Yenilsen de Yensen de etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yenilsen de Yensen de etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ağustos 20, 2009

Yenilsen de Yensen de


Yenilsen de Yensen de programının sıkça eleştirildiğini gördüm sanal platformlarda. Bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim birden. Olaya tribün peşinde koşmayı seven biri olarak yaklaşmaya çalışacağım müsaadenizle.

Bu program çok acımasızca eleştiriliyor, bunu kabul etmek lazım. Öncelikle programın iki önceliği var ve bunlar da bizlerin takdir etmesi gerektiği türden şeyler bence. Birincisi; bu programda artık sıkıldığımız, bıkkınlık verdiklerini düşündüğümüz, tabir-i caizse kaşarlaşmış bazı futbol yorumcuları yerine senin benim gibi kişiler yer alıyor. Dün beni çağırdılar, yarın başkasını çağıracaklar belirli kriterlere göre. Bu çok hoş bir şey diye düşünüyorum. Bu sebeple bu programa destek çıkılmalıdır.

Gelelim ikinci meseleye. Tribün peşinde koşan, stadlara gidip takımını destekleyen bazı taraftarların "çapulcu, rantçı" gibi görüldükleri bir ortamda (ve biraraya asla gelemez bunlar yorumlarının yapıldığı bir ortamda tabii) bu program çok ciddi bir işe imza atıyor. O programda bir Fenerbahçeli ve bir Galatasaraylı yanyana oturup, edebiyle tartışabiliyor. Bunda ne var canım? Normal hayatta da bu böyle diyebilirsiniz. Lakin bazıları öyle düşünmüyor, üstüne bir de daha da körüklüyorlar kötü olan örnekleri. İlk başlarda katılımcıların üzerlerinde forma ile canlı yayına çıkmasını garipsemiştim ama bu doğru bir hareketmiş. Zira o programı ilk kez seyreden ve belli bir önyargısı olan adamlar bir bakıyor "aa Fenerli ve Cimbomlu taraftarlar yanyana sorunsuz konulabiliyor" diyor, ya da Beşiktaşlı ve Bursasporlular için aynı şeyi düşünüyor.


Çoğu zaman tribün sevdasını derinden yaşayan bizlerin medyada yanlış tanındığını, tanıtıldığını iddia ederiz, elimize böyle güzel bir fırsat verilmişken bunun en iyi biçimde değerlendirmemiz lazım. Orkun Yeşim ve Banu Yellkovan'la ben de görüştüm bu programa katılmak için ama bazı özel sebeplerden dolayı katılamıyorum ne yazık ki, ama program yapımcılarının ileriki programlar için taraftarlık olgusu ve tribün icraatları konusunda çok ciddi ve güzel düşünceleri olduğunu biliyorum. Umarım onları hayata geçirebilirler. Ve bunun için de bizlerin bu programa ciddi manada destek vermemiz gerekmekte.

Son olarak kendinizin yahut bir arkadaşınızın bu programa rahatlıkla katılabileceğine inanıyorsanız, mail atarak bahsi geçen kişiyi de takip edebilecekleri adres ve yazıları ilgili kişilere göndermenizi öneririm. Bu mailleri dikkate aldıklarını iyi biliyorum. Salt eleştiri olmasın, böyle önerilerde bulunun mümkünse.

Başlıksız Yazı

 En son 2018'de Fenerbahçe'de bir şeylerin değişeceğine, eski düzenin yok olacağına inanarak bir yazı karalamışım. Ali Koç'tan n...