1907 Ünifeb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1907 Ünifeb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Şubat 08, 2011

Fenerbahçe'nin En İyileri 2010


1907 Ünifeb geçtiğimiz sene olduğu gibi, bu yıl da "Aydınlık Gelecek Ödülleri"ni dağıttı. Aşağıda 1907 Ünifeb üyelerinin oylarıyla 2010 yılının en iyisi seçilen tüm adaylarının listesini paylaşmadan evvel; ödül kazanan herkesi tebrik ederken, "En İyi Fenerbahçeli Blog" ödülünü alan Papazın Çayırı tayfasını buradan ayrı kutlamak isterim. Gerçekten çok özel blogların yer aldığı bir kategoriydi. Ama malum bir tane kazanan çıkıyor. Geçen senenin ödül sahibi olarak kendilerine bu yılki ödülü bir törenle vermek isterdim ama böyle uygun görülmüş, n'apalım artık... (eheh)

İşte tüm kazananlar...

Yılın Futbolcusu
Alex de Souza

Yılın Golü
Alex de Souza (2009-2010 TSL 23. Hafta İstanbul BŞB – Fenerbahçe)

Yılın Erkek Basketbolcusu
Ömer Onan

Yılın Kadın Basketbolcusu
Nevriye Yılmaz

Yılın Erkek Voleybolcusu
Emre Batur

Yılın Kadın Voleybolcusu
Ekaterina Gamova

Yılın Amatör Sporcusu
Nevin Yanıt (Atletizm)

Yılın Branşı
Kadın Voleybol

Yılın Antrenörü
Jan De Brandt - Kadın Voleybol

Yılın Fenerbahçe Kurumu
Fenerium

Yılın Spor Kanalı
Ntvspor

Yılın Spor Programı
Spor Servisi (NtvSpor)

Yılın Fenerbahçe Muhabiri
Loran Vayloyan – Ligtv

Yılın Yorumcusu
Rıdvan Dilmen

Yılın Spor Gazetesi/Spor Servisi
Radikal

Yılın Spor Dergisi
FourFourTwo

Yılın Spor Sitesi
Sporx

Yılın Fenerbahçeli Blog'u
http://papazincayiri.blogspot.com/

Yılın Fenerbahçeli Ünlüsü
Uğur Dündar

Yılın Transferi
Ukic (Erkek Basketbol)

Çarşamba, Temmuz 14, 2010

Tribünlerin Ruhu


Tribünlerin ruhu

Armanın gururu sarı melekler...
Kadın Voleybol takımı için Telsim Tribünü'nde açılan bu pankart, Fenerbahçe tribünlerinin gönüllüsü üç büyük grubu, yaklaşık yedi bin taraftarı, Saracoğlu Stadı'ndan ayırdı.
Maçın uzatma anlarında, bitime üç dakika kala, sahayı göremediklerini iddia edenlerle, voleybolculara bu jestin yapılması gerektiğine inananların kavgası sonucunda 21 taraftar ceza aldı.

Sahaya bir şey atmadılar, küfür etmediler, rakip taraftara saldırmadılar, sakıncalı pankart açmadılar. Sporcularıyla gururlanmalarının sürmesini istediler ve kavga çıktı. Elbette doğru değil olanlar. Ama bir tribün terörü hiç değil. Bireysel, anlık reflekslerle geliştiler.

Hemen hepsi öğrenci olan bu çocuklara altı ay statlardan uzaklaştırma cezası geldi. Babalarının ellerine de 1700'er liralık fatura. Çocuğunu okutmak için bütçesini zorlayan bir aile reisinin, çocuğunun Fenerbahçe sevgisi için ödemesi gereken faturaydı bu.
Ortaya bir tercih durumu çıktı.

Ve son olarak Unifeb ayrıldı tribünlerden. Necdet Ersoy tarafından, "Üniversitede okuyan bu çocuklar tribünlerde kaynaşsınlar. İlerde hayata atıldıklarında hangi meslekte olurlarsa olsunlar, Fenerbahçelilik kimliğiyle birbirlerine destek olsunlar" felsefesiyle kurulmuşlardı.

KENDİLERİNİ SAHİPSİZ HİSSETTİLER
Büfeden sandviç alırken tutuklanıp, ceza alan arkadaşlarının durumuna düşmek istemediler.
Yapılan açıklamaya baktığımızda, gelecek kaygıları ön plana çıkıyor. "Sahipsiz" hissetmişler kendilerini. "Sırf üstümüzde tişört var diye tutuklanamayız" diyorlar. Çünkü yarın mezun olup, iş başvurusu yaptıklarında, savcılık kağıtlarında "holigan" yazabilir. Grup CK, Vamos Bien ve Unifeb... Tribünlere sadece renk aşkıyla gelip, Fenerbahçe sevgilerini, gövde gösterisine dönüştürmek isteyen, pırıl pırıl, gencecik çocuklar.

BİRİLERİ 'EMRET' DEMEYE DEVAM!
Bunu biz biliyoruz ama tek bir yönetici, başta stattan sorumlu Ömer Temelli olmak üzere, emniyete gidip ikna edici olmuyor. Avukat tutarak bu çocukların hakları savunulmuyor. Kamera görüntüleriyle olaylara karışanlarla-karışmayanların ayrılmasına çalışılmıyor.

Kimin, neden tribün kovaladığını bilecek kadar bu kulüp içindeyiz. Emirleri dinleyenler ile gönüllerini dinleyenler arasındaki farkı iyi biliriz. Tribünleri terk eden aslında Fenerbahçelilik ruhudur. Bu genç çocuklar "başkaldırının-çağın gerektirdiği vizyonun" temsilcileriydiler. Bilerek ve bilmeyerek, elendiler. Yerlerine başsallayıcılar gelecek, tribün diye bir sorun kalmayacak. Çekirdek yiyenler, "emret" demeye devam edecek.

Gürcan Bilgiç / Sabah

Cuma, Şubat 12, 2010

Teşekkürler


Hani medya kuruluşları bazen "bir de bizden bir haber verelim" diye sunarlar ya bazı haberleri ve bu haberler genelde aldıkları ödüllerle ilgili olur. İşte şu an öyle bir şey yapacağım. Bir de bizden bir haber verelim.

1907 ÜNİFEB "Aydınlık Gelecek Ödülleri"nin bu yıl 2.'sinin düzenlendiğini duyurmuştuk daha evvel. Ariel Ortega blog olarak "Yılın Fenerbahçeli blogu" kategorisinde aday gösterildiğimizi de yazmıştık.

Türkiye çapında 72 üniversiteden 14 bin 437 1907 ÜNİFEB üyesinin oylarıyla, Fenerbahçe ve Spor Kamuoyu'nun 2009 yılındaki en iyilerinin seçildiği, 20 farklı kategoriden 95 adayın bulunduğu anket yaklaşık bir aylık sürede tamamlanmış. Sonuçlarının tamamına şuradan ulaşabilirsiniz. Bizi daha çok ilgilendiren kısmı ise aşağıda.

Yılın Fenerbahçeli Blogu

Ariel Ortega %26
Papazın Çayırı %24
Lambuja %20
Hayatım Fenerbahçe %19
Marko'nun Yeri %11

Gördüğünüz üzere gayet çekişmeli geçen oylama sonucu, Ariel Ortega blog olarak "Yılın Fenerbahçeli Blogu" kategorisinde ödüle layık görülmüşüz. Oy veren, katılım gösteren 1907 ÜNİFEB'deki tüm dostlara buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Her ödülün bir anlamı vardır elbette ama bir dönem içerisinde bulunduğum 1907ÜNİFEB tarafından blogun ödüle layık görülmesi beni daha çok mutlu etti.

Bir itirafta bulunmak gerekirse bu sonucu beklemiyordum aslında. Çok ciddi adaylar vardı gördüğünüz gibi. Papazın Çayırı, Lambuja, Hayatım Fenerbahçe ve Marko'nun Yeri... Buradan bu vesileyle bahsi geçen bloglarda yazan ağabeylere ve kardeşlere de ayrı teşekkür etmek isterim. Ne zaman canım sıkılsa ve artık yazmak istemiyorum desem, onların bloglarına girdiğimde Fenerbahçe sevgisini yazıya ne güzel döktüklerini görmüş ve daha bir şevkle Fenerbahçe'yi yaşamaya, Fenerbahçe'yi yazmaya niyetlenmişimdir. İyi ki varsınız...

Son olarak blogda futbol yazmaya başladığım günden beri, "hocam, sen Fenerli misin?" diye sorular soran arkadaşlara da bir kolaylık olsun diye artık bu plaketi blogun baş ucuna koymak lazım. O arkadaşlar böylelikle boşuna nefeslerini tüketmemiş, kelimelerini de israf etmemiş olurlar.

Teşekkürler 1907ÜNİFEB...

Çarşamba, Ocak 13, 2010

Olan Biten Volüm Bilmem Kaç

* 1907 Ünifeb "Fenerbahçe'nin En İyileri - 2009" adıyla "Aydınlık Gelecek Ödülleri"nin ikincisini düzenliyor. Sitelerinde şöyle bir açıklama yapmışlar konuya ilişkin;

"Sadece sportif alandaki kazanımlarla açıklanamayacak olan başarının, üniversiteli bilinciyle yaklaşan tüm Türkiye genelindeki 1907 ÜNİFEB üyeleri tarafından değerlendirileceği "Aydınlık Gelecek Ödülleri" 20 kategoride belirlenmiş 95 seçkin aday arasından seçilerek sahiplerini bulacaktır.

2009 yılında Fenerbahçe Spor Kulübü ve Spor Kamuoyu'nda öne çıkan kurum ve isimlerin değerlendirileceği Fenerbahçe'nin En İyileri - 2009 anketine tabii ki sadece 1907 Ünifeb üyeleri katılıyor."


Üniversite hayatım boyunca bilfiil görev aldığım bir oluşum olan 1907 Ünifeb'in bu anketinde "Yılın Fenerbahçeli Blogu" kategorisinde aday gösterilmek beni gerçekten çok memnun etti. Diğer adaylar çok sağlam bu arada. Sürekli okuduğumuz, takip ettiğimiz, bir şekilde görüştüğümüz kişiler yine. Hepsi Fenerli, güzel insanlar nihayetinde.

"Yılın Fenerbahçeli Blogu" kategorisindeki adaylar şöyle (liste olduğu gibi alınmıştır, alfabetik sıraya göre yazmışlar malum)

* Ariel Ortega
* Hayatım Fenerbahçe
* Lambuja
* Marko'nun Yeri
* Papazın Çayırı

Dediğim gibi gayet sağlam Fenerli ve de güzel insanların yazdığı bloglar bunlar. Ucuz popülizm gibi algılanmasın söylediklerim ve birazdan söyleyeceklerim. Gerek 1907 Ünifeb tarafından böyle bir kategoride aday gösterilmek, gerekse de bu güzel insanlara ait bloglarla birlikte Ariel Ortega blogun zikredilmesi gayet mutlu edicidir. Bu vesileyle buradan da teşekkürlerimi sunayım.

* Gelelim olan-bitende ikinci mevzuya. Sportif Cümleler blogundan bir söyleşi talebi geldi. Ve ben yine kendimi matah biri gibi hissediyorum. Bloglarında bir duyuru yapmışlar. Sormak istediğiniz sorular varsa buyurun gibisinden, çok kazık olmamak şartıyla buradan yardırabilirsiniz diyelim.

* Son mevzuya gelince. Geçenlerde Fenerbahçe tribünlerine yıllarını vermiş bir ağabeyle söyleşi gerçekleştireceğiz demiştim ama uzun bir süre geçti üzerinden. Sebebi tembelliğim tabii. Geçenlerde soruları gönderdim bahsettiğim kişiye, o da sağolsun hızlı bir şekilde cevaplamış. Yakın bir zamanda bloga koyarız söyleşiyi. Bu konuyu merak edenlerin sorularını da böylelikle yanıtlamış olduk.

Başlıksız Yazı

 En son 2018'de Fenerbahçe'de bir şeylerin değişeceğine, eski düzenin yok olacağına inanarak bir yazı karalamışım. Ali Koç'tan n...