fotoğrafla insanların kandırıldığı ve haksız kazanç elde edildiği ileri sürüldü. Bu iddialar bir televizyon programına da konu oldu. Derginin editörü Suat Demirci ile Bülent Yılmazer'in katıldığı programda, Yılmazer fotoğrafın arkasında yer alan ‘Çanakkale 1918’ yazısının ortaya çıkmasıyla şaşırdı. Yılmazer fotoğraftaki kişilerin üzerindeki üniformalarla ilgili tartışmada da bunların asker olmayabileceğini kabul etti.” (Sabah, 8 Ekim 2006)
***

***
Esat Paşa muhtemelen generallere özgü tabldot listesini vermiştir. Öyle olsa bile başka komutan ve küçük rütbeli asker anılarında ve günlüklerinde de Çanakkale cephesinde giyecek sıkıntısı çekilmediği, ordunun çok iyi beslendiği, çay, kahve, tütün ve nargilenin bile eksik olmadığı anlaşılmaktadır. Hatta Çanakkale Savaşı’nda sonucu belirleyen muharebeleri kazanan Yarbay Mustafa Kemal’in komuta ettiği 19’uncu Tümen mevzilerinde bandonun çaldığı müzik eşliğinde yemek yenmekte, bando çalmaya başladığında İngilizler de yaylım ateş açmaktadırlar. (Aktaran Erol Mütercimler, Gelibolu 1915, s: 35-54 )
***

Ortega dedi ki...

@leb
Bilgilendirme için teşekkürler