Salı, Mart 11, 2008

‘Sevilla imparatorlaştırmaları’

"...Şimdi o kupayı geçtiğimiz 2 sene üst üste kazanan ve geçen yıl dünyada yılın takımı seçilen Sevilla’yı eleyen Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale çıktı. Ve bu kez sadece taraftarda değil, basında da garip bir hal var.1-Derli toplu, ya da çılgınca, zaferin büyüklüğünü bilerek sevinenler, gururlananlar var, bir. Allah onları başımızdan eksik etmesin.2-‘Hani Sevilla’yı o kadar büyütüyordunuz n’oldu diyenler?’ var bir de. Allah akıl fikir versin.3-Ve Fenerbahçeli oyuncu ve teknik kadroyu zulme uğramış garibanlar olarak lanse edenler. Allah onların da müstehakını versin!Birinci gruptakiler başımızın tacıdır.2. gruptakilere hatırlatalım. Türkiye’nin tarihi boyunca kulüpler bazında yakaladığı en büyük başarıyı son 2 yıl üst üste yakalamış Sevilla. Sadece sağ kanadındaki 2 oyuncuya toplam 50 milyon euro teklif edilmiş 1 ay evvel, ama kulüp satmamış. Santrforlarından biri Afrika’da yılın futbolcusu seçilmiş, diğeri İspanya Ligi gol krallığında tepede ve Brezilya Milli Takımı’nda direkt oynuyor. Sonradan oyuna giren Kone sene başında Galatasaray’ın korkunç teklifine hayır deyip Sevilla’ya 13 milyon euro’ya transfer olmuş. 2007’de dünyada yılın takımı karşınızdaki. Arsenal’in grubundan lider çıkmış. Ve Sevilla’daki maçta Fenerbahçe’nin galibiyetine 7 doların altında veren bahis şirketi yok.Avrupa’da yılın sürprizlerinden, en büyüklerinden biridir Fenerbahçe’nin, Sevilla’yı elemesi. Başından sonuna kadar hak edilmiş bir zaferdir. Ve kutlamanın sonu olmamalıdır. Senelerce anlatılacak çok önemli kocaman bir zaferdir bu. Ama nasıl oluyorsa bizim bir takımımız bir Avrupalı’yı yendiğinde, elediğinde o takım kötü oluyor, o gün kötü oynamış oluyor, her şey oluyor. Ama hiç bizim takımlarımız çok iyi bir takımı yenemiyor, eleyemiyor. Böyle bir saçmalık, böyle bir abukluk olur mu?Sevilla bu muymuş öyle mi?Fenerbahçe dünyada yılın takımını eledi. Türkiye’nin tarihinde 1 kez kazandığı bir zaferi son 2 yılda üst üste kazanmış bir ekibi..."

Mehmet Demirkol / Milliyet