Perşembe, Ekim 01, 2009

Rüştü'nün Gerçek Yüzüyle Tanışmak

"Rüştü, başa gelince anlaşılan bir musibettir."
by deep floyd - Tribün Dergi

Rüştü'yü pek sevmem ama zamanında yerel başarılarımızda büyük payı vardır. Onu göz ardı etmemek lazım. Ama yitip giden her Avrupa maçında da payı büyüktür. Dayak olayında da ilk bakışta eleştirel bakılabilecek bir olay gibiydi benim için, ama neden sonra çok üzülmedim...

Lakin Rüştü'nün esas 2002'den sonra düşüşe geçtiğine inanıyorum öte yandan. Tıpkı Hasan Şaş'ın Brezilya maçında tavan yapıp, sonra batırması gibi, Rüştü'de o kupada zirveye çıktı, ve sonra bodoslama dibe daldı. Hala da dipte...

Neyse, Rüştü'nün gerçek yüzüyle tanışan Beşiktaşlı dostalara selam olsun ...

7 comments:

kutay dedi ki...

barcelona yerine arsenal'e gıtseydı çok farklı olurdu. en azından futbola bakısı bu kadar değişmezdi.

Chao Grey dedi ki...

Beşiktaşlılar Rüştü'nün değil Mustafa Denizli'nin gerçek yüzünü gördü bence. Rüştü'de ne suç var; adam Buffon'luk vaad etmiyor ki kimseye. Zorla mı geçti kaleye?

Adsız dedi ki...

@chao grey

biz rüştüyü oynatmak için aldık. buffonluk yapsın diye değil. biz dediğime bakmayın gerçi. demirören aldı. denizli meselesi de ayrı. rüştünün dünkü hali bardaktaki son damlaydı. artık yeter. fenerin kalıntılarını Beşiktaşımda görmek istemiyorum. onlarla birlikte gidesin demirören!

academy_berkant

alihoca dedi ki...

Beşiktaş kaleci konusunda en büyük hatay Kaleci Engin'i üç kuruş fazla vermemek adına Fenerbahçe'ye kaptırmakla yapmıştır.

Engin sonrası kalecileri tek tek incelediğinizde; Beşiktaş'ın kaleci sorununun, ondan sonra seneler ve onlarca kaleci gelip geçmesine rağmen düzelemediğini görürsünüz.

Rüştü gibilerse üç beş milyon daha fazla kazanmak gibi paragözlükleri yüzünden yaşamlarının geri kalanında nefretle anılan kişiler olarak hatırlanacaklardır.

Rüştü'ye bir de Milli Takımı emanet eden zihniyet var ki, konuyu açmamak daha iyi sanırım..


Sağlıcakla kalın..

axel dedi ki...

rüştü her fenerlinin mazisinde derin bir yaradır. kalecilik nankör bi meslek ya, rüştünün ipten aldığı 4 maçı hatırlamam ama rüştüyle kahrolduğumuz maçlar aklımdan da hiç çıkmaz. her fenerliye sor hepsi de aynı dertten inler. kalecilik nankör herkeste mi nankör?

Sekhranikos dedi ki...

KAleciliğin nankörlüğü gibi bir durum ortada yok axel. Fenerin kalecisi isen sana zaten 3-4 maçt ihtiyaç olur sende o maçlarda sıçık sıvıyorsan (mtk, stau vs vs vs)haliyle o maçlarla hatırlanırsın. Bunun nakörlükle alakası pek yok. Rüştü en zirvede olduğunda bile kötü kaleci idi, dengesiz idi ve gençliğin getirdiği reflekslerle iş götürüyordu. Halende kötü. O zaman dile getirilmiyordu kurtardığı maçlar dolayısı ile şimdilerde rahat rahat dile getiriliyor tek farkı bu.

SİYAH ULAN! dedi ki...

Chao Grey'in de dediği gibi asıl sorun Rüştü'den çok sezona çok iyi başlamış ve 5 maçta sadece 1 gol yemiş Hakan'ı kesip sakatlıktan yeni çıkmış ve formsuz Rüştü'yü G.Saray ve CSKA maçlarında sahaya süren Denizli'dir. Ha bu başarısız tabloyu sırf kaleci hatalarına bağlamak da doğru değil, ona kadar bir sürü dinamik var konuşulması gereken.
Son olarak hangi takımda oynarsa oynasın bir futbolcunun kötü oynadığı için tartaklanması hiçbir şekilde tasvip etmeyeceğim üzücü bir olaydır. Hiçbir mağlubiyet ya da kötü oyun sizin kulübünüze (ya da bir başka kulübe) hizmet eden, emek veren bir futbolcuyu tartaklamayı haklı çıkarmaz