Tuncay Şanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tuncay Şanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Aralık 16, 2007

3 'te 3


Ada'da işler Tuncay Şanlı adına iyi gidiyor son 3 maçtır. En son Derby deplasmanında attığı golle, takımına 3 puan kazandırdı .. Tuncay'ın 3 haftadır gol atıyor olması adeta küllerinden yeniden doğmak gibi bir şey. Sahip olduğu potansiyele elbette ki laf yok, hırs desen fazlasıyla var ama önemli şey moraldi onun için. Onu da yavaş yavaş arttırıyor. Umarım her şey onun adına böyle iyi gitmeye devam eder. Arkasından küfretmek yerine, gavur ellerde başarılı olan bir Türk evladını alkışlamayı tercih ederim.. Bu da benim hayata bakış açım..


"At the start of the season you saw a glimpse of what he can do, he's very fast and good on the ball.

"Then there came a time when he had to settle, he had moved home, he had to make friends and learn the language.

"Now he speaks better English than I do and he's taught me some Turkish words as well.

"When you saw the way he played there were some encouraging signs. This boy has so much talent and so much to give and he's still only 25 years old."

(George Boateng)

Cuma, Ağustos 03, 2007

Gidenlerden..


Endüstriyel futbol denen olguya öyle ya da böyle alıştım artık. Eskisi gibi salya sümük yaklaşmıyorum bu tarz gidişlere. Belki de o zamanlar ufacık-tefecik olmamdandır tüm o gözyaşları. Elbette önemli olan camiadır, bu şanlı formadır. İsimler gelip geçicidir ama yine de insan üzülüyor yürekten oynayan topçuların gidişine. Hele bi de artık böylelerini bulmak zor oluyor yaa...

Ümit Özat ilk geldiğinde çok dalga geçmiştik, "kamyoncu" diye alay ettiğimizi hatırlarım. Gençliğinde başka bir takımı tuttuğunu öğrenince falan iyice burun kıvırmıştık, lakin öyle delikanlı bir adammış ki, bu takımın kaptanlığına yükseldi. Sadece ve sadece Fenerbahçe'nin menfaatleri için savaştı. Maraton alt tribünde her maç kendisine küfür eden şerrefsizlere inat, sol kanattan bindirme üstüne bindirme yaptı. Ters ayağıyla ortalar açtı diye dalga geçtik ama milli takımda da hep onu tercih ettiler. Hollanda liginden talipleri çıktı daha sonra, basın hala küçümsedi onu. Sol tarafta sağ ayağını kullanan adamın ne işi var deseler neyse. Ümit'in bu takımda işi ne? dediler... Emeğine ayıp ettiler. Büyük adamsın Kaptan, Allah yolunu açık etsin. Belki birgün teknik adam olarak dönersin bu takıma. Kim bilir..


Rakiplerimiz "kız Tuncay", "al yanaklı Tuncay", "hindi Tuncay" diye maytap geçiyorlardı ama bir anda tüm Türkiye'nin sevgilisi oldu. İlginç...

Belki antu'da falan şimdi arkasından sallayanlar olabilir ama bence Tuncay kendisine değer vermeyen yönetime çok güzel bir cevap verdi. Para kazandırmadan gitti dendi. El insaf demek lazım. Parasını son kuruşuna kadar hakeden tek topçuydu belki. Yürekten oynuyordu, gerçek Fenerliydi. Taraftarın ne hissetiğini bilen tek adamdı sahada. Geçenlerde Hasan Şaş "Fenerbahçe'yi Fenerbahçe yapan değerler takımdan gitti" demiş ve ayrılanların ismini saymış. O biraz abartmış tabii. Ne var ki, Tuncay'ın gitmesi çok şey demek, bu da doğru. Böyle yürekten oynayan oyuncular artık bulunmuyor. Tuncay gittiği yerlerden çok güzel mesajlar veriyor, ben ona yürekten inanıyorum. Bazı yöneticilerin "Roberto Carlos'un kaptanı olma şerefini kaybetti" açıklamalarına ise gülüp geçiyorum. Onlara en güzel cevabı ise yine Tuncay verdi "Bana sadece işçi gözüyle bakıyorlardı". Madem adamı Fenerbahçe'nin 1.kaptanı olarak düşünüyorsun, o zaman el üstünde tutacaktın. Sadece M'Boro ya gitmesini ilk başlarda tuhaf karşılamıştım. O çok daha büyük takımlara gidecek kapasitede aslında. Umarım bi terslik olmadan, düşlediği sıçramayı yapar ve Liverpool, Arsenal gibi büyük takımlara gider..İnşallah...

Genellikle böyle duygu yoğunluğu fazla yazıları yazmak adetim değildir ama şu yazının tepesindeki fotoğrafla karşılaşınca yazasım geldi bunları. Bu arada merak ettiğim bir şey var. Haluk Ulusoy kime el salladı acaba orda?

Cuma, Şubat 23, 2007

Tuncay'ın "çatal" sorunsalı..



Kadıköydeki ilk maçta nerdeyse tarihi fark yiyor olmaktan son anda kurtulmuşsun, hatta maçı beraberliğe getirmişsin. Bak işte ne güzel. Orada da maça kontrollü başlamışsın, kimsenin beklemediği bir şekilde 0-2 yapmışsın skoru, hem de henüz ilk yarıda.

Daha sonra sadece Türk takımlarına özgü, o anlamsız geriye yaslanma hastalığına yakalanmışsın. Van Gaal bile "Az kalsın eleniyorduk. 2-0 olunca hiç umutsuzluğa kapılmadım desem yalan olur. F.Bahçe iyi bir takım. İkinci yarıda skor avantajını korumaya çalışmaları en büyük hataları oldu" demiş bu durumu teyid edercesine..

Bizim hocanın Evropa tecrübesi yok, tamam anlarım bunu ama taktisyenliği de mi yok bre arkadaş? Alex ve Tümer'in birarada 90dk'yı çıkaramayacağı gün gibi ortadaydı, keza Deniz'in 33232 tane pas hatası yapması ve oyundan geç çıkarılması. Rakibin yüklenmesi ve golün bağıra bağıra ben geliyorum demesi. Hoca hala kenarda uyuyor, ilk gol bu rüyadan uyanmasına yetmiyor ne yazık ki. Maç boyu nerdeyse hatasız oynayan Lugano bir faul yapıyor, Şota düşmüyor ama hakem faulü veriyor. O an "aha şimdi gittik işte" diyorum ev arkadaşıma, biliyorum çünkü Türk takımları duran toplardan basit goller yemeyi sever, artı Fenerbahçe'nin Avrupa kupaları lanetliliği söz konusu bi de. Neyse elemanlar arka direğe kesilen ortada yanlarında bizden kimsenin olmadığı rahat bir pozisyonda golü atıyorlar. Herkes Volkan'a kızıyor, belki ilk maçtaki ve daha önceki hatalarının birikimiyle ama asıl orada o oyuncuya rahat kafa vurduranlara ne demeli.

Maç sonrası Kezman soyunma odası koridorlarında sinirden duvarları yumruklamış. Tuncay ise basına şöyle konuşmuş:
"Adamlar ofsayt taktiğini harika uyguladı. Hepimiz kek gibi osayta düştük.Bizim defansta ise böyle bir özellik yok. Ofsaytta başarılı olabilseydik turu geçen biz olurduk". Şanlı krampon Tuncay güzel bir noktaya dikkat çekiyor ama çatallı dilini defansın bu ofsayt anlayışsızlığı üzerine yoracağına, Kezman'ın kafayla al da at dercesine indirdiği pozisyonda topu çatala gönderemeyişine baksın bence, 2.kaptan olmak defansa giydirmekten öte bi şey olsa gerek.



Yine olan cefakar taraftara oldu.. Yazık be arkadaş. Ne diyeyim ulan daha..

Başlıksız Yazı

 En son 2018'de Fenerbahçe'de bir şeylerin değişeceğine, eski düzenin yok olacağına inanarak bir yazı karalamışım. Ali Koç'tan n...